CHP’li Manavgat Belediyesi'ndeki imar ve iskan 'onay'lı rüşvet çarkı ortaya çıktı

Manavgat Belediyesi’ndeki rüşvet sistemi tutuklu Yapı Kontrol Müdürü’nün etkin pişmanlıktan yararlanmasıyla ortaya çıktı. Belediyedeki ruhsat ve iskân süreçlerinin ‘para karşılığı onay’ mekanizmasına dönüştüğünü iş adamları da doğruladı.

CHP’li Manavgat Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında, halen tutuklu olan Belediyenin Yapı Kontrol Müdürü’nün etkin pişmanlıktan yararlanarak verdiği ifadeler, belediyedeki imar ve iskân uygulamalarında kurulan rüşvet mekanizmasını da açığa çıkardı. İmar Kontrol Müdürü’nün rüşvet mekanizmasını anlattığı ifadelerde adı geçen çok sayıda iş adamı da ‘para karşılığı onay’ mekanizmasını doğruladı.

“SİSTEM BAŞTAN KURULMUŞ”

2016-2024 yılları arasında Manavgat Belediyesi’nde Yapı Kontrol Müdürü olarak görev yapan tutuklu Mustafa Y., etkin pişmanlık ifadesinde belediye içindeki rüşvet yapılanmasını detaylarıyla ortaya koydu. Göreve getirilme sürecinden itibaren sistemin belirli kişiler üzerinden yürüdüğünü anlatan şüpheli, imara aykırı yapılaşmaların özellikle takip edildiğini ve sürecin en kritik noktasının “iş bitim belgesi” olduğunu söyledi.

İfadeye göre, imara aykırı otellerin dosyaları bilinçli şekilde bekletildi. Süreç, üst düzey yöneticilere bildirildi ve otel sahipleriyle temas kurulduktan sonra devreye doğrudan “rüşvet” mekanizması girdi. Taraflar arasında rüşvet trafiği tamamlanmadan hiçbir dosyanın ilerlemediği vurgulandı.

İtrafçı olan Mustafa Y., bu durumu etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede, İmara aykırı otellerde iş bitim belgesi düzenlenmeden önce biz başvuruları Şükrü Sözen’in talimatıyla bekletirdik. Şükrü Sözen ya bizzat kendisi ya da kardeşi Fatih Sözen, Erkan Y., Serkan D. aracılığıyla otelcilerle iletişime geçip doğrudan veya dolaylı olarak menfaat temin ettikten sonra bana iş bitim belgesini düzenlememi söylerdi” ifadeleriyle anlattı.

“RÜŞVET YOKSA İSKAN YOK”

Şüpheli, sistemin en net kuralını şu sözlerle ortaya koydu: “Maddi menfaat sağlanmadan hiçbir otelciye iskân verilmezdi.”

Bu cümle, soruşturmanın merkezine oturan en kritik detaylardan biri oldu.

Belediyedeki sürecin yalnızca tek bir kişiyle sınırlı olmadığını, birden fazla isim üzerinden yürütülen organize bir yapı olduğu itiraf eden itirafçı Mustafa Yavuz, bazı rüşvetlere doğrudan katıldığını, bazılarına aracılık ettiğini, bazı durumlarda ise pay aldığını açıkça beyan ederken de şu ifadeleri kullandı:

“…kendisi belediye başkanı olduğu için ona ters düşmemek adına, iş bitim belgesi düzenlenmemesi gerektiği halde iş bitim belgesini düzenlerdim. Akabinde de İmar Müdürlüğü tarafından otelciler iskanlarını alırlardı. İskân için başvuru yapan bütün otelcilerden istisnasız herkesten maddi menfaat temin edilmiştir. Maddi menfaat temin edilmeden, imara aykırı yapılaşması olan hiçbir otelciye iskân verilmezdi. Ben bunların bazılarına doğrudan tanık oldum. Bazılarında rüşvete aracılık ettim.”

Rüşvet çarkının döndüğü sistem içinde menfaat karşı işlem yapılan 14 ayrı olayı tek tek anlatan itirafçı Mustafa Y., bazılarında rüşvetin bir kısmından pay aldım. Bazılarında da doğrudan iştirakim olmasa da rüşvet alındığını Osman Zafer K.’den veya otelcilerden duyardım.

ELDEN ALINAN DOLARLAR, EURO’LAR DOSYAYA GİRDİ

İfadede yer alan detaylar, rüşvet çarkının boyutunu gözler önüne serdi. Otellerin imara aykırı olmasına rağmen iş bitim belgesi ve iskân alabilmesi için yüz binlerce dolar ve euro seviyesinde ödemeler yapıldığı anlatıldı.

Şüpheli, bazı ödemeleri bizzat elden aldığını, bazılarının restoranlarda, bazıların ise farklı noktalarda teslim edildiğini belirtti. Paraların genellikle parça parça verildiği, sürecin dikkat çekmemesi için farklı yöntemler kullanıldığı da ifade edildi.

RÜŞVET ALINAN ANLAR KAMERALARA BÖYLE YANSIMIŞ

“HERKES PAYINI ALIYORDU”

İtiraflarda en dikkat çeken başlıklardan biri ise sistemin tek yönlü olmamasıydı. Şüpheli, yalnızca kendisinin değil, farklı birimlerde görevli isimlerin de bu süreçten pay aldığını söyledi.

İmar süreçlerinin bilinçli şekilde yönlendirildiği, bazı projelerde “önce kaçak yapılmasına göz yumulduğu”, ardından bu durumun bir baskı unsuru olarak kullanıldığı vurgulandı. Böylece otel sahiplerinin ödeme yapmaya mecbur bırakıldığı bir düzen kurulduğu ifade edildi.

KAÇAK YAPILAR, SORUN DEĞİL GELİR KAPISI FIRSATI OLARAK GÖRÜLDÜ

İfadeye göre, kaçak yapılaşma belediye için bir sorun değil, gelir kapısı haline getirildi. Denetimlerin seçici yapıldığı, bazı otellere göz yumulurken bazılarının özellikle hedef alındığı belirtildi.

Bazı durumlarda yıkım kararlarının bile bir pazarlık aracı olarak kullanıldığı, “sorun çözülünce” işlemlerin durdurulduğu anlatıldı. Bu süreçte belediye içindeki karar mekanizmalarının tamamen kontrol altında olduğu öne sürüldü.

RÜŞVET AĞI GİZLİ “KASA”LAR ÜZERİNDEN YÖNLENDİRİLDİ

Şüpheli ifadesinde, rüşvet trafiğinin sadece bireysel değil, organize bir finans ağı üzerinden yürütüldüğünü de dile getirdi. Bazı isimlerin “kasa” olarak kullanıldığını, ihaleler ve organizasyonlar üzerinden para toplandığını söyledi.

Toplanan paraların farklı yatırımlara yönlendirildiği, gayrimenkul ve projeler üzerinden değerlendirildiği iddiaları da dosyaya girdi.

160 KİŞİYE İŞLEM! DOSYA DEVASA BOYUTTA

Manavgat soruşturması kapsamında bugüne kadar yaklaşık 160 şüpheli hakkında adli işlem tesis edildiği öğrenildi. Bu kişilerin büyük bölümünün imar, ruhsat ve iskân süreçleriyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, dosyanın giderek genişlediğini ve yeni göz altıların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin soruşturmanın derinleşmesini beraberinde getirdiği kaydediliyor.

Gündem Haberleri