Erdoğan İstanbul'da Dünyaya Seslendi: Türkiye Gerekirse Sıkıntı Çeker

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki Uluslararası Adalet Zirvesi'nde Birleşmiş Milletler sisteminin yapısını ve uluslararası hukukun uygulanışını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki Uluslararası Adalet Zirvesi'nde Birleşmiş Milletler sisteminin yapısını ve uluslararası hukukun uygulanışını eleştirdi. Gazze'de yaşananlara ilişkin uluslararası toplumun yeterli adım atmadığını söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin İsrail'e karşı aldığı kararları hatırlattı. Erdoğan, “Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde küresel hukuk düzeni, Gazze'deki gelişmeler, Birleşmiş Milletler'in yapısı ve bölgesel çatışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Uluslararası sistemin adalet ve eşitlik ilkelerini uygulamakta yetersiz kaldığını savunan Erdoğan, özellikle Gazze'de yaşananlar karşısında uluslararası toplumun tutumunu eleştirdi. Türkiye'nin Filistin meselesindeki yaklaşımını sürdüreceğini belirten Cumhurbaşkanı, uluslararası hukuk mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan Uluslararası Adalet Zirvesi'nde Hukuk ve İş Birliğine Dikkat Çekti

İstanbul'da gerçekleştirilen Uluslararası Adalet Zirvesi'ne farklı ülkelerden temsilciler, büyükelçiler ve hukuk alanında çalışan isimler katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konukları İstanbul'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyonun ülkeler ve halklar arasındaki iş birliğine katkı sağlamasını temenni etti.

“Adaletin Geleceği, İnsanlık İçin Ortak Sorumluluk” temasıyla düzenlenen zirvede uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet, göç yönetimi ve sorumluluk paylaşımı ele alındı.

Erdoğan, iki gün boyunca gerçekleştirilen oturumların günümüzün hukuki ve siyasi sorunlarını değerlendirmek açısından önemli olduğunu belirtti. Farklı ülkelerin hukuk sistemleri arasında diyalog kurulmasının uluslararası iş birliğini güçlendireceğini ifade etti.

Zirvenin hukuk diplomasisine yeni bir ivme kazandırmasını istediğini söyleyen Erdoğan, organizasyona ev sahipliği yapan Adalet Bakanlığına ve katılımcılara teşekkür etti.

Erdoğan Adaletin Temel İlkelerini Anlattı

Konuşmasında ülkelerin farklı anayasal düzenlere, hukuk geleneklerine ve yargılama usullerine sahip olduğunu hatırlatan Erdoğan, bu farklılıklara rağmen adalet kavramının ortak ilkeler üzerinde yükseldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı, adaletin yalnızca kanunların uygulanmasından ibaret olmadığını, hakların korunması ve güçsüzlerin güvence altına alınmasıyla anlam kazandığını belirtti.

“Adalet; haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet; güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet; mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet; devletin üzerine bina edildiği temeldir.”

Erdoğan, vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği bir düzende adaletin sağlanamayacağını savundu. Kanun önünde eşitliğin göz ardı edilmesi, hak ve özgürlüklerin aşınması ve yaptırımların adil uygulanmamasının hukuk düzenini zayıflattığını ifade etti.

Bu ilkelerin yalnızca devletlerin iç hukukunda değil, uluslararası ilişkilerde de geçerli olması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşmiş Milletler Sistemini Eleştirdi

Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri Birleşmiş Milletler'in karar alma mekanizması oldu. Cumhurbaşkanı, uluslararası sistemin temsil, işlev ve meşruiyet bakımından ciddi sorunlar yaşadığı görüşünü dile getirdi.

Birleşmiş Milletler'in kuruluş amacının uluslararası barış ve güvenliği korumak olduğunu hatırlatan Erdoğan, bu hedefe adalet olmadan ulaşılamayacağını söyledi.

BM çatısı altındaki 190'dan fazla ülkenin iradesinin, Güvenlik Konseyinde veto yetkisine sahip beş daimi üyenin kararlarından etkilenmesini eleştiren Erdoğan, mevcut yapının daha adil bir işleyişe ihtiyaç duyduğunu savundu.

Cumhurbaşkanı, uluslararası anlaşmaların ve mahkeme kararlarının uygulanmasında yaşanan sorunların küresel düzene duyulan güveni azalttığını belirtti.

“Bugün ne yazık ki hem temsil, hem işlev, hem de meşruiyet açısından ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız” ifadelerini kullanan Erdoğan, sistemin sürdürülebilirliğine ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Uluslararası Mahkemelerin Kararlarının Uygulanmasını İstedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası hukukun uygulanmasında yaşanan sorunlara ayrıca değindi. Anlaşmaların ve uluslararası yargı organlarının kararlarının etkisiz kalmasının, hukuk düzeninin güvenilirliğine zarar verdiğini savundu.

Erdoğan, uluslararası hukuk kurallarının devletler arasında ayrım yapılmadan uygulanması gerektiğini belirterek küresel sistemin temel ilkelerinin korunmasını istedi.

Mevcut tabloyu değerlendirirken açıklamalarının siyasi tartışma amacı taşımadığını söyleyen Cumhurbaşkanı, sorunların uluslararası toplum tarafından ele alınması gerektiğini ifade etti.

Küresel Gelir Eşitsizliği ve İklim Krizine Değindi

Erdoğan, konuşmasının ekonomi ve kalkınmaya ilişkin bölümünde ülkeler arasındaki gelir ve imkân farklılıklarını gündeme getirdi.

Eğitime ve teknolojiye erişim, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve gelir dağılımındaki eşitsizliklerin giderek büyüdüğünü savunan Cumhurbaşkanı, dünya nüfusunun önemli bir bölümünün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.

Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 60 bin kişilik bir kesimin 4 milyar insandan üç kat daha fazla servet ve imkâna sahip olduğunu ileri sürerek mevcut ekonomik düzenin adalet açısından sorgulanması gerektiğini belirtti.

İklim değişikliği konusunda da gelişmiş ülkelerin sorumluluğuna işaret etti. Çevre kirliliğinde tarihsel payı yüksek ülkelerin, iklim krizinden etkilenen ancak sorunun oluşumunda daha sınırlı rol oynayan ülkelere yeterli desteği vermediğini savundu.

Hürmüz Boğazı ve Rusya-Ukrayna Savaşını Gündeme Getirdi

Küresel sistemdeki sorunların enerji güvenliğinden ticaret yollarına kadar birçok alanda hissedildiğini söyleyen Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri örnek gösterdi.

Cumhurbaşkanı, küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiğini belirttiği Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın aylardır giderilemediğini ifade etti.

Enerji arzında ve uluslararası taşımacılıkta yaşanan aksaklıkların yalnızca bölge ülkelerini değil, dünya ekonomisini de etkilediğine dikkat çekti.

Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında dört buçuk yılı geride bırakan savaşın devam ettiğini ve her ay binlerce kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Lübnan, Yemen, Somali ve Sudan'daki gelişmelere de değinerek bölgesel çatışmaların uluslararası güvenlik sistemi açısından oluşturduğu sorunları anlattı.

Erdoğan Gazze'deki Can Kayıplarına Dikkat Çekti

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının önemli bir bölümünü Gazze'deki gelişmeler oluşturdu. Erdoğan, üç yıldır devam eden saldırılar nedeniyle çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiğini belirtti.

Gazze'de çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 74 binden fazla kişinin öldürüldüğünü ifade eden Erdoğan, okulların, üniversitelerin, hastanelerin ve ibadethanelerin hedef alındığını söyledi.

Saldırılarda binlerce çocuğun kalıcı fiziksel yaralanmalar yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı, Gazze'deki koşulları uluslararası hukuk ve insan hakları açısından eleştirdi.

Erdoğan, İsrail yönetimini ağır ifadelerle eleştirerek Gazze'deki eylemleri soykırım olarak nitelendirdi. Uluslararası toplumun yaşananlara karşı yeterli tepki göstermediğini savundu.

Gazze Ateşkesinin İhlal Edildiğini Söyledi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin katkılarıyla 2025 yılında Gazze'de bir ateşkes sağlandığını hatırlattı. Ancak ateşkesin İsrail hükümeti tarafından defalarca ihlal edildiğini ileri sürdü.

Erdoğan'ın konuşmasında paylaştığı rakamlara göre 11 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana saldırılarda 1.500 Filistinli hayatını kaybetti, 5 binden fazla kişi yaralandı.

Cumhurbaşkanı, Filistin tarafının ateşkese uyduğunu savunurken İsrail yönetiminin saldırıları sürdürdüğünü belirtti.

Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve Filistinlilere yönelik şiddet olaylarını da gündeme getiren Erdoğan, Kudüs'teki kutsal mekânların statüsüne ilişkin gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Uluslararası Toplumun İsrail'e Yönelik Tutumunu Eleştirdi

Erdoğan, Gazze'deki gelişmeler karşısında uluslararası yargı ve yaptırım mekanizmalarının yeterince işletilmediğini savundu.

İsrail'e yönelik uluslararası tepkinin yetersiz kaldığını belirten Cumhurbaşkanı, hukuki sorumlulukların yerine getirilmesi ve uluslararası mahkemelerin süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Gazze'de yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, uluslararası hukuk düzeninin işleyişi açısından da önem taşıdığını ifade etti.

İsrail'in komşularıyla ilişkilerindeki güvenlik yaklaşımını da eleştiren Cumhurbaşkanı, bölgesel barışın uluslararası hukuk ilkelerine bağlı kalınarak sağlanabileceğini savundu.

Türkiye'nin İsrail'e Karşı Attığı Adımları Sıraladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Gazze konusunda izlediği politikaya ilişkin alınan kararları hatırlattı.

Türkiye'nin Uluslararası Adalet Divanında İsrail'e karşı açılan davaya müdahillik başvurusunda bulunduğunu belirten Erdoğan, İsrail ile ticari işlemlerin durdurulmasını da ülkenin tutumunu gösteren adımlar arasında saydı.

Küresel Sumud Filosu'na yönelik silahlı saldırıyla bağlantılı kişiler hakkında kırmızı bülten çıkarılması yönündeki adli girişimlere de değindi.

Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve diplomasi alanındaki girişimlerini sürdüreceğini ifade ederek Filistinlilere yönelik desteğin devam edeceği mesajını verdi.

Erdoğan: Türkiye Gerekirse Sıkıntı Çeker Ama Sırtını Dönmez

Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin dış politika yaklaşımına değinen Erdoğan, Gazze konusunda alınan kararların ekonomik ve diplomatik sonuçları olabileceğini ancak bu durumun Türkiye'nin tutumunu değiştirmeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez.”

Erdoğan, Gazze'de yaşananları uluslararası toplum açısından bir sorumluluk meselesi olarak değerlendirdi. Ülkelerin insan hakları ve uluslararası hukuk konusundaki yaklaşımlarının Gazze üzerinden sınandığını savundu.

“Gazze'de işlenen soykırımın failleri hukuk önünde hesap vermedikçe uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sözlerle Gazze'deki eylemlere ilişkin hukuki hesap verebilirlik çağrısını yineledi.

Gündem Haberleri