Ciner Grubu’nun 1.5 milyar dolar yatırım bedeliyle Türkiye’yi alanında dünyada lider konuma yükselten Kazan Soda Elektrik Üretim AŞ tesislerinin açılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın katılımıyla gerçekleşiyor.
Bu tesis hem madencilik hem kimya hem de elektrik üretim faaliyetlerini içerisinde barındırıyor. Maliyeti 1.5 milyar dolar olan tesisin 2200 kişiyi istihdam edecek olması ihtifar verici bir tablodur. İhracatın her kuruşu ülkemize net girdi olarak yazılacaktır. Bu tesisle birlikte ülkemiz dünya soda külü ihtiyacının onda birini, Avrupa'nın ihtiyacının da yarısını karşılayabilir hale gelmiştir. Tesis hem madencilik hem kimya hem de elektrik üretim faaliyetlerini içinde barındıracak. Ciner Grubu ABD'de bu yönde yatırımlar yapıyor.
Burada camdan deterjana ve hayvan yemine kadar çok geniş kullanım yelpazesi olan stratejik bir üründen bahsediyoruz. Kahramankazan, Sincan, Beypazarı bölgesi bu ürünün ham maddesinin olduğu bir yerdir. Beypazarı Soda'nın da açılışını yapmıştık. Devlet olarak oraya yüzde 26 ortağız. 380 megavat güce sahip elektrik santralidir. Bu elektriğin 110 megavatı tesisin kendi ihtiyacı için kullanılacak, kalanı da ülke sistemine aktarılacaktır. Ülkemize katkıda bulunan böyle bir tesise sahip olmuş oluyoruz.
Ülkemize, milletimize Ciner Grubu'na hayırlı olmasını Allah'tan diliyorum. İnşasında emeği geçen Çinli dostlarımız başta olmak üzere herkesi tebrik ediyorum. 400 kamyon şoförümüze kazasız belasız mesailer diliyorum.
15 Temmuz gecesi merkezi şurada askeri hava üssü olan bir hain darbe girişimi ile karşı karşıya kaldık. Darbe başarılı olsa da olmasa da Türk ekonomisini yerle yeksan etmeye yönelik güçler hemen harekete geçtiler. 15 Temmuz gecesi darbecilerin uçaklarına, helikopterlerine eyvallah etmeyen Türk milleti ekonomik saldırı karşısında da yine dimdik duruş sergiledi. Ankara'da darbecilerin en çok kan döktüğü yerlerden biri de Kazan'dır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.
Geçtiğimiz yılın ilk 3 çeyreğinde büyüme oranı ile adeta yeniden şaha kalktığımızı tüm dünyaya ilan ettik. Yatırımlarda yüzde 30'luk bir artış yaşandı. İstihdamda yılın ilk 10 ayında 1.5 milyona yakın artış sağladık. 2017'de 157 milyar dolarlık ihracat rakamı ile artık geleceğe çok daha ümitle bakıyoruz.
Bugün yine ihracata farklı bir dinamizm katacak bu tesisleri hizmete alıyoruz.
Önümüzdeki sezonda rekorlarımızı yeniden yoklamaya başlayacağız. Döviz rezervlerimiz 110-120 milyar dolar arasında gidip geliyor. 23.5 milyar dolar IMF borcu ile teslim aldık ülkeyi. 2013'te sıfırladık. IMF bizden borç ister hale geldi. Merkez Bankamız 27.5 milyar dolar döviz rezervine sahipti. Malum gelişmelerden sonra bir düşüş yaşadık, şimdi de 110-120 milyar dolar döviz rezervini de yakaladık.
Türkiye eski Türkiye değil. Artık yeni Türkiye var. Yaşadığımız bunca badireye rağmen kamu borçlarımızın milli gelire oranı düşmeyi sürdürüyor. Ana para ve faiz ödemelerimiz azalıyor.
Borsamız uzun zamandır rekor üzerine rekor kırarak büyümeye devam ediyor. Hükümete geldiğimizde bizim Borsa o zaman 10 bin civarındaydı, şimdi 110-118, buralara kadar tırmandı. Gezi, çukur eylemleri, darbe derken bugünlere geldik.
Arı kovanına çomak soktuğumuzu görüyoruz. Suriye'de, Irak'ta ve Avrupa'da yaşanan hadiselerin hiçbiri bu fotoğraftan bağımsız değildir. Ne yaparlarsa yapsınlar bizi engelleyemeyecekler. Türkiye artık yerini konumunu bilsin diyor bazıları. Tamam da biz Türkiye'yiz ya. Biz sıradan bir çadır devleti değiliz. Bu millet küllerinden doğmuş bir millet.
Şimdi kıçı kirli bazıları Suriye'de kalkıp bize tehdit sallıyor. Türkiye'yi kendi kabuğuna çekmek istiyor. Kusura bakmasınlar. PYD'ymiş, YPG'ymiş, DEAŞ'mış, topunuz gelin, ne olursanız olun tepenize ineceğiz. Bunun başka çaresi yok. Şu anda zaten obüslerle vuruyoruz. Vurmaya da devam edeceğiz. Kabuğumuza çekilip de sizin vurmanızı mı bekleyeceğiz. DEAŞ denen terör örgütünü bir başka terör örgütü ile yok etmeye çalışmanızı asla kabul etmiyoruz dedik. Stratejik ortaksak, model ortaksak bu işi bizimle yapmak zorundasınız. Bir terör örgütü bir başka terör örgütü ile yok edilemez. Bizim dediğimiz noktaya da gelecekler. Biz kendi kararımızı kendimiz verdik, veriyoruz şu anda da operasyonlar devam ediyor.