İran ile ABD arasındaki gerilim, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı üzerinden yeni bir boyut kazandı. İran’ın Boğaz’ın kısmen yeniden açılmasına yönelik müzakerelerde ABD’ye altı şart sunduğu ve bunlardan birinin “savaş tazminatı” olduğu belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump ise Tahran’ın talebine karşılık İran’dan geçmişteki eylemler nedeniyle tazminat isteyeceğini açıkladı. Tarafların karşılıklı talepleri, Umman üzerinden yürütülen görüşmelerin geleceğini yeniden gündeme taşıdı.
Hürmüz Boğazı Krizinde “Savaş Tazminatı” Restleşmesi
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda İran ile ABD arasındaki görüşmelerde dikkat çekici bir tazminat tartışması başladı.
İran’ın, Umman üzerinden yürütülecek bir anlaşmayla Hürmüz Boğazı’nı kısmen açmak için ABD tarafından karşılanmasını istediği altı şart belirlediği aktarıldı.
Bu talepler arasında Washington yönetiminin savaş tazminatı ödemesi de bulunuyor.
Tahran yönetiminin şartları yerine getirilmediği sürece Boğaz’ın kapalı kalacağı yönünde uyarıda bulunduğu bildirildi.
İran ABD’ye Altı Şart Sundu
İran’ın ortaya koyduğu koşullar hakkında açıklama yapan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadr, ABD’nin İran’a ve bölgedeki müttefiklerine yönelik politikalarına ilişkin taleplerini sıraladı.
Zülkadr, ABD’nin İran’ın yanı sıra Lübnan, Filistin, Yemen ve Irak’taki müttefiklerine yönelik savaş ve saldırganlığı sona erdirmesinin şartlar arasında bulunduğunu belirtti.
Tahran’ın ortaya koyduğu altı koşulun tamamı karşılanmadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını ifade ettiği aktarıldı.
Talepler arasında en fazla dikkat çekeni ise son aylardaki çatışmalardan kaynaklanan zararlar için savaş tazminatı ödenmesi oldu.
Trump: “Süreci Ağırdan Alıyoruz”
İran’ın talepleri gündeme gelirken ABD Başkanı Donald Trump da müzakerelerin mevcut durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Axios’a konuşan Trump, savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatların yeniden başlatılmasına yönelik görüşmelerde ilerlemenin yavaşladığını söyledi.
Trump, İran ile müzakere konusunda aceleci davranmadıkları mesajını vererek, “Onlarla yalnızca yarı yarıya müzakere yürütüyoruz. Yüksek enflasyonuyla ve paralarının kalmadığı gerçeğiyle İran’ı sadece izliyoruz” ifadelerini kullandı.
İran’ın Tazminat Talebine Trump’tan Karşı Hamle
İran’ın savaş tazminatı talebinin ardından Donald Trump bu kez sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yaptı.
İran’ın son beş aylık askeri çatışmalarda meydana gelen zararlar için tazminat istediğini belirten Trump, bu talebin daha önce gerçekleştirilen görüşmelerde gündeme gelmediğini savundu.
ABD Başkanı, İran’ın tazminat talebini “ilginç bir fikir” olarak nitelendirdi ve Washington yönetiminin de Tahran’dan karşı tazminat talep edeceğini açıkladı.
Trump, “Ben de artık İran’dan tazminat talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Trump Geçmiş 50 Yılı Gündeme Getirdi
Trump’ın açıklaması yalnızca mevcut çatışma dönemini kapsamıyor. ABD Başkanı, İran’ın geçmiş yıllardaki eylemleri nedeniyle hayatını kaybeden veya yaralanan kişiler için de tazminat talep edilmesini istedi.
Trump, açıklamasında Kasım Süleymani dönemindeki faaliyetleri ve yol kenarına yerleştirilen bombalarla gerçekleştirilen saldırıları gündeme getirdi.
ABD Başkanı ayrıca İran’ın son 50 yıllık dönemindeki protestolarda hayatını kaybeden kişilerin ailelerine de tazminat ödenmesi gerektiğini savundu.
Trump’ın paylaşımında dile getirdiği can kaybı rakamları ve olaylara ilişkin değerlendirmeler ABD Başkanı’nın iddiaları niteliğinde olup açıklamada bunlara ilişkin bağımsız bir doğrulama sunulmadı.
Trump Müzakere Heyetine Talimat Verdi
ABD Başkanı’nın açıklamasındaki en kritik bölümlerden biri, karşı tazminat talebinin yalnızca siyasi bir söylem olarak kalmayacağını belirtmesi oldu.
Trump, temsilcilerine İran’dan talep edilecek tazminat konusunun gelecekte gerçekleştirilecek bütün müzakerelerin vazgeçilmez başlıklarından biri haline getirilmesi için talimat verdiğini açıkladı.
Böylece İran’ın Washington’dan savaş tazminatı istemesiyle başlayan tartışma, ABD’nin de geçmiş dönemleri kapsayan karşı taleplerini gündeme getirmesiyle daha karmaşık bir müzakere başlığına dönüştü.
Hürmüz Boğazı Neden Bu Kadar Önemli?
İran ile ABD arasındaki restleşmenin merkezindeki Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği açısından stratejik öneme sahip.
Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve açık denizlerle birbirine bağlayan dar geçit, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığının önemli güzergâhları arasında bulunuyor.
Bu nedenle Boğaz’daki ulaşımın kesintiye uğraması veya uzun süre sınırlandırılması yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel petrol arzını, enerji fiyatlarını ve uluslararası deniz taşımacılığını etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden tamamen veya kısmen açılmasına ilişkin görüşmelerin dünya piyasaları tarafından yakından izlenmesinin temel nedenlerinden biri de bu stratejik konum.
Umman Üzerinden Diplomasi Arayışı
Taraflar arasındaki gerilim sürerken Umman’ın diplomatik rolü de yeniden ön plana çıktı.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kısmen açmaya yönelik bir anlaşma için şartlarını Umman üzerinden gündeme getirmesi, bölgedeki diplomatik temasların devam ettiğine işaret ediyor.
Ancak İran’ın altı şartı ile ABD’nin karşı talepleri arasındaki mesafenin nasıl kapatılacağı henüz net değil.
Özellikle karşılıklı savaş tazminatı taleplerinin müzakere masasına girmesi, görüşmelerin önündeki yeni anlaşmazlık başlıklarından biri haline gelmiş durumda.
Dünya Hürmüz Boğazı’ndan Gelecek Haberi Bekliyor
İran’ın “şartlar karşılanmadan Boğaz açılmayacak” yaklaşımı ile Trump’ın karşı tazminat talebi, diplomatik sürecin önümüzdeki günlerde daha zorlu ilerleyebileceğine işaret ediyor.
Tarafların açıklamalarının ardından gözler ABD-İran görüşmelerine ve Umman’ın arabuluculuk girişimlerine çevrildi.