Goldman Sachs'tan Dikkat Çeken Tahmin! "Yeni Altın" Olarak Uranyumu İşaret Etti

Yapay zeka teknolojilerinin hızla yayılması, küresel enerji talebini yeni bir döneme taşırken yatırım dünyasında da dengeler değişmeye başladı.

Yapay zeka teknolojilerinin hızla yayılması, küresel enerji talebini yeni bir döneme taşırken yatırım dünyasında da dengeler değişmeye başladı. Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından Goldman Sachs, uranyumu "yeni altın" olarak tanımlayarak dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Bankaya göre yapay zeka destekli veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, önümüzdeki yıllarda uranyum piyasasında ciddi arz sıkıntılarına yol açabilir.

Yapay Zeka Çağı Uranyuma Olan Talebi Artırıyor

Son yıllarda hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, enerji tüketiminde tarihi seviyelere ulaşılmasına neden oldu. Özellikle büyük dil modelleri, bulut sistemleri ve dev veri merkezleri, sürekli ve yüksek miktarda elektrik ihtiyacı doğuruyor.

Bu durum, teknoloji devlerini alternatif ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönlendiriyor. Uzmanlara göre nükleer enerji, kesintisiz üretim kapasitesi sayesinde yapay zeka çağının en önemli enerji kaynaklarından biri olmaya aday.

Goldman Sachs da yayımladığı analizde, bu dönüşümün en büyük kazananlarından birinin uranyum olabileceğini belirtti.

Meta, Amazon ve Çin'den Nükleer Hamleler

Yapay zeka yatırımlarını büyüten şirketler, enerji tarafında da önemli adımlar atıyor.

Meta'nın küçük modüler nükleer reaktör projeleri üzerinde çalıştığı belirtilirken, Amazon Web Services'in uzun vadeli enerji ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla nükleer enerji anlaşmalarına yöneldiği ifade ediliyor.

Öte yandan Çin de nükleer enerji alanındaki yatırımlarını hızlandırdı. Yaklaşık 27 milyar dolarlık yatırım planı kapsamında 10 yeni nükleer reaktör projesine onay verilmesi, küresel uranyum talebine yönelik beklentileri daha da güçlendirdi.

ABD'de kapatılan Palisades Nükleer Santrali'nin yeniden faaliyete geçirilmesi de sektörde dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.

2045'e Kadar 2 Milyar Poundluk Açık Bekleniyor

Goldman Sachs'ın raporunda yer alan tahminler, uranyum piyasası açısından çarpıcı veriler içeriyor.

Analize göre dünya, 2045 yılına kadar yaklaşık 2 milyar poundluk uranyum arz açığıyla karşı karşıya kalabilir.

Geçtiğimiz yıl küresel uranyum üretimi 173 milyon pound seviyesinde gerçekleşirken, nükleer santrallerin yıllık talebi 204 milyon pounda ulaştı. Böylece piyasada yaklaşık 31 milyon poundluk bir arz açığı oluştu.

Artan talep ve sınırlı üretim kapasitesi nedeniyle uzun vadeli uranyum kontratları son yılların en yüksek seviyelerine yükseldi.

Uranyum Fiyatları İçin Rekor Senaryolar Konuşuluyor

Bankanın tahminlerine göre uranyum fiyatlarının yıl sonuna kadar pound başına 91 dolar seviyesine ulaşması mümkün görünüyor.

Bazı bağımsız emtia uzmanları ise arz sıkıntısının derinleşmesi durumunda fiyatların daha da yükselebileceğini belirtiyor. Analistler, 2027 yılında uranyumun 120 dolar seviyesini aşabileceğini, hatta 135 dolara kadar yükselebileceğini öngörüyor.

Bu beklentiler, yatırımcıların gözünü yeniden enerji emtialarına çevirmesine neden oldu.

Kazakistan Kararı Piyasaları Hareketlendirdi

Uranyum piyasasında dikkat çeken gelişmelerden biri de dünyanın en büyük üreticisi konumundaki Kazakistan'dan geldi.

Küresel üretimin yaklaşık yüzde 40'ını karşılayan Kazatomprom, 2026 yılı üretim hedefini yüzde 10 azaltacağını açıkladı. Bu karar, zaten sıkışık olan arz tarafındaki endişeleri daha da artırdı.

Ayrıca ABD'nin Rus uranyumuna yönelik ithalat kısıtlamaları ve buna karşılık gelen jeopolitik gelişmeler de piyasadaki risk algısını yükselten faktörler arasında gösteriliyor.

Dünyanın En Büyük Uranyum Rezervleri Nerede?

Dünya Nükleer Birliği verilerine göre küresel uranyum rezervlerinin en büyük bölümü Avustralya'da bulunuyor.

Toplam rezervlerin yaklaşık yüzde 28'ine sahip olan Avustralya'yı, yüzde 14 ile Kazakistan ve yüzde 10 ile Kanada takip ediyor. Rusya ve Namibya ise yüzde 8'er payla listenin üst sıralarında yer alıyor.

Uzmanlar, yalnızca 1 kilogram uranyumun yaklaşık 100 ton kömüre eşdeğer enerji üretebilme kapasitesine sahip olmasının, bu madeni enerji dönüşümünün en kritik unsurlarından biri haline getirdiğini belirtiyor.

Ekonomi Haberleri