Erdoğan BM Kürsüsünden Dünyaya Seslendi! Gazze’den KKTC’ye Peş Peşe Mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda dünya liderlerine hitap etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda dünya liderlerine hitap etti.

Konuşmasının önemli bölümünü Gazze ve Filistin meselesine ayıran Erdoğan, Suriye’den Rusya-Ukrayna savaşına, Karadeniz’den İran’a, KKTC’den BM Güvenlik Konseyinin yapısına kadar çok sayıda konuda Türkiye’nin yaklaşımını anlattı.

Erdoğan ayrıca uluslararası sistemin karşı karşıya bulunduğu sorunların aşılması için 5 temel prensip açıkladı.

Erdoğan’dan Filistin İçin Çağrı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu’nda bulunamamasını eleştirdi.

Türkiye’nin Filistin’in sesi olmayı sürdüreceğini söyleyen Erdoğan:

“Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Sayın Abbas bizzat bulunamasa da bizler tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacağız.”

ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Filistin’i henüz devlet olarak tanımayan ülkelere de kararlarını yeniden değerlendirmeleri çağrısında bulundu.

Gazze Konuşmasının Merkezindeydi

Erdoğan, dünya genelinde son 12 ay içerisinde 60’tan fazla savaş ve çatışmanın yaşandığını söyleyerek içinde bulunulan dönemi son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak nitelendirdi.

Gazze, Rusya-Ukrayna savaşı, Myanmar, Darfur, İran ve Lübnan’daki gelişmelere işaret eden Erdoğan, bu bölgelerde toplam 250 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı ayrıca Gazze’de son üç yılda çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 74 bin kişinin İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Bu rakamlar Erdoğan’ın BM kürsüsünde açıkladığı verilerdir.

Gazze İçin Çok Sert İfadeler Kullandı

Gazze’deki insani koşullara değinen Erdoğan, hastanelerdeki yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlasının çalışamadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.”

Erdoğan ayrıca Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin arttığını, Kudüs’te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişim konusunda sorun yaşadığını söyledi.

1967 Sınırları ve Doğu Kudüs Mesajı

Erdoğan, Filistin devletinin kurulması yönündeki girişimlerin engellenemeyeceğini savundu.

Türkiye’nin 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti hedefini desteklediğini yineleyen Erdoğan:

“Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin’in vücut bulacağı güzel günleri göreceğiz.”

dedi.

BM İçin Reform Çağrısını Yineledi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki bir diğer önemli başlık Birleşmiş Milletlerin mevcut yapısı oldu.

BM’nin kuruluş amacı doğrultusunda hareket etmekte zorlandığını savunan Erdoğan, özellikle Güvenlik Konseyinin yapısını eleştirdi.

Erdoğan:

“Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir. Güvenlik Konseyi, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.”

ifadelerini kullandı.

“Haksızlık Karşısında Susmayız”

Erdoğan, konuşmasında uluslararası krizler karşısındaki tutumunu anlatırken BM kürsüsünden bu konuları dile getirmeyi sürdüreceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı:

“Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.”

dedi.

Suriye İçin Destek Mesajı

Erdoğan’ın BM konuşmasındaki bölgesel başlıklardan biri de Suriye oldu.

Suriye’nin güvenli ve huzurlu bir ülke olma hedefi doğrultusunda ilerlediğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte Suriye halkının yanında olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı ayrıca Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki savunma iş birliğinin bölgesel dayanışmaya katkı sağlayacağını değerlendirdi.

Rusya-Ukrayna Savaşına Değindi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması temelinde sona ermesini istediklerini söyledi.

Karadeniz’de ticari gemileri hedef alan saldırılara da değinen Erdoğan:

“Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.”

ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine de işaret etti.

KKTC İçin Dünyaya Çağrı

Erdoğan, Kıbrıs meselesinde de uluslararası topluma seslendi.

Cumhurbaşkanı:

“Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya davet ediyorum.”

dedi.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, KKTC’ye yönelik izolasyonların sona erdirilmesini istedi.

Diğer ülkelere KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler geliştirme çağrısında da bulundu.

“Türkiye İstikrar Adası Olmayı Sürdürüyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomi ve savunma sanayisindeki durumuna ilişkin de değerlendirmeler yaptı.

Türkiye’nin çevresindeki çatışmalara rağmen istikrarını koruduğunu savunan Erdoğan:

“Türkiye gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle, çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir.”

ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında tutulduğu bir Avrupa’nın daha güçlü ve güvenli olamayacağını savundu.

Erdoğan 5 Temel Prensibi Açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası sistemin karşı karşıya bulunduğu sorunlara çözüm amacıyla beş temel yaklaşım ortaya koydu.

Bunların ilki uluslararası hukukun bütün ülkelere eşit biçimde uygulanması oldu. Erdoğan, güçlü ve zayıf devletlere farklı kurallar uygulanmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

İkinci olarak krizlerde bölgesel sahiplenmenin güçlendirilmesini isteyen Erdoğan, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı durumlarda bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.

Üçüncü başlıkta iş birliği ve açık diplomasinin devletler arası ilişkilerde yeniden temel yaklaşım hâline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Dördüncü prensipte küresel gelir adaletsizliğine işaret eden Erdoğan, dayanışmayı güçlendiren yeni bir ekonomik yaklaşım gerektiğini savundu.

Beşinci ve son başlık ise insan merkezli teknoloji oldu. Erdoğan, teknolojiye erişebilenlerle erişemeyenler arasında yeni eşitsizlikler oluşmaması gerektiğini söyledi.

Guterres ile Gazze’yi Görüştü

Erdoğan, Genel Kurul konuşmasının ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede Gazze, Batı Şeria, Kudüs, İran, Ukrayna, Hürmüz Boğazı ve Kıbrıs gibi başlıkların ele alındığı aktarıldı.

Erdoğan, İsrail’in Gazze’de barış istemediği görüşünü dile getirirken iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini söyledi.

İran ve Ukrayna’daki gerilimin azaltılmasının önemine değinen Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik süreçlere katkı sağlamaya devam edeceğini ifade etti.

Kıbrıs Konusu Guterres Görüşmesinde de Masadaydı

Erdoğan, Guterres ile görüşmesinde Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü konusundaki tutumunu yineledi.

Cumhurbaşkanı, bu statüyü tanımayan önerilerin Kıbrıs meselesinde sonuç vermeyeceğini savundu.

New York’ta Yoğun Diplomasi Trafiği

Erdoğan, BM Genel Kurulu kapsamında farklı ülkelerin liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Kaynak metne göre Erdoğan; İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani, Senegal Devlet Başkanı Bassirou Diomaye Faye, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ve Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman ile ayrı ayrı bir araya geldi.

Görüşmelerde ikili ilişkiler, ticaret, enerji, altyapı ve savunma sanayisi gibi konuların ele alındığı belirtildi.

Veto Yetkisinin Kaldırılmasını Savundu

Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı ve kaynak metinde “BM, Güvenlik Konseyi’nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlığıyla aktarılan makalesinde de BM reformuna ilişkin görüşlerini anlattı.

Cumhurbaşkanı, BM Güvenlik Konseyinin mevcut yapısının İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki güç dengelerini yansıttığını savundu.

Erdoğan’a göre daha adil ve hesap verebilir bir uluslararası temsil sistemine geçilmesi gerekiyor.

“Dünya 5’ten Büyüktür”

Erdoğan, uzun süredir dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımının yalnızca temsil sayısının artırılması anlamına gelmediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı, veto imtiyazının kaldırılmasını BM reformunun temel hedeflerinden biri olarak göstererek:

“Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez.”

ifadelerini kullandı.

Genel Kurul İçin Daha Güçlü Yetki Önerisi

Erdoğan’ın önerilerinden biri de BM Genel Kurulunun uluslararası sistemdeki ağırlığının artırılması oldu.

Cumhurbaşkanı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli dönemler için dönüşümlü şekilde seçildiği bir sistem önerdi.

Yeniden görev almak isteyen ülkelerin de BM üyelerinin çoğunluğunun güvenini tekrar kazanması gerektiğini savundu.

Gelişmekte Olan Ülkelere Finansman Vurgusu

Erdoğan, küresel gelir dağılımındaki eşitsizliklerin derinleştiğini ve teknolojiyle ekonomik bağımlılıkların yeni rekabet alanları oluşturduğunu söyledi.

Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu ülkelerin ihtiyaç duydukları finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla geliştirdiği ilişkiler üzerinden uluslararası sistemdeki reform çalışmalarına katkı sunmayı sürdüreceğini söyledi.

Emine Erdoğan’dan Çocuklar İçin Dijital Güvenlik Çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da BM 81. Genel Kurulu kapsamındaki programlara katıldı.

“Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek-Uluslararası Standartların ve Ortak Sorumluluğun Geliştirilmesi” etkinliğinde konuşan Emine Erdoğan, çocukların dijital ortamlardaki güvenliğine dikkat çekti.

Ekran süresi ve dijital güvenliğin yalnızca ebeveynlerin bireysel sorumluluğuna bırakılamayacağını söyleyen Emine Erdoğan:

“Çocuğun güvenliğini sağlama sorumluluğu yalnızca ebeveynlerin değil, hepimizindir.”

dedi.

Emine Erdoğan, güvenliğin dijital ürünlere sonradan eklenen bir özellik olmaması, tasarım aşamasından itibaren sistemin temel unsurlarından biri hâline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Ayrıca teknoloji şirketlerine ilişkin farklı ülkelerde uygulanan düzenlemeler arasındaki farklılıklara işaret ederek BM çatısı altında ortak küresel standartlar oluşturulması çağrısında bulundu.

Gündem Haberleri