Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve "tutuklama" talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur’un savcılık ifadesi ortaya çıktı. Uğur ifadesinde, ne Ahbap Derneği ne de sanatçı Haluk Levent ile hiçbir ticari bağının bulunmadığını belirterek, bilirkişi raporundaki milyonlarca liralık hesap hareketlerinin Youtube gelirleri ve Gain Medya ile yapılan program sözleşmelerine ait olduğunu savundu.
"Haluk Levent ile Yakın Bir Çalışmamız Olmadı"
6 Şubat depremlerinin ardından bölgede ve dijital alanda yürüttüğü yardım faaliyetleriyle dikkat çeken Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği soruşturmasında hakim karşısına çıktı. Savcılıkta Haluk Levent ile olan tanışıklığını ve deprem dönemindeki ilişkisini detaylandıran Uğur, ünlü sanatçıyla ilk olarak 2018 yılında Pinç programında, ikinci olarak ise 2021 yılında sosyal medya yasası programında bir araya geldiğini belirtti.
Depremin ilk günü Haluk Levent’in yönlendirmesiyle tahsis edilen bir ambulans uçakla Adana üzerinden Hatay’a gittiklerini doğrulayan Uğur, sahadaki internet kesintileri nedeniyle İstanbul’a dönerek Babala TV stüdyolarında yayınlara devam ettiklerini aktardı. Yayınlarda hem AFAD hem de Ahbap’ın resmi IBAN numaralarını ekrana getirdiklerini ifade eden Uğur, şunları söyledi: "Biz ilgili kurumların resmi hesaplarını paylaştık. Kendi şirketlerimiz veya şahsi hesaplarımız üzerinden asla bağış toplamadık, bunun yasal olmadığını biliyorduk. O dönem yurt dışından arayanları özellikle güvenli liman olarak gördüğümüz AFAD’a yönlendirdik. Sadece Ahbap’a yönelik yardım teşvikinde bulunduğumuz iddiaları kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır."
İki Gazetecinin Telefonu ve Haluk Levent ile Yaşanan Kırılma
Deprem sürecinin ardından Haluk Levent ile aralarında kişisel bir mesafe oluştuğunu aktaran Oğuzhan Uğur, bu sürece dair kulis bilgilerini de ifadesine ekledi. Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz’ün kendisini arayarak "Haluk Levent senin hakkında, onu muhalif gibi gösterdiğine dair konuşuyor" demesi üzerine Levent’e mesaj attığını belirten Uğur, sonrasındaki telefon görüşmesinde Levent’in kendisine "Arkamdan kötü konuşuyormuşsun" dediğini ve konuşmayı kısa kestiğini ifade etti.
Bir diğer kırılma noktasının ise 27 Şubat 2023'te gazeteci Cansu Şimşek’in araması olduğunu belirten Uğur, Şimşek’in kendisine "Haluk Levent ile ilgili çeşitli şüphelerim var, süreçten rahatsızım ve belge arıyorum" dediğini iddia etti. Bu duyumların ardından Haluk Levent ile iletişimini tamamen kestiğini vurgulayan Uğur, "Bu tamamen aramızdaki kişisel bir konuydu. Ancak bizzat Hatay’a gittiğimde Ahbap’ın sahada çalıştığını gördüm. Bu yüzden kişi ile kurumu birbirinden hep ayrı tuttum" dedi.
Milyonluk Hesap Hareketlerine Şirket ve Kredi Savunması
Bilirkişi raporunda yer alan ve şüpheli görülen yüksek meblağlı para transferleri ile ticari şirket yapılanmalarına da tek tek açıklık getiren Oğuzhan Uğur, finansal konulardan anlamadığı için Babala TV şirketini annesi Pakize Uğur adına kurduklarını, kendisinin ise bu şirkette maaşlı ve primli bir çalışan olduğunu söyledi. Kardeşi Tuğrul Uğur adına kurulan Babalayka Film ve İlker Ayrık ile ortak oldukları Osis Organizasyon şirketlerinin tamamen Youtube ve prodüksiyon gelirlerine dayalı yasal işletmeler olduğunu belirtti.
Rapordaki dikkat çeken finansal hareketlere yönelik Uğur şu savunmayı yaptı:
Gain Medya'dan Gelen 45 Milyon TL: Dönemin Gain Medya sahibi Faruk Bülbül ile yapılan anlaşma kapsamında "Pinç" ve "Mevzular Açık Mikrofon" programlarının resmi hak ediş bedelidir. Şirkete daha sonra TMSF tarafından kayyım atanmasının ardından kayyım heyetiyle de eksik bölümler konusunda mutabakat sağlanmıştır. Resmi faturalar dosyaya sunulmuştur.
Emin Altuğ Özkan’a Yapılan 25 Milyon TL: Çekmeköy Ömerli’deki taşınmazın satın alımı içindir. Gain Medya'dan alınan peşinatın yetmediği kısım için Türkiye İş Bankası’ndan çekilen kredinin hesap numarası savcılığa teslim edilmiştir. Bilirkişinin "yetersiz bakiye" tespiti hatalıdır.
Gizemli 6.5 Milyon TL Nakit: 1 Kasım 2024 tarihinde hesaba yatan para, ev kredisi, tadilat masrafları ve vergi borçlarının sıkıştırması nedeniyle ismini vermek istemedikleri çok yakın bir aile dostundan borç olarak alınmıştır.
"Mehmet Said Köse'yi İlk Defa Nezarethanede Gördüm"
Raporda adı geçen şahıslarla olan ilişkileri de açıklayan Oğuzhan Uğur; Serhat Aydın, Barış Zümrüt ve Ercüment Karataş isimli kişilerin sektörde faaliyet gösteren menajerleri veya organizatörleri olduğunu, aralarındaki para transferlerinin ev tadilatı, iş ortaklıkları ve menajerlik komisyonları gibi hayatın olağan akışına uygun ticari ilişkiler içerdiğini söyledi.
Raporda "birinci bağlantı hattı" olarak geçen ve kritik isimlerden biri olan Mehmet Said Köse hakkında ise çarpıcı bir iddiada bulundu: "Yeliz Kaya ile bağlantı noktası olarak görünen Mehmet Said Köse’yi ilk defa nezarethanede gördüm. Kendisini daha önceden tanımıyordum, menajer olduğunu da burada öğrendim." İkinci hat olarak belirtilen Gaye Akıl ve Aytaç Köse isimli şahısları ise hiç tanımadığını, kardeşi Tuğrul Uğur'un şahsi hesap hareketlerinden haberdar olmadığını belirten Uğur, üzerine atılı suçlamaları reddederek serbest bırakılmayı talep etti.