Furkan Vakfı Operasyonunun Perde Arkası! Savcılığın Şirket ve Mal Varlığı İddiaları Ortaya Çıktı

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşinin de aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik yürütülen “Kuytulcular” soruşturmasında yeni ayrıntılar kamuoyuna yansıdı.

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ve eşinin de aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik yürütülen “Kuytulcular” soruşturmasında yeni ayrıntılar kamuoyuna yansıdı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının paylaştığı bilgilere göre soruşturmada, bazı kişilerin kendi adlarına şirket kurmaya, banka hesaplarını kullandırmaya ve mal varlıklarını belirlenen kişilere devretmeye zorlandığı iddia edildi. Başsavcılık, soruşturmanın herhangi bir inanç grubunu değil, somut suç iddialarını ve mali hareketleri konu aldığını vurguladı.

Furkan Vakfı Soruşturmasının Ayrıntıları Açıklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamuoyunda “Kuytulcular” olarak anılan yapılanmanın faaliyetleri mercek altına alındı.

Başsavcılığın bilgilendirmesine göre süreçte CİMER başvuruları, mağdur ve tanık anlatımları, mali analizler, banka hareketleri ve dijital materyaller incelendi. Elde edilen bulgular doğrultusunda toplam 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

19 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda Adana merkezli olmak üzere Niğde, Elazığ, Osmaniye ve Gaziantep'teki toplam 49 adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında Alparslan Kuytul ve eşinin de gözaltına alındığı bildirildi.

32 Şüpheli Hakkında Birden Fazla Suçlama

Soruşturma dosyasında şüpheliler hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamalarının bulunduğu açıklandı.

Söz konusu suçlamaların soruşturma aşamasındaki iddialar olduğu, şüpheliler hakkındaki hukuki sürecin devam ettiği belirtiliyor.

Soruşturmanın mali ayağında kullanıldığı değerlendirilen şirketler de incelemeye alındı. Daha önce yapılan açıklamalarda 5 şirket hakkında yönetim kayyımı kararı verildiği duyurulmuştu.

Soruşturmada “Emanetçi Üye” İddiası

Dosyada dikkat çeken başlıklardan biri, savcılığın aktardığı “emanetçi üye” sistemi oldu.

Mağdur ve tanık beyanlarına dayandırılan tespitlerde, yapılanma içerisinde bazı kişilerin kendi adlarına şirket kurmaya, banka hesaplarını kullandırmaya ve sahip oldukları mal varlıklarını belirlenen kişilere devretmeye zorlandığı ileri sürüldü.

Savcılığın değerlendirmesine göre bazı taşınır ve taşınmazların resmî kayıtlarda farklı kişiler adına görünmesine rağmen fiilî kontrolünün yapılanmanın yöneticilerinde bulunduğu iddia edildi.

Bu yöntemle ticari faaliyetlerin ve para hareketlerinin farklı kişiler üzerinden gerçekleştirildiği iddiaları soruşturmanın mali boyutunun önemli başlıklarından birini oluşturuyor.

Bağış Paraları da İncelemeye Alındı

Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın finansman boyutuna ilişkin de dikkat çeken iddialar bulunuyor.

Savcılık, “infak”, “kurban bağışı”, “Ramazan kolisi”, “zekât”, “fitre” ve “öğrenci yardımı” gibi farklı isimler altında para toplandığına ilişkin iddiaların araştırıldığını bildirdi.

Bu yöntemlerle elde edildiği öne sürülen bazı gelirlerin kayıt dışında tutulduğu ve bağlantılı kişiler ile ticari işletmeler üzerinden dolaşıma sokulduğu iddia edildi.

Başsavcılık, söz konusu para hareketlerinin suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin soruşturulduğunu açıkladı.

2018 Sonrasındaki Yapılanma Mercek Altında

Soruşturmanın bir diğer önemli bölümünü ise 2018 sonrasında yaşandığı öne sürülen gelişmeler oluşturuyor.

Başsavcılığın açıklamasında, yapılanmaya yönelik 2018 yılında da adli işlemlerin gerçekleştirildiği hatırlatıldı. Buna karşın grubun sonraki dönemde lider merkezli ve hiyerarşik yapısını koruduğu, farklı kişiler ve ticari işletmeler üzerinden yeniden organize olduğu ileri sürüldü.

Soruşturma makamlarının özellikle bu dönemden sonraki mali ve örgütsel faaliyetleri ayrıntılı biçimde incelediği belirtildi.

Lider Talimatlarına İlişkin Dikkat Çeken İddia

Mağdur ve tanık ifadelerinde yer aldığı belirtilen bir başka iddia ise yapılanma içerisindeki hiyerarşik ilişkilere yönelik oldu.

Başsavcılığın aktardığı beyanlara göre yapılanmada “mutlak liderlik” anlayışının bulunduğu ve lider tarafından verilen bazı talimatların üyeler açısından “dini bir yükümlülük” şeklinde sunulduğu iddia edildi.

Savcılık, bu yapı içerisinde kişilerin ekonomik kararlarının ve mal varlıklarının nasıl yönlendirildiğine ilişkin iddiaları da soruşturma kapsamında değerlendiriyor.

Ayrılan Kişilere Baskı İddiası Araştırılıyor

Dosyada yalnızca mali hareketler değil, yapılanmadan ayrılan veya faaliyetleri eleştiren kişilere yönelik olduğu ileri sürülen uygulamalar da bulunuyor.

Başsavcılığın açıklamasına göre yapılanmadan ayrılan, faaliyetleri eleştiren veya adli makamlara ifade veren bazı kişilerin topluluk içerisinde aşağılandığı, özel hayatları üzerinden hedef gösterildiği ve sosyal medya aracılığıyla baskıya maruz bırakıldığı yönündeki iddialar inceleniyor.

Bu kapsamda sosyal medya faaliyetleri de soruşturmanın önemli parçalarından biri hâline geldi.

349 Sosyal Medya Hesabına Erişim Engeli

Soruşturma kapsamında yapılan açık kaynak incelemeleri sonucunda 349 farklı sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verildi.

Savcılık açıklamasında bu hesapların yapılanmanın faaliyetlerini destekleyen içerikler yayımladığı, örgütsel bağlılığı güçlendirmeye yönelik paylaşımlar yaptığı veya yapılanmayı eleştiren ve adli makamlara başvuran kişileri hedef aldığı yönünde tespitlerde bulunulduğu aktarıldı.

Kararın soruşturma dosyasındaki bulgular ve ilgili mahkeme değerlendirmeleri doğrultusunda alındığı bildirildi.

2022 Yılındaki Olay da Dosyada Gündeme Geldi

Başsavcılık, açıklamasında 2022 yılında yaşandığı iddia edilen bir olaya da dikkat çekti.

Bir kişinin hürriyetinden yoksun bırakıldığı, mal varlığını devretmeye zorlandığı ve kendisine zorla video çektirildiği yönündeki iddialarla ilgili açılan kamu davasının devam ettiği hatırlatıldı.

Bu dosyanın mevcut soruşturmayla bağlantılı olarak değerlendirilen geçmiş olaylardan biri olduğu belirtildi.

Başsavcılık: “Hedef İnanç Değil, Somut Suç İddiaları”

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın kapsamına ilişkin yaptığı açıklamada inanç ve düşünce özgürlüğünün soruşturmanın konusu olmadığının özellikle altını çizdi.

Başsavcılık, soruşturmanın dini grup veya gönüllülük faaliyeti görüntüsü altında işlendiği öne sürülen somut suçlar, dini ve insani duyguların istismarı yoluyla toplandığı iddia edilen paralar, mağduriyetler ve söz konusu gelirlerin ticari yapılar üzerinden aklandığı yönündeki iddialar üzerine yürütüldüğünü bildirdi.

Açıklamada, “Hiçbir kişi inancı veya düşüncesi nedeniyle soruşturmanın muhatabı hâline getirilmemiştir” denilerek soruşturmanın sınırları konusunda kamuoyuna mesaj verildi.

Savcılıktan Mağdurlara Başvuru Çağrısı

Soruşturmanın genişletilmesi açısından dikkat çeken bir başka gelişme ise Başsavcılığın vatandaşlara yaptığı çağrı oldu.

Yapılanmanın faaliyetleri nedeniyle bağış adı altında yanıltıldığını, mal varlığını devretmeye zorlandığını, tehdit edildiğini veya baskıya maruz kaldığını düşünen kişilerin Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluk birimlerine başvurabileceği açıklandı.

İhbarda bulunan, ifade veren veya soruşturma makamlarıyla bilgi paylaşan kişilere yönelik olası baskı ve tehdit eylemlerinin de ayrıca soruşturulacağı vurgulandı.

Gündem Haberleri