Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şurası'nda gündeme ve dezenformasyonla mücadeleye ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. İsim vermeden son dönemde gündemi sarsan Ahbap operasyonu ve Haluk Levent hakkındaki iddialara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişki içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor, yargımız hesabını soruyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor" ifadelerini kullandı.
"DEPREM SÜRECİNDE DEVLETE VE MİLLETE OPERASYON ÇEKİLDİ"
İletişim Şurası’nın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremleri sırasında kamu personelinin gösterdiği fedakarlıkların yok sayılmaya çalışıldığını ifade etti.
Deprem felaketi üzerinden devlet ile milletin karşı karşıya getirilmek istendiğini vurgulayan Erdoğan, son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgelerin o dönemde nasıl bir operasyon çekildiğini açıkça gösterdiğini belirtti. Terbiye yoksunu kişilerin süreç boyunca hariçten gazel okuduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı, kirli ve çarpık ilişkilerin yargı önünde tek tek döküldüğünü kaydetti.
"UCU NEREYE VARIRSA VARSIN FIRSAT VERMEYECEĞİZ"
Toplumsal gerilimden ve korku pompalamaktan medet uman odaklara geçit verilmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, devletin imkanlarını yine devlete karşı bir silah gibi kullanmaya kalkanların karşısında duracaklarını söyledi.
Ucu kime ve nereye varırsa varsın bu mücadelenin süreceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, dezenformasyonun her türlüsüyle mücadele etmeyi bir milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini ve bu alanda taviz vermeyeceklerini ifade etti.
2. İLETİŞİM ŞURASI VE SOSYAL MEDYA TEHDİDİ
Bir buçuk yıllık yoğun bir hazırlık sürecinin ardından 425 uzmanın katkısıyla gerçekleştirilen 2. İletişim Şurası’nın sonuç bildirgesinin yarın açıklanacağını duyuran Erdoğan, dijitalleşme ve yapay zekâ çağındaki risklere dikkat çekti.
Yeni medya araçları ve sosyal medyanın kamuoyundaki algı ile olgu arasındaki mesafeyi açtığını belirten Erdoğan, bu durumun en çok "hakikat" kavramına zarar verdiğini ve toplumsal değerleri tahrip etme riski taşıdığını sözlerine ekledi.