Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP üyeliğinden ayrılarak görevini bağımsız sürdürme kararı almasının ardından Ankara siyasetinde peş peşe yeni açıklamalar geldi. Beypazarı, Kalecik, Güdül, Polatlı, Ayaş, Şereflikoçhisar ve Elmadağ belediye başkanları da CHP’den istifa ettiklerini duyurdu. Yavaş ise kararını açıklarken kendisini hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmediğini belirterek bundan sonraki süreçte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız sürdüreceğini bildirdi.
Mansur Yavaş’ın CHP’den İstifasının Ardından Ankara’da Hareketlilik
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ettiğini açıklamasının ardından Ankara’daki yedi ilçe belediye başkanından da ayrılık kararı geldi. Beypazarı, Kalecik, Güdül, Polatlı, Ayaş, Şereflikoçhisar ve Elmadağ belediye başkanları CHP üyeliklerini sonlandırdıklarını kamuoyuyla paylaştı.
Böylece Yavaş’ın açıklamasının ardından Ankara’daki siyasi hareketlilik ilçe belediyelerine de yansıdı. Belediye başkanlarından bazıları yayımladıkları açıklamalarda görevlerini bağımsız olarak sürdüreceklerini belirtirken, hizmet vurgusu yaptı.
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap Kararını Açıkladı
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, CHP üyeliğinden ayrıldığını açıklayan isimlerden biri oldu. Kasap, bundan sonraki siyasi yolculuğuna bağımsız olarak devam edeceğini duyururken Mansur Yavaş ile birlikte çıktıkları yola da dikkat çekti.
Kasap açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum. Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım. Seçildiğim ilçede, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir ayrım gözetmeden; aynı azim, kararlılık ve sorumluluk anlayışıyla hizmet etmeye devam edeceğim."
Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç da CHP’den İstifa Etti
Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç da yaşanan gelişmelerin ardından CHP üyeliğini sonlandırdığını açıkladı. Karakoç, belediye başkanlığı görevine bağımsız şekilde devam edeceğini bildirdi.
Karakoç açıklamasında kararını şu sözlerle duyurdu:
"İçinden geçtiğimiz süreç ve yaşanan gelişmeler doğrultusunda, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılarak Belediye Başkanlığı görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldım"
Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay’dan Mansur Yavaş Vurgusu
İstifa açıklaması yapan bir diğer isim Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay oldu. Doğanay, CHP üyeliğini sonlandırırken kararının gerekçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve bundan sonraki süreçte Mansur Yavaş ile yol yürümeye devam edeceğini açıkladı.
Doğanay’ın açıklaması şöyle:
"Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği, yıllardır büyük bir onur ve sorumlulukla taşıdığım Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi; bugün gelinen mevcut yönetim anlayışı ve yaşanan mutlak butlan süreci nedeniyle sonlandırma kararı almış bulunuyorum. Bundan sonraki süreçte de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile birlikte yol yürümeye ve hemşehrilerimize hizmet etmeye devam edeceğim. Güdül Belediye Başkanı olarak görevimi; hemşehrilerimize hizmet etme sorumluluğuyla, ilçemize ve Cumhuriyetimizin değerlerine bağlılıkla sürdüreceğim."
Mansur Yavaş’ın Ardından 7 İlçeden İstifa Açıklaması
Beypazarı, Kalecik ve Güdül’den gelen açıklamaların yanı sıra Ankara’nın dört ilçesinin belediye başkanları da CHP’den ayrılma kararı aldı. Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak ve Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın, CHP’den istifa ettiklerini açıkladı.
Böylece Mansur Yavaş’ın ardından CHP’den ayrıldığını duyuran Ankara’daki ilçe belediye başkanlarının sayısı yediye ulaştı. Açıklamalar aynı gün içerisinde Ankara siyasetinin en dikkat çeken gelişmeleri arasına girdi.
Mansur Yavaş’ın CHP’den İstifası Nasıl Gündeme Geldi?
Yavaş’ın kararının öncesinde CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın açıklamaları gündeme geldi. Sarı, gazetecilerle yaptığı söyleşide Yavaş’ın 9 Eylül’de CHP’nin törenine katılmaması ve bu kararına ilişkin başka bir partinin genel başkanına da bilgi vermesine yönelik eleştirilerde bulundu.
Sarı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"CHP’nin kurumsal kimliği hepimizin üstündedir, önündedir. Hiç kimse CHP’den üstün değil. Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken kendi genel başkanı dışında, ‘Başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdim’ diyemez”
Bu açıklamaların ardından Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden ayrılarak siyasi yoluna bağımsız devam edeceğini duyurdu. Yavaş açıklamasında kendisini siyasi partilerin üzerinde gördüğü yönündeki değerlendirmelere de yanıt verdi.
Mansur Yavaş’tan Kapsamlı İstifa Açıklaması
Yavaş, kamuoyuyla paylaştığı açıklamasına siyasi kararların nasıl alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmeleriyle başladı. Kararının uzun bir değerlendirme sürecinin ardından alındığını ifade eden Yavaş, 19 Mart ile başlayan ve sonrasında "mutlak butlan" tartışmalarıyla devam eden siyasi ve hukuki sürece değindi.
Yavaş açıklamasının girişinde şu ifadeleri kullandı:
"Sevgili Hemşerilerim, Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir."
Mansur Yavaş: "Düşüncelerimde Değişen Bir Şey Yok"
Mansur Yavaş’ın istifa açıklamasında öne çıkan bölümlerden biri CHP çatısı altında yürüttüğü belediye başkanlığı dönemine ilişkin değerlendirmeleri oldu. Yavaş, süreç boyunca düşüncelerini ve itirazlarını açık biçimde dile getirdiğini söyledi.
Yavaş açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok. Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım. Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir. Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım."
Yavaş, Ankara’daki belediyecilik anlayışına ilişkin görüşlerini aktarırken ayrım yapmadan, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim ortaya koymaya çalıştıklarını belirtti.
"Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum."
"Kendimi Partilerin Üzerinde Görmedim"
Yavaş, açıklamasında kendisini siyasi partilerin üzerinde gördüğü yönündeki değerlendirmelere doğrudan yanıt verdi. Böyle bir yaklaşım içerisinde hiçbir zaman bulunmadığını ifade eden Yavaş, belediye başkanlığı sürecinde edindiği deneyimlere de değindi.
Yavaş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık. Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir. Her zaman şunu söyledim: Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir."
CHP’deki Tartışmalara Dikkat Çekti
Mansur Yavaş, parti içerisinde yaşanan tartışmalara ilişkin görüşlerini de istifa metnine taşıdı. Özellikle "mutlak butlan" tartışmalarının CHP içerisinde ayrışmaya neden olabileceğini daha önce de dile getirdiğini belirtti.
Yavaş açıklamasında şöyle devam etti:
"Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim."
Mansur Yavaş: "Yoluma Bağımsız Devam Edeceğim"
Açıklamanın devamında kararını kamuoyuna duyuran Yavaş, CHP üyeliğinden ayrıldığını ve siyasi hayatına bağımsız devam edeceğini bildirdi.
Yavaş, kararını şu ifadelerle açıkladı:
"Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım. Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım."
Seçmen İradesine Vurgu Yaptı
Mansur Yavaş’ın açıklamasının bir diğer bölümünde seçmen iradesi ve siyasi temsil öne çıktı. Vatandaşların sandıkta yalnızca adaylara değil siyasi iradeye de oy verdiğini belirten Yavaş, seçilmiş makamların başka siyasi adreslere taşınmasına yönelik yaklaşımını açıkladı.
Yavaş şu ifadeleri kullandı:
"Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum."
"Seçmenin İradesine Sadakat, Siyasetin Namusudur"
Yavaş, bu değerlendirmelerinin ardından bağımsız devam etme kararının gerekçesini seçmen iradesine bağlılık üzerinden açıkladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini herhangi bir siyasi partiye katılmadan sürdüreceğini belirtti.
Açıklamanın bu bölümünde şu ifadeler yer aldı:
"Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.
Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır... Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim."
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Görevini Bağımsız Sürdürecek
Mansur Yavaş, açıklamasının son bölümünde belediye başkanlığı görevine ilişkin tutumunu da ortaya koydu. Görevini siyasi kariyer basamağı olarak görmediğini ifade eden Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini açıkladı.
Yavaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.
Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir."