ABD siyasetinde dengeleri sarsan yeni anket sonuçları kamuoyuna yansıdı. Başkan Donald Trump’ın onay oranı yüzde 35 seviyesine kadar gerilerken, bu oran son yılların en düşük verisi olarak kayıtlara geçti. Ekonomide artan hayat pahalılığı, ticaret savaşlarının yansımaları ve İran politikası, seçmen davranışında belirleyici unsurlar olarak öne çıktı. Cumhuriyetçi Parti cephesinde ise 2026 ara seçimleri öncesi temkinli bir bekleyiş hâkim.
Trump’ın Onay Oranı Yüzde 35’e Geriledi
CNN’in paylaştığı anket ortalamalarına göre Donald Trump’ın görev onay oranı yüzde 35’e kadar düştü. Bu seviye, geçmişte büyük siyasi krizlerin ardından görülen oranların dahi altına inmiş durumda. Siyasi analistler, bu düşüşü “tarihi eşik” olarak yorumluyor.
Kamuoyu yoklamaları, özellikle bağımsız seçmenler arasında desteğin ciddi ölçüde eridiğini gösteriyor. Cumhuriyetçi tabanın önemli bir bölümü desteğini korusa da kararsız ve merkez seçmenin uzaklaştığı ifade ediliyor.
Ekonomi, Hayat Pahalılığı ve Ticaret Savaşları Etkili Oldu
Anket sonuçlarında en dikkat çekici başlık ekonomi oldu. Katılımcıların büyük bölümü, artan enflasyon ve yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle yönetimi sorumlu tutuyor. Özellikle ticaret savaşlarının ardından ithal ürünlerde yaşanan fiyat artışları, hayat pahalılığını doğrudan etkiledi.
Seçmenlerin yüzde 70’ten fazlası, hayat pahalılığıyla mücadelede yeterli adımların atılmadığını düşünüyor. Bu tablo, ekonomi başlığının 2026 ara seçimlerine giderken belirleyici olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, ekonomik göstergelerde iyileşme olmaması halinde destek kaybının derinleşebileceği görüşünde.
İran Politikası ve Güven Tartışması
Şubat ayında başlayan İran gerilimi ve ardından gelen askeri adımlar da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Dış politika hamlelerinin ulusal güvenlik açısından gerekli olduğunu savunanlar bulunsa da, toplumun önemli bir kesimi bu sürecin riskli olduğu görüşünde.
Anketlere göre dış politika kararları sonrası güven oranında düşüş hızlandı. İran politikası, özellikle genç seçmen ve bağımsızlar arasında eleştirilerin merkezinde yer aldı. Bu durum, Trump yönetiminin uluslararası krizlerdeki yaklaşımının iç politikaya doğrudan yansıdığını ortaya koydu.
2026 Ara Seçimleri Öncesi Risk Sinyali
Siyasi tarih incelendiğinde, yüzde 50’nin altındaki onay oranlarının ara seçimlerde iktidar partisi için zorlu sonuçlar doğurduğu biliniyor. Mevcut yüzde 35 seviyesi ise Cumhuriyetçiler için ciddi bir uyarı niteliğinde.
Parti içindeki bazı isimlerin, kampanya stratejisinde değişiklik yapılması gerektiğini savunduğu konuşuluyor. Özellikle ekonomik mesajların güçlendirilmesi ve orta sınıfa yönelik yeni adımlar atılması gerektiği dile getiriliyor.
Trump cephesinden ise henüz kapsamlı bir değerlendirme gelmedi. Ancak seçim takvimi yaklaştıkça, kamuoyunu ikna etmeye yönelik yeni politika açıklamalarının gündeme gelebileceği belirtiliyor.
ABD siyasetinde tansiyon yükselirken, Trump’ın onay oranındaki gerilemenin kalıcı mı yoksa geçici mi olduğu önümüzdeki aylarda netlik kazanacak. Gözler hem ekonomik göstergelerde hem de dış politika başlıklarında atılacak yeni adımlara çevrilmiş durumda.