Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Miçotakis’e Adalar Mesajı: “Kimseye Haklarımızı Çiğnetmeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan'a Ege adaları konusunda sert mesaj verdi: “Türkiye'nin sağduyusunu acziyet sanan vahim hata yapar.”

Kırgızistan temaslarının ardından Türkiye’ye dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dış politikadan terörle mücadeleye, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’ndan Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’den F-35 programına kadar çok sayıda başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın en sert mesajlarından biri ise Yunanistan’ın Ege’deki gayri-askeri statüde olduğu belirtilen adalardaki askeri faaliyetleri konusunda geldi.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’nin itirazlarına rağmen adalara ilişkin planların değişmeyeceği yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, Ankara’nın iyi komşuluk ve diyalogdan yana olduğunu vurgularken, Türkiye’nin sağduyulu tutumunun zayıflık olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’dan Yunanistan’a: “Gereğini Yapmak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Yunanistan’ın gayri-askeri statüde olduğu belirtilen adaları silahlandırmaya devam etmesi halinde Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceği soruldu.

Erdoğan’ın yanıtı oldukça net oldu.

“Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin Yunanistan ile ilişkilerde iyi komşuluk temelinde ilerlemek istediğini belirtti.

Erdoğan, iki ülkenin coğrafi yakınlığına da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Yunanistan'la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan'a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasında öne çıkan temel mesajlardan biri, Türkiye’nin herhangi bir ülkenin toprağında gözü olmadığı ancak kendi haklarından da vazgeçmeyeceği yönündeydi.

“Türkiye’nin Kimsenin Toprağında Gözü Yok”

Erdoğan, Atina yönetimine yönelik değerlendirmesinde Türkiye’nin toprak talebinin bulunmadığını özellikle vurguladı.

“Bir defa Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez.” ifadelerini kullanan Erdoğan, uluslararası anlaşmaların dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı, anlaşmaların ihlal edilmesinin taraflardan hiçbirine fayda sağlamayacağını savundu.

Erdoğan’ın açıklamasında Ege’deki gerilimin büyütülmemesi ve iki ülke arasındaki sorunların sağduyulu bir zeminde ele alınması gerektiği mesajı öne çıktı.

Ancak Cumhurbaşkanı aynı zamanda Türkiye’nin tutumunun yanlış yorumlanmaması gerektiğini de açık şekilde dile getirdi.

“Acziyet Olarak Gören Vahim Hata Yapar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan’a yönelik açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri “acziyet” vurgusu oldu.

Erdoğan şöyle konuştu:

“Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir.”

Cumhurbaşkanı bunun ardından doğrudan Yunanistan’a çağrıda bulundu.

“Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir.”

Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Şanghay İşbirliği Teşkilatı Mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçaktaki açıklamalarında yalnızca Yunanistan değil, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile Türkiye arasındaki ilişkiler de geniş yer tuttu.

Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un davetiyle Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne şeref konuğu olarak katıldığını belirtti.

Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde topladığını söyleyen Erdoğan, teşkilatın yaklaşık 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü ve 4 milyarı aşkın nüfusu temsil ettiğini ifade etti.

Türkiye’nin yalnızca teşkilat üyesi ülkelerle yıllık ticaret hacminin yaklaşık 150 milyar dolara yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini geliştirmek istediğini söyledi.

“Üyelik Batı’ya Sırt Çevirmek Anlamına Gelmez”

Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile ilişkilerinin tam üyeliğe dönüşüp dönüşmeyeceği sorusuna da yanıt veren Erdoğan, bu konuda dikkat çeken bir çerçeve çizdi.

Türkiye’nin teşkilatla ilişkilerini daha ileri seviyeye taşımasının mümkün olduğunu söyleyen Erdoğan, bunun Batı’dan kopuş olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguladı.

“Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.”

Erdoğan’ın bu sözleri, Ankara’nın çok yönlü dış politika anlayışını sürdürme mesajı olarak öne çıktı.

Putin ile Rusya-Ukrayna Savaşı Görüşüldü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan’daki zirve kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını da paylaştı.

Görüşmede başta Rusya-Ukrayna savaşı olmak üzere enerji, ticaret, turizm ve yatırımların ele alındığını belirten Erdoğan, görüşmenin samimi bir atmosferde geçtiğini ifade etti.

Rusya-Ukrayna savaşının mümkün olan en kısa sürede barışla sonuçlanmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu Putin’e ilettiğini açıkladı.

“Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek.” dedi.

Mekke İttifakı İçin Dikkat Çeken Açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündemindeki bir başka başlık ise Mekke İttifakı oldu.

İstanbul’da yapılan toplantının önemli olduğunu belirten Erdoğan, üç ülkeden dışişleri bakanları, milli savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarının bir araya geldiğini söyledi.

Sekretaryanın kurulması, askeri ve siyasi iş birliği, savunma sanayii, askeri eğitim, standardizasyon ve kabiliyet paylaşımının masaya yatırıldığını belirten Erdoğan, ittifakın bölgesel istikrar ve güvenlik amacıyla oluşturulduğunu söyledi.

Erdoğan, bazı ülkelerin ittifaka açıktan, bazılarının ise gizli şekilde tepki gösterdiğini de öne sürdü.

“Terörsüz Türkiye” İçin Takvim Mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Terörsüz Türkiye” süreci ve Meclis’ten geçen çerçeve yasa da soruldu.

Erdoğan, bu tür süreçlerde kesin bir zaman çizelgesi vermenin doğru olmadığını söyledi.

“Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz.” ifadelerini kullanan Erdoğan, devletin kendi yol haritası ve planlamasının bulunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulunun atılacak adımları planlamaya başladığını ifade eden Erdoğan, yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerektiğini söyledi.

“İç Cepheyi Güçlendirmek Farklılıkları Yok Etmek Değildir”

Erdoğan, toplumsal bütünleşme ve siyasi söylemlere ilişkin soruya da yanıt verdi.

Milletin kardeşliğini zedeleyen ve toplumsal bütünleşmeyi yaralayan açıklamaların sürece zarar vereceğini belirten Cumhurbaşkanı, iç cephenin güçlendirilmesi kavramına dikkat çekti.

“İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin farklılıklarıyla birlikte ortak bir paydada birleşmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan bu yaklaşımı “Büyük Türkiye Mutabakatı” olarak tanımladı.

YPG-PYD Kararına İlişkin Açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de YPG-PYD’nin fesih kararına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Açıklanan karardan Suriye halkı adına memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, entegrasyon sürecini olumlu değerlendirdiklerini söyledi.

Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını arzu ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.” dedi.

Erdoğan ayrıca Suriye’de iç barışın korunmasının önemine vurgu yaparak provokasyonlara alan açılmaması gerektiğini söyledi.

F-35 Programı ve S-400 Sorusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi ve S-400’lerin üçüncü bir ülkeye devredilebileceği yönündeki iddialar da soruldu.

Erdoğan, Türkiye’nin F-35 programının ortaklarından biri olduğunu ve programa ciddi katkılar sunduğunu belirtti.

Türkiye’nin yeniden programa dahil edilmesi için görüşmelerin sürdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı, bununla birlikte Türkiye’nin kendi savunma sanayii projelerinden vazgeçmeyeceğinin altını çizdi.

“KAAN'dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’de Ticari Gemiler İçin Güvenlik Çağrısı

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de ticari gemilerin hedef haline gelmesi de Erdoğan’ın değerlendirdiği konular arasındaydı.

Cumhurbaşkanı, yalnızca Türk bayraklı gemilerin değil Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliğinin Türkiye açısından önemli olduğunu ifade etti.

Savaşın ticari hayatı ve sivilleri tehdit eden bir noktaya taşınmaması gerektiğini belirten Erdoğan, Karadeniz’de ticari taşımacılığın güvenliğini kalıcı biçimde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Tahıl krizinin özellikle Afrika’da yeniden kendini gösterdiğini belirten Erdoğan, sorun büyümeden girişimde bulunulmasının önem taşıdığını ifade etti.

Erdoğan’ın Mesajlarının Merkezinde “Denge” Vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kırgızistan dönüşü yaptığı kapsamlı değerlendirmeler, dış politikada çok yönlü diplomasi ve bölgesel güvenlik vurgusunun öne çıktığı bir çerçeve ortaya koydu.

Bir taraftan Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile ilişkilerin geliştirilmesinin Batı’dan kopuş anlamına gelmediğini söyleyen Erdoğan, diğer taraftan Rusya-Ukrayna savaşında barış için girişimlere hazır olduklarını ifade etti.

Suriye konusunda bütünlük ve entegrasyonu savunan Erdoğan, F-35 görüşmelerinin devam ettiğini ancak Türkiye’nin KAAN ve milli hava savunma projelerinden vazgeçmeyeceğini belirtti.

Günün en sert mesajı ise Yunanistan’a yönelik oldu. Erdoğan, Türkiye’nin serinkanlı tutumunun yanlış yorumlanmaması gerektiğini söylerken, Atina yönetimine gayri-askeri statüdeki adaların silahlandırılmasından vazgeçme çağrısı yaptı.

“Yunanistan girdiği bu yanlış yoldan dönmeli” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Gereğini yapmak” ve “Acziyet olarak gören vahim hata yapar” sözleri, Türkiye-Yunanistan hattındaki açıklamaların en dikkat çekici bölümünü oluşturdu.

Gündem Haberleri