Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin pompaya yansımasını sınırlamak amacıyla 2026’da uygulanan eşel mobil sisteminin gelecek yıl sürdürülmesinin düşünülmediğini açıkladı. Motorindeki uygulamanın yıl sonuna kadar devam edeceğini belirten Şimşek; enflasyon, bütçe, kur politikası, sosyal konut ve reel sektöre sağlanan desteklere ilişkin de dikkat çeken mesajlar verdi.
Eşel Mobil İçin Yeni Dönem Mesajı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Şimşek’in öne çıkan mesajlarından biri akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemi hakkında oldu.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla kullanılan sistem nedeniyle 2026 yılında önemli miktarda kamu gelirinden feragat edildiğini belirten Şimşek, uygulamanın gelecek yıl devam ettirilmesinin düşünülmediğini bildirdi.
Motorinde eşel mobil uygulamasının 2026 yılının sonuna kadar devam edeceğini açıklayan Şimşek, yeni dönemde ise uzatma planlarının bulunmadığını ifade etti.
Bütçe Açığı İçin Yüzde 3,1 Beklentisi
Orta Vadeli Program’a da değinen Şimşek, OVP’nin kamu açısından bir politika taahhüdü olduğunu, özel sektör için ise yol haritası niteliği taşıdığını belirtti.
Programdaki en bağlayıcı hedefin bütçe olduğuna işaret eden Şimşek, eşel mobil sistemi nedeniyle feragat edilen gelirlere rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.
Bu oran için OVP’de belirlenen hedef ise yüzde 3,5 seviyesinde bulunuyor.
2026 İçin Yüzde 3,3 Büyüme Beklentisi
Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
IMF’nin tahminlerini yılda dört kez güncellediğini, Türkiye’nin ise bu işlemi yılda bir kez yaptığını hatırlatan Şimşek, dışarıdan gelen şoka rağmen Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini ifade etti.
Şimşek, büyüme tahminindeki sapmanın yaşanan dış şokun büyüklüğüne kıyasla sınırlı kaldığını belirtti.
Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması
Ekonomi yönetiminin öncelikli hedefinin dezenflasyon olduğunu söyleyen Şimşek, sürecin planlanan hızda ilerlemediğini ifade etti.
Savaşın etkilerinin yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatlarında görülmediğini, diğer emtia fiyatlarına da yansıdığını belirten Bakan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
"Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu. Savaş olmasaydı enflasyonda yıl sonunu yüzde 20-22 civarında tamamlardık."
Başlangıçta öngörülen dezenflasyon sürecinin bir miktar uzayabileceğini kaydeden Şimşek, seçim sürecinde de mevcut dezenflasyon politikasının sürdürüleceğini söyledi.
Maaş Artışlarına İlişkin Mesaj
Hayat pahalılığının ekonomi yönetiminin öncelikli konuları arasında bulunduğunu belirten Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının en az enflasyon kadar artırılacağını yineledi.
Şimşek, Türkiye’de enflasyonun yüksek olması nedeniyle dışarıdan gelen fiyat etkilerinin daha güçlü hissedildiğini de ifade etti.
Kur Rejiminde Tek Hane Vurgusu
Döviz kuru politikası hakkında da konuşan Mehmet Şimşek, Türkiye açısından normal koşullarda dalgalı kur rejiminin ideal olduğunu ancak mevcut şartların farklı bir tablo oluşturduğunu belirtti.
Türk lirasına uzun süredir ilgi bulunduğunu ifade eden Şimşek, müdahale edilmemesi durumunda TL’nin aşırı değerlenebileceğini söyledi.
Şimşek, enflasyonun tek haneye gerilemesi halinde daha esnek bir kur rejimine geçişin gündeme gelebileceğini kaydetti.
Çiftçilere Faiz Desteği
Reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla uygulanan desteklere ilişkin rakamları da paylaşan Şimşek, yaklaşık 1 milyon çiftçinin tarımsal kredilerden yararlandığını açıkladı.
Bu kredilerde ortalama faiz oranının yüzde 12 seviyesinde bulunduğunu belirten Şimşek, kredi faizlerinin yüzde 70’inin kamu tarafından sübvanse edildiğini ifade etti.
Eximbank İçin 60 Milyar Dolar
İhracata yönelik finansman imkanlarına da değinen Bakan Şimşek, sermayesi 7 kat artırılan Eximbank’ın bu yıl sağlayabileceği kredi miktarının 60 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Reeskont kredilerinin de artırıldığını belirten Şimşek, reel sektöre yönelik desteklerin seçici politikalar üzerinden sürdürüldüğünü söyledi.
Belirlenen 284 ürünü üretecek yatırımcılar için 10 yıl vadeli ve toplam 750 milyar TL büyüklüğünde yatırım kredisi imkanı sunulduğunu açıkladı.
İmalat Sanayisine 250 Milyar TL
İmalat sanayisine bu yıl 250 milyar TL işletme sermayesi desteği sağlanacağını belirten Şimşek, belirli 5-6 sektörde çalışan başına aylık yaklaşık 5 bin TL maaş desteği verildiğini de ifade etti.
Türkiye’nin hammadde temininde sorun yaşamadığını kaydeden Şimşek, Orta Doğu ülkeleri hariç tutulduğunda sanayiye rakiplerine kıyasla en ucuz enerjiyi sağlayan ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunduğunu söyledi.
Yılda 750 Bin Sosyal Konut
Konut arzına ilişkin yeni hedefleri de paylaşan Mehmet Şimşek, deprem konutlarının önemli ölçüde tamamlandığını belirtti.
Önümüzdeki birkaç yıl boyunca her yıl 750 bin sosyal konut inşa edilmesinin planlandığını açıklayan Şimşek, sosyal konut programı için bütçeden 250 milyar TL kaynak ayrıldığını bildirdi.
Vergi Politikalarına İlişkin Açıklama
Vergi gündemine de değinen Şimşek; kurumlar vergisi, gelir vergisi ve cari açığın dengelenmesine yönelik adımlar dışında dolaylı vergilerde yeni bir düzenlemenin gündemde olmadığını söyledi.
Kayıt dışılıkla mücadelede ilerleme sağlandığını belirten Şimşek, gelir vergisi ödeyen mükellef sayısının yükseldiğini ve mali disiplin politikasının sürdürüleceğini ifade etti.