Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde Yunanistan cephesinden Ankara-Atina hattındaki normalleşme adımlarına gölge düşürecek skandal bir hamle geldi. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada 1974 Barış Harekatı'nı "yasa dışı işgal" olarak nitelendirip Türkiye'yi hedef alırken, "Yunan Silahlı Kuvvetleri için Kıbrıs yakındır" ifadeleriyle küstah bir askeri tehdit savurdu.
Tarihi Gerçekleri Ters Yüz Etti: Barış Harekatı'na "İşgal" Dedi
Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinin taçlandığı 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü adada coşkuyla kutlanırken, Atina yönetiminden provokasyon dozu yüksek açıklamalar geldi. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, adadaki Türk varlığını ve garantörlük haklarını kullanan Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan bir paylaşım yaptı.
Tarihi çarpıtmaya yeltenen Yunan Bakan, Ada'da akan kanı durduran şanlı harekatı lekelemeye çalışarak, "Kıbrıs sorunu yasa dışı işgal meselesi olmaya devam ediyor. Lefkoşa, Avrupa'nın son bölünmüş başkenti olmamalıdır" dedi. Açıklamalarının devamında diplomatik sınırları tamamen aşan Dendias, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne hitaben, "Kıbrıs'taki kardeşlerimize mesajımız nettir. Son gelişmelerin ardından Yunan Silahlı Kuvvetleri için Kıbrıs yakındır" diyerek açıkça askeri tehdit lisanı kullandı.
Kıbrıs Barış Harekatı'nı Doğuran Kanlı Süreç
Yunan Bakan'ın "işgal" olarak nitelemeye çalıştığı 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı, adada Türklerin uğradığı sistematik katliamları ve soykırım girişimini engellemek adına uluslararası hukuk zemininde gerçekleştirilmişti. 1960 yılında Zürih ve Londra Antlaşmaları ile Türk ve Rum ortaklığına dayalı olarak kurulan "Kıbrıs Cumhuriyeti", adayı Yunanistan'a bağlamak (Enosis) isteyen Rumların silahlı saldırıları sonucu 1963'te fiilen çökmüştü.
1963'ten 1974'e kadar geçen 11 yıllık süreçte, EOKA terör örgütü ve bazı Rum devlet görevlilerinin öncülüğünde 30 binden fazla Kıbrıslı Türk yerlerinden edilmiş, 100'ün üzerinde Türk köyü yakılıp yıkılarak Türk nüfusu izole kamplarda yaşamaya zorlanmıştı. Krizin zirve noktası ise 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki askeri cunta destekli EOKA lideri Nikos Sampson'un, Cumhurbaşkanı Başpiskopos III. Makarios'a karşı gerçekleştirdiği kanlı askeri darbe oldu. Darbenin ardından meşru lider Makarios dahi durumun bir iç mesele olmadığını haykırarak garantör ülkelere müdahale çağrısında bulundu.
Garantörlük haklarını kullanan Türkiye, 20 Temmuz 1974 sabahı denizden çıkarma ve havadan indirme harekatıyla Ada'ya barış getirdi. Rum tarafının ateşkesi ihlal etmesi üzerine 14 Ağustos'ta düzenlenen ikinci harekatla Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve hakları kalıcı olarak teminat altına alındı.