İBB Davasında “Yüzde 10 Komisyon” ve “Yan Teklif” İddiası: Mete Mağden Mahkemede Tek Tek Anlattı

İBB davasında, Kültür AŞ’den toplam 100 milyon TL’yi aşan tutarda ihale aldığı belirtilen 45 Tasarım’ın sahibi Mete Mağden’in savunması dikkat çekti.

İBB davasında, Kültür AŞ’den toplam 100 milyon TL’yi aşan tutarda ihale aldığı belirtilen 45 Tasarım’ın sahibi Mete Mağden’in savunması dikkat çekti. Emrah Bağdatlı’ya kazancından yüzde 10 komisyon verdiğini söyleyen Mağden, Bağdatlı’nın kendisine paranın bir “sisteme” gittiğini anlattığını öne sürdü; bazı ihalelerde gerçek kazananın önceden belli olduğunu ve kendilerinden “yan teklif” istendiğini de kabul etti. Mağden, buna karşılık kamu zararı oluşturduğu ve örgüt üyesi olduğu yönündeki suçlamaları reddederek beraatini istedi.

İBB Davasında Mete Mağden’den “Sistem” Açıklaması

İBB davasında Mete Mağden’in savunması, ihale süreçlerinden şirketler arasındaki fatura hareketlerine kadar birçok başlığı mahkeme gündemine taşıdı. Kültür AŞ’den toplam 100 milyon TL’yi aşan tutarda ihale aldığı belirtilen 45 Tasarım şirketinin sahibi Mağden, İBB ile çalışmaya pandemi döneminde başladığını anlattı.

Savunmanın öne çıkan bölümlerinden birini Emrah Bağdatlı’ya verildiği belirtilen yüzde 10’luk komisyon oluşturdu. Mağden, Bağdatlı’nın İBB’de resmî görevi olmadığını düşündüğü için bu ödemeleri komisyon olarak değerlendirdiğini söyledi.

Bağdatlı’nın aldığı paralar konusunda kendisine bir “sistem”den söz ettiğini ileri süren Mağden şöyle konuştu:

“Sistem söylemini bir tek Emrah Bağdatlı'dan duydum. Ancak bunu benden para aldığında utandığı için mi uydurdu yoksa gerçek miydi hiçbir zaman bilemedim. Bu yüzden de pek fazla sorgulamadım. Ancak benden her para alışında sistemin varlığından ve bu paranın sisteme girdiğinden bahsediyordu.”

“Bu Para Benim Cebime Girmiyor” Sözleri Soruldu

Duruşma savcısı, Mağden’e Bağdatlı’nın kendisine “Bu para benim cebime girmiyor. Bir sistem var. Bu sistem içinde değerlendirildiğinde çok paraya ihtiyaç olacak. Bu nedenle İBB'de çalışan herkes bu sisteme katkı sağlıyor.” şeklinde bir beyanda bulunup bulunmadığını sordu.

Mağden’in bu soruya yanıtı:

“Bana söyledi.”

oldu.

Mağden, söz konusu “sistem” konusunda Emrah Bağdatlı dışında herhangi bir kişiden bilgi edinmediğini de belirtti. Kendisine bu yapının yöneticisi veya üyesi olarak herhangi bir kişinin isminin verilmediğini söyledi.

Yüzde 10’luk Komisyonun Nasıl Ödendiğini Anlattı

Savcılık makamı, Mağden’in yüzde 10’luk komisyon olarak tanımladığı ödemenin nasıl gerçekleştirildiğini de sordu.

Mağden’in anlatımına göre şirketin hak edişi banka hesabına yatırıldıktan sonra para çekiliyor ve muhasebeye bırakılıyordu. Ardından Emrah Bağdatlı tarafından gönderilen bir kişi muhasebeye gelerek parayı teslim alıyordu.

Parayı alan kişinin kim olduğu sorulduğunda Mağden, bunu bilmediğini söyledi. Ayrıca parayı almak için her seferinde aynı kişinin gelmediğini ifade etti.

“Kendi Kazancımdan Vereceğim Paraydı”

Mağden, Bağdatlı’ya verdiğini söylediği paranın ihale bedellerinin artırılması veya faturaların şişirilmesi yoluyla karşılanmadığını savundu.

Emrah Bağdatlı’nın bu ödemeler nedeniyle iş fiyatlarını yükseltmesi yönünde kendisine herhangi bir baskıda bulunmadığını ileri süren Mağden, şu ifadeleri kullandı:

“Emrah Bağdatlı'nın bu komisyon için ne iş fiyatlarını ne de faturalarını şişirme yönünde bir baskısı ya da talebi olmadı. Dolayısıyla ona vereceğim para kendi hak edişlerimden, kendi kazancımdan vereceğim paraydı. Dolayısıyla kamu zararı da yoktu.”

Mağden, bu gerekçeyle söz konusu ödemelerin kamu zararına neden olduğu yönündeki suçlamayı kabul etmedi.

İBB İhalelerinde “Yan Teklif” Beyanı

Mete Mağden’in savunmasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de “yan teklif” olarak tanımladığı uygulama oldu. Mağden, geçmişe dönüp baktığında yanlış yaptığını düşündüğü konunun bu olduğunu söyledi.

Savcının “yan teklif” ifadesinden neyi kastettiğini açıklamasını istemesi üzerine Mağden şu ifadeyi kullandı:

“Yan tekliften kastım aslında ihalenin içerisinde gerçek kazanacak kişi değil, bu ihaleye girecek üç firmadan birisi olmam istendi.”

Mağden, Emrah Bağdatlı’ya bu konuda isteksiz olduğunu birçok kez söylediğini öne sürdü.

5 Milyon TL’lik Alacağı Nedeniyle Kabul Ettiğini Söyledi

Mağden’in anlatımına göre söz konusu dönemde Kültür AŞ’den yaklaşık 5 milyon TL alacağı bulunuyordu.

“Yan teklif” vermemesi hâlinde bu alacağı tahsil etmesinin zorlaşacağının kendisine söylendiğini belirten Mağden, bu nedenle teklifi kabul ettiğini ifade etti.

Mağden, mahkemede geçmişte aldığı bu kararı değerlendirirken:

“Bugünkü aklım olsa tabii ki o alacağı siler, bir şey yapmazdım ama o günkü kaygılarım bambaşkaydı.”

dedi.

“İhaleyi Alacak Firma Belliydi” Beyanı Mahkemede Soruldu

Duruşma savcısı, Mağden’in daha önceki ifadesinde yer aldığı belirtilen ihale süreçlerine ilişkin sözlerini de gündeme getirdi.

Mağden’e daha önce:

“Bu ihaleyi alacak firma bellidir. Fakat mevzuatlar gereği şartlar için ihaleye başka firma katılmak zorundadır.”

şeklinde beyanda bulunup bulunmadığı soruldu.

Savcı ayrıca Güldem Şık’ın şirket evrakları ile antetli kâğıtları elinde bulundurduğu ve ihale belgelerinin hazırlanarak şirkete yalnızca imzalanmak üzere gönderildiği yönündeki önceki ifadesini hatırlattı.

Mağden iki konuyu içeren soruya:

“Doğru.”

yanıtını verdi.

Antetli Kâğıtların Güldem Şık’ta Olduğunu Söyledi

Mağden, Güldem Şık’ı İBB İletişim Başkanlığında çalışan bir kişi olarak bildiğini ve burada kendisine ait bir odasının bulunduğunu söyledi.

Savcı, Mağden’e şirketin antetli kâğıtlarını verdiğine ilişkin önceki beyanını hatırlatarak diğer şirketlerin de aynı yöntemi kullanıp kullanmadığını sordu.

Mağden bu soruya:

“Bilmiyorum.”

yanıtını verdi.

30 Milyon TL’lik İhale Üzerinden Fatura Trafiğini Anlattı

45 Tasarım’ın kazandığı belirtilen ihalelerin bütün işlerini doğrudan yapmadığını söyleyen Mağden, ihale kapsamlarının oldukça geniş olduğunu savundu.

Şirketinin uzmanlık alanı dışında kalan çadır, ses ve ışık gibi hizmetlerin başka şirketlere yaptırıldığını ifade etti.

Mağden’in iddiasına göre hangi şirketin ne tutarda fatura keseceğine ilişkin bilgiler kendilerine Güldem Şık üzerinden ulaştırılıyordu. Gelen faturanın tutarını uygun bulmaları hâlinde kabul ettiklerini söyleyen Mağden, hak ediş tahsil edildikten sonra ilgili şirketlere ödeme yapıldığını anlattı.

Bu süreci rakamlarla anlatan Mağden:

“Bizim aldığımız 30 milyonluk bir ihale varsa olsa olsa 15 milyon, belki daha azı bizim gerçekten hak edişimizdir. Diğerleri diğer firmaların yaptığı işlerdir.”

ifadelerini kullandı.

“Normalde En İyi Yarı Yarıya Olurdu”

Savcı, örnek olarak 100 milyon TL tutarındaki bir ihalenin önemli bir kısmına ilişkin süreçlerin Güldem Şık tarafından yönetilip yönetilmediğini de sordu.

Mağden, bu oranların belirtilen seviyede olmadığını söyledi ancak işlerin önemli bir bölümünün başka şirketler üzerinden gerçekleştirilebildiğini anlattı.

Mağden:

“Normalde en iyi yarı yarıya olurdu.”

diyerek sürecin bu şekilde yürüdüğünü doğruladı.

“Firmaların İşlerine Karışmamızı İstemezlerdi”

Mağden’in daha önce verdiği ifadede bulunan bir başka iddia da Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık’ın, diğer şirketlerin gerçekleştirdiği işlere 45 Tasarım’ın müdahale etmesini istemediği yönündeydi.

Duruşmada bu konu yeniden soruldu.

Mağden bunun nedenini bilmediğini belirterek:

“Belki tercihi kendileri yapmak istediler, bilemiyorum.”

dedi.

Pangram Şirketinin Neden Kurulduğunu Anlattı

Mağden, bir süre sonra ihalelere girmeme kararı aldıklarını ancak belirli organizasyon işlerinin kendilerine yaptırılmaya devam ettiğini ileri sürdü.

Anlatımına göre Emrah Bağdatlı, Murat Ongun’un Ekrem İmamoğlu’nun katılacağı etkinliklerde işleri kendilerinin gerçekleştirmesini istediğini söyledi. Ancak bu çalışmaların 45 Tasarım üzerinden yapılmamasının ve başka bir şirket kurulmasının istendiğini öne sürdü.

Mağden, Pangram isimli şirketin bu süreçte kurulduğunu belirterek kendisine:

“Sahibi de başka olsun. Başka bir firma olsun. Sonra Sayıştay vesaire problem olabilir.”

denildiğini anlattı.

Pangram ile 45 Tasarım Arasındaki Faturaları Doğruladı

Mağden, Pangram ve 45 Tasarım arasındaki fatura ilişkisini de mahkemede doğruladı.

Savunmasına göre 45 Tasarım önce Pangram’a fatura kesiyor, Pangram da söz konusu işi alan diğer şirketlere faturalandırma yapıyordu.

Mağden’in açıklamalarıyla birlikte iki şirket arasındaki mali ilişki ve organizasyon işlerinin hangi şirketler üzerinden yürütüldüğü de duruşmada ele alınan konular arasına girdi.

Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı İçin “Abi Kardeş Gibidirler” Dedi

Savcılık makamı, Mağden’e Emrah Bağdatlı’nın İBB’deki konumunu ve Murat Ongun ile ilişkisini de sordu.

Mağden, Bağdatlı’nın İBB bünyesinde resmî bir görevi olmadığını bildiğini söyledi. Bağdatlı’nın kendisine “danışmanlık veriyorum” dediğini aktardı.

Emrah Bağdatlı ile Murat Ongun’un ilişkisi sorulduğunda ise Mağden:

“Abi kardeş gibidirler.”

ifadesini kullandı.

Mağden, Ongun ve Bağdatlı ile birlikte yalnızca bir kez görüştüğünü de söyledi. Bu görüşmenin 2021’in başlarında gerçekleştiğini ve şirketin iş yapma yeterliliğini görmek amacıyla işletmesinin ziyaret edildiğini anlattı.

CHP Mitingleriyle İlgili İddiayı Reddetti

Mağden, iddianamede şirketi hakkında olumsuz beyanda bulunduğunu söylediği Kabil Taşçıoğlu’nun iddialarına da yanıt verdi.

45 Tasarım’ın CHP’nin şehir dışındaki mitinglerini düzenlediği ve bu organizasyonların ödemelerini İBB’den aldığı yönündeki iddiayı kabul etmedi.

Mağden:

“Hiçbir CHP mitingini yapmadık ve dolayısıyla parasını İBB'den almadık.”

dedi.

Yalnızca Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı turnesinin İzmir ve Antalya ayağında görev yaptıklarını söyleyen Mağden, bu işler için yaklaşık 4 milyon TL harcadıklarını belirtti.

Avans alamadıkları için çalışmayı bıraktıklarını anlatan Mağden, bu faaliyetler karşılığında herhangi bir ödeme almadıklarını savundu.

“Kamu Zararı Oluşturduğumuz İddiasını Reddediyorum”

Mete Mağden, İBB ile çalıştıkları dönem boyunca gerçekleştirilmemiş herhangi bir iş için fatura kesmediklerini savundu.

Fiyatların şişirilmediğini de ileri süren Mağden, yaptıkları işleri fotoğrafladıklarını ve bu kayıtların bir kısmını mahkemeye sunduklarını belirtti.

Savunmasında kendilerine yöneltilen kamu zararı oluşturma iddiasını reddeden Mağden, Emrah Bağdatlı’ya verdiğini söylediği komisyonun da kendi şirket kazancından karşılandığını ileri sürdü.

Örgüt Üyeliği Suçlamasına Yanıt Verdi

Mete Mağden hakkındaki örgüt üyeliği suçlamasını da kabul etmedi.

İddia edilen yapılanmadan haberdar olmadığını söyleyen Mağden:

“Böyle bir örgütten haberim yok. Asıl şemasındaki herkesin yüzde 90'ını zaten tanımıyorum.”

ifadelerini kullandı.

Mağden savunmasını:

“Bu örgüt var ise hiçbir toplantısına, stratejisine dahil olmadım.”

sözleriyle sürdürdü. Hakkındaki suçlamaları reddeden Mağden, mahkemeden beraatine karar verilmesini ve yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.

Gündem Haberleri