Erdoğan’dan fon krizi için net mesaj: “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada fon piyasasında yaşanan krize ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada fon piyasasında yaşanan krize ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Sorunun piyasanın belirli bir bölümünde ortaya çıktığını söyleyen Erdoğan, “Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adaleti gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz” dedi. Erdoğan konuşmasında ekonomi, deprem bölgesi, toplumsal kutuplaşma, “Terörsüz Türkiye” süreci ve yeni anayasa başlıklarına da geniş yer ayırdı.

Fon krizi Meclis kürsüsüne taşındı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında Genel Kurul’a hitap etti. Konuşmasında ekonomiden deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara, yeni yasama yılından toplumsal kutuplaşmaya kadar birçok başlığı değerlendiren Erdoğan’ın en dikkat çeken mesajlarından biri fon piyasasında yaşanan krize ilişkin oldu.

Fon piyasasının belirli bir bölümünde ortaya çıkan sorunun çözülmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, sürecin sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.

Erdoğan, yatırımcıların haklarının korunmasına yönelik kararlılık mesajı verirken fon piyasasında ortaya çıkan tablonun Türkiye’nin iktisadi güvenliği ve toplumsal barışı açısından bir tehdit haline gelmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.

Erdoğan: Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon krizine ilişkin kullandığı ifadeler şöyle oldu:

“Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adaleti gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Bu ülke ve bu millet hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz.”

Erdoğan’ın açıklamasında özellikle “hakkaniyet ve adalet”, “iktisadi güvenlik” ve “toplumsal barış” vurguları dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı, fon piyasasında ortaya çıkan sorunun tamamını piyasanın geneline mal etmek yerine “fon piyasasının belli bölümü” ifadesini kullandı.

Ekonomiye ilişkin rakamları açıkladı

Erdoğan, konuşmasının ekonomi bölümünde Türkiye’nin bölgedeki savaş ve krizlere rağmen kalkınma ve büyüme rotasında tutulduğunu söyledi.

2026 yılının ilk yarısında Türkiye ekonomisinin yıllık yüzde 2,5 büyüdüğünü belirten Erdoğan, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon dolar seviyesini aştığını ifade etti.

İhracata ilişkin rakamları da paylaşan Cumhurbaşkanı, ağustos ayında yıllık ihracatın 280,3 milyar dolara ulaşarak rekor kırdığını söyledi.

Tarım sektörünün geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından hızlı bir toparlanma kaydettiğini belirten Erdoğan, turizm sektöründe de çevredeki çatışmalara rağmen güçlü seyrin korunduğunu dile getirdi.

Erdoğan, yılın ilk altı ayında turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

Savunma sanayisine de değinen Cumhurbaşkanı, yeni ürünlerle milli savunma sanayisinin güçlendirildiğini ve bu alandaki çalışmaların uluslararası boyutunun büyüdüğünü ifade etti.

Deprem bölgesinde 445 bin konut ve iş yeri teslim edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki bir diğer önemli başlık 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalar oldu.

Depremlerin üzerinden 3,5 yıldan fazla zaman geçtiğini hatırlatan Erdoğan, hayatını kaybedenlerin acısının devam ettiğini söyledi.

Depremden etkilenen 11 ilin yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Erdoğan, toplam 445 bin konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini açıkladı.

Deprem bölgesinin yeniden ihyası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcandığını ifade eden Cumhurbaşkanı, yürütülen yeniden inşa çalışmalarını “asrın inşası” olarak nitelendirdi.

Yeni yasama yılı için uzlaşma mesajı

Erdoğan, TBMM’nin yeni yasama yılına ilişkin değerlendirmelerinde siyasi partilere de mesaj verdi.

1 Ekim 2025’te başlayıp 10 Ağustos 2026’ya kadar devam eden 4. Yasama Yılı’nda Meclis’in yoğun bir çalışma dönemi geçirdiğini belirten Erdoğan, Genel Kurul ve komisyonlarda önemli kanunların ve kritik meselelerin ele alındığını söyledi.

Yeni yasama yılında farklı fikirlerin, eleştirilerin ve tekliflerin özgürce ancak karşılıklı saygı ve nezaket içerisinde dile getirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak farklı görüşlere kulak vermeye devam edeceklerini ifade etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin itibarının her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, siyasetin temel görevinin vatandaşların sorunlarına çözüm üretmek olduğunu söyledi.

Toplumsal kutuplaşmaya geniş yer ayırdı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının önemli bölümlerinden birini toplumsal kutuplaşmaya ilişkin değerlendirmeleri oluşturdu.

Toplumdaki herkesin aynı düşünmesinin mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin farklılıklarını ve çeşitliliğini ülkenin zenginliği olarak tanımladı.

Farklı siyasi görüşlerin demokratik hayatın doğal bir unsuru olduğunu söyleyen Erdoğan, siyasi rekabetin toplumsal kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini savundu.

Siyasetin farklılıkları ayrıştırma aracı olarak kullanmasının yanlış olduğunu belirten Erdoğan, siyasi partiler arasında rekabet ve çekişmenin doğal olduğunu ancak bunun kamplaşmaya ve çatışmaya dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye’nin artık kaybetmeye tahammülü yok”

Erdoğan, Türkiye’nin geçmiş dönemlerde yaşadığı siyasi ve toplumsal gerilimlerin ülkeye ekonomik ve sosyal maliyetler getirdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin kalkınma hamleleri yaptığı dönemlerde çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını savunarak, geçmişte yaşanan toplumsal çatışmaların ülkenin gelişmesini olumsuz etkilediğini söyledi.

Bu bölümde “Ne Türkiye’nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur” ifadesini kullanan Erdoğan, siyaset kurumuna önemli sorumluluk düştüğünü belirtti.

Salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu olduğunu söylediği “cephe siyaseti” anlayışının artık geride bırakılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, siyasetin hizmet, eser ve icraat rekabeti üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.

“Büyük Türkiye Mutabakatı” çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin önünde iki farklı siyasi yaklaşım bulunduğunu söyledi.

Bunlardan ilkinin kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzı olduğunu ifade eden Erdoğan, ikinci seçeneği ise asgari müştereklerde buluşmayı ve “mutabakat içinde rekabeti” esas alan siyaset olarak tanımladı.

Siyasi partilerin farklı düşünmesinin demokratik hayat açısından doğal olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, milli menfaatleri ilgilendiren konularda ortak zeminde buluşulması gerektiğini söyledi.

Erdoğan bu yaklaşımı “iç cephenin tahkim edilmesi” ve “Büyük Türkiye Mutabakatı” ifadeleriyle tanımladı.

“Terörsüz Türkiye” süreci için dikkat çeken açıklamalar

Erdoğan’ın Meclis konuşmasında geniş yer ayırdığı başlıklardan biri de “Terörsüz Türkiye” süreci oldu.

Cumhurbaşkanı, sürecin yalnızca güvenlik alanındaki gelişmelerden ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve milli mutabakatın güçlendirilmesine yönelik olduğunu söyledi.

Türkiye’nin son 42 yıldır terörle mücadeleye büyük kaynak ayırdığını ifade eden Erdoğan, bu süreçte hem can kayıpları yaşandığını hem de ekonomik kaynakların kullanıldığını belirtti.

Erdoğan, gelinen aşamaya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır.”

Çerçeve Yasa’nın TBMM’de 467 kabul oyuyla kabul edildiğini belirten Erdoğan, bunun önemli bir siyasi mutabakat olduğunu söyledi.

Bahçeli ve DEM Parti’ye teşekkür etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecine verdiği destek nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür etti.

Erdoğan, “İlk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.

Erdoğan ayrıca sürece katkıları nedeniyle DEM Parti Grubu’na da teşekkür etti.

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile Çerçeve Yasa’nın kabulü sürecinde yapıcı tutum sergilediğini belirttiği diğer siyasi parti gruplarına da teşekkür eden Cumhurbaşkanı, desteğin devam etmesini beklediğini söyledi.

Yeni anayasa için Meclis’e çağrı

Erdoğan’ın konuşmasının son bölümündeki ana gündemlerden biri yeni anayasa oldu.

Türkiye’nin sivil bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı, mevcut anayasanın geçmiş dönemlerin izlerini taşımaya devam ettiğini savundu.

Darbe dönemlerinde hazırlanan anayasaların millet iradesini sınırlandırmaya yönelik bir anlayış taşıdığını söyleyen Erdoğan, bugüne kadar önemli değişiklikler yapılmasına rağmen tamamen sivil bir anayasa ihtiyacının karşılanamadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı, yeni anayasa hedefini “Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesi” olarak tanımladı.

TBMM’nin anayasa yapmaya yetkili ve ehil olduğunu söyleyen Erdoğan, mevcut siyasi çeşitliliğin yeni anayasa çalışmaları açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu dile getirdi.

İlk dört madde mesajı verdi

Yeni anayasa tartışmalarının kutuplaşma üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, sürecin “mutabakat içinde rekabet” anlayışıyla gerçekleştirilmesini istedi.

Yeni anayasanın güçlü devlet ile özgür toplum idealini birlikte yaşatması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı, farklı siyasi düşüncelerin ve önerilerin süreç içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, anayasanın ilk dört maddesine ilişkin de mesaj verdi:

“Anayasanın yürürlükteki ilk dört maddesiyle ilgili tavrımız zaten bellidir.”

Siyasi partilere yeni anayasa konusunda harekete geçme çağrısında bulunan Erdoğan, 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın bir “anayasa yılı” olmasını istedi.

Fon krizinden yeni anayasaya geniş mesajlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM’nin yeni yasama yılı açılışındaki konuşması ekonomi, fon piyasası, deprem bölgesindeki çalışmalar, toplumsal kutuplaşma, “Terörsüz Türkiye” süreci ve yeni anayasa olmak üzere çok sayıda başlığı kapsadı.

Ekonomi bölümünün en dikkat çekici mesajlarından biri ise fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin oldu.

Erdoğan, fon piyasasının belirli bir bölümünde ortaya çıkan sorunun çözümü için çalışmaların sürdüğünü belirtirken sürecin sermaye piyasası kuralları, hakkaniyet ve adalet çerçevesinde yürütüleceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz” sözleri, fon krizine ilişkin Meclis kürsüsünden verdiği en net mesajlardan biri oldu.

Gündem Haberleri