Avrupa Parlamentosundaki Kıbrıs Hamlesine MSB’den Çok Sert Yanıt: “Şiddetle Reddediyoruz”

Milli Savunma Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunun GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesine tepki gösterdi.

Milli Savunma Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunun GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesine tepki gösterdi. Bakanlık, söz konusu yaklaşımı “tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneği” olarak nitelendirirken, Kıbrıs Türk halkının güvenliğine yönelik tutumlar konusunda kararlılık mesajı verdi.

MSB’den Avrupa Parlamentosuna Sert Kıbrıs Tepkisi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosunda gündeme gelen GKRY’nin anıt projesine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bakanlık, Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan ifadeleri kabul etmediğini bildirerek Avrupa Birliği ve kurumlarına yönelik eleştirilerini sıraladı.

Açıklamanın merkezinde, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunun GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesi yer aldı. MSB, bu tavsiyenin tarihî gerçekler konusunda taraflı bir yaklaşımı yansıttığını belirtti.

Bakanlık ayrıca Kıbrıs meselesinde üçüncü tarafların tarihî gelişmeleri dikkate alarak hareket etmesi gerektiğini bildirdi ve adil ve tarafsız tutum çağrısında bulundu.

“Mesnetsiz İddiaları Şiddetle Reddediyoruz”

MSB açıklamasında 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve Türk Silahlı Kuvvetlerine ilişkin değerlendirmelere doğrudan yanıt verdi. Bakanlığın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

"Kıbrıs Türk halkını sistematik saldırı ve katliamlardan kurtaran, Ada’ya barış ve huzur getiren 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz.

Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir.

Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY’nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır."

MSB’den Üçüncü Taraflara Çağrı

MSB’den Avrupa Parlamentosuna sert Kıbrıs tepkisi içeren açıklamada, Avrupa Birliği ve kurumlarının konuya yaklaşımı da eleştirildi. Bakanlık, 1963-1974 yılları arasındaki gelişmelerin göz ardı edildiğini ve GKRY’nin tek taraflı söylemlerinin esas alındığını belirtti.

Bakanlık, bu yaklaşımın Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzak olduğunu ifade etti. Açıklamada üçüncü tarafların tarihî gerçekler çerçevesinde adil ve tarafsız hareket etmesi gerektiğinin altı çizildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ada’daki varlığına da değinilen açıklamada, TSK’nın 50 yılı aşkın süredir barış ve istikrarın teminatı olmaya devam ettiği belirtildi. Kıbrıs Türk halkının güvenliğine yönelik tutumlara karşı ise gerekli karşılığın verileceği mesajı paylaşıldı.

Suriye’deki Fesih ve Entegrasyon Süreci Gündemde

Milli Savunma Bakanlığının gündeminde Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) fesih ve entegrasyon süreci de yer aldı. Bakanlık, sürecin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve “tek devlet, tek ordu” anlayışı kapsamında takip edildiğini açıkladı.

MSB, silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesini entegrasyon sürecinin bir parçası olarak değerlendirdi. Bakanlığın konuya ilişkin açıklaması şöyle oldu:

"Suriye’nin toprak bütünlüğü ile “tek devlet, tek ordu” anlayışının güçlendirilmesi kapsamında yürütülen fesih ve entegrasyon süreci yakından takip edilmektedir. Bu çerçevede, silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesi, entegrasyon sürecinin ve “tek ordu” ilkesinin doğal bir gereğidir.

İç savaş döneminde eski rejim unsurlarından kalan veya terörizmle mücadele gerekçesiyle uluslararası aktörler tarafından sağlanan silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesinin, sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesine katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz."

Gündem Haberleri