1987 yılında yapılan anlaşma uyarınca çok sayıda nükleer silah yok edilse de ABD’nin stoklarında halen 1411 nükleer füze başlığı var. Guardian’ın haberi, ABD’nin uluslararası anlaşmalar kapsamında 1992’de durdurduğu nükleer silah denemelerinin ‘kullanılabilir‘ silahların geliştirilmesi bağlamında yeniden başlaması anlamına geliyor.
Barack Obama’nın döneminde nükleer silahsızlanma ve silah kontrolü konularında danışmanlık yapan Jon Wolfsthal, ABD Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni bir taslağı gördüğünü açıkladı. Wolfsthal, taslak planın kıtalararası füze fırlatma kapasitesine sahip Trident D5 denizaltılarındaki füzelerin ‘yalnızca bir kısmı normal savaş başlığı olacak şekilde geliştirilmesi’ diye sunulduğunu anlattı. Bunun anlamı füzelerin diğer kısmının ‘nükleer başlık’ taşıyacak biçimde geliştirilmesi.
Wolfsthal, planın, ‘Rusya’yı Doğu Avrupa’daki bir sorunda taktik savaş başlıkları kullanmaktan caydırma’ amacı taşıdığını söyledi. Caydırıcılık politikasındaki diğer hedefler de Çin ve Kuzey Kore.
Amerikalı bir askeri yetkili de gazeteye Yeni Nükleer Pozisyon (NPR) başlıklı değerlendirmenin Amerika’nın hangi durumlarda nükleer silah kullanabileceğiyle ilgili yeni kurallar da getirdiğini söylemiş. Yetkili ‘nükleer silahla gerçekleşmese dahi kitlesel ölümler yaratan, kritik önemdeki tesisleri hedef alan veya nükleer tesisleri hedef alan saldırılara karşı nükleer silah kullanılabileceği’ yönünde bir yeni kuraldan bahsetti.
Nükleer silah programının, ocak sonunda Donald Trump’ın yıllık Kongre konuşmasından sonra yayınlanması bekleniyor.
Wolfsthal, okuduğu taslak planın Rusya’nın 1987 tarihli bir nükleer silah anlaşmasını ihlal ederek yeni füze geliştirdiği yönünde değerlendirme içerdiğini aktardı.
ABD’nin nükleer kapasitesinin artırılması seçim kampanyası boyunca Trump’ın gündemindeydi.