414 sanığın yargılandığı davanın 68’inci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde iş insanlarının hak edişleri üzerinden baskı kurulduğunu ve kendi aralarında “sistem” olarak adlandırıldığını öne sürdüğü bir yapı bulunduğunu iddia etti. Aktaş, bu yapının Ekrem İmamoğlu liderliğinde hareket ettiğini ileri sürerken iddialarını desteklediğini savunduğu HTS kayıtları, banka dekontları, dijital materyaller ve uzman görüşlerini mahkeme heyetine sundu. Aktaş’ın Kilyos ve Florya hakkında anlattıkları da duruşmanın dikkat çeken başlıkları arasına girdi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 68’inci duruşması, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi kapsamında 53’ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada Aktaş’ın savunması ve kendisine yöneltilen sorular uzun saatler sürdü.
İBB Davasında Aziz İhsan Aktaş’tan Dikkat Çeken İddialar
İBB Davasında Aziz İhsan Aktaş’tan dikkat çeken iddialar, savunmasının “sistem” olarak nitelendirdiği yapıya ilişkin bölümünde geldi.
Aktaş, İBB ile ticari ilişkisi bulunan bazı şirketlerin yasal hak edişlerinin geciktirildiğini ve ödemelerin iş insanları üzerinde baskı unsuru hâline getirildiğini ileri sürdü.
Aktaş, mahkemede şu iddiada bulundu:
“İlgililerin kendi aralarında ‘sistem’ adını verdikleri bir para toplama düzeni kurulmuştur. Karşıma çıkan bu yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde şekillenmiştir.”
Aktaş ayrıca söz konusu yapılanmanın amaçlarından birinin İmamoğlu’nun siyasi faaliyetlerinin finansmanını sağlamak olduğunu iddia etti.
Bunların Aktaş’ın yargılama kapsamındaki sanık beyanları ve iddiaları olduğu, haklarındaki suçlamaların kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmediği belirtilmeli.
“Hak Edişler Baskı Aracına Dönüştürüldü” İddiası
Aziz İhsan Aktaş, savunmasında özellikle şirketlerin belediyeden alması gereken hak edişlere odaklandı.
Aktaş’ın iddiasına göre şirketlere sözleşmeler kapsamında yapılması gereken ödemelerin geciktirilmesi, bazı taleplerin kabul ettirilmesi amacıyla kullanıldı.
Kendisinin de bu mekanizma nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri süren Aktaş, dosyada benzer yönde başka ifadelerin de bulunduğunu savundu.
Aktaş, İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, İBB İştirakler Danışmanı Ertan Yıldız ve bazı iş insanlarının ifadelerinde de “sistem” olarak nitelendirilen mekanizmaya ilişkin anlatımlar bulunduğunu ileri sürdü.
Dekont ve HTS Kayıtlarını Mahkemeye Sundu
Duruşmanın dikkat çeken anlarından biri Aktaş’ın savunmasında kullandığı belgeler oldu.
Aktaş, mahkeme salonundaki ekran üzerinden HTS baz kayıtları ile banka hareketlerini göstererek iddialarını üç ayrı olay üzerinden anlattı.
Dosyaya banka dekontları, dijital materyaller ve uzman mütalaaları sunduğunu belirten Aktaş, finansal işlemler ile telefon sinyallerinin kendi anlatımını desteklediğini savundu.
Duruşmada öne çıkan ilk iddia 5 milyon TL’lik ödeme talebi oldu.
Özgür Karabat Hakkında 5 Milyon TL İddiası
Aktaş, 2024 yerel seçimlerinden önce dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Özgür Karabat’ın kendisini Esenyurt’taki bir otele çağırdığını ileri sürdü.
Aktaş’ın mahkemedeki iddiasına göre Karabat kendisine, İmamoğlu’nun talimatı bulunduğunu söyleyerek 5 milyon TL talep etti.
Aktaş, paranın verilmemesi durumunda hak edişlerinin ödenmeyeceğinin kendisine bildirildiğini savundu.
Söz konusu parayı bankadan nakit olarak çektiğini öne süren Aktaş, daha sonra İkitelli’de bulunan bir akaryakıt istasyonunda paranın Sırrı Küçük isimli kişiye teslim edildiğini iddia etti.
Aktaş, para çekme işleminin banka dekontları ile olay günü bölgedeki HTS kayıtlarının birbiriyle örtüştüğünü savunarak belgeleri mahkemeye sunduğunu söyledi.
Kilyos’taki Otelde 970 Bin Dolar İddiası
Savunmanın ikinci önemli bölümünde ise 970 bin dolar iddiası gündeme geldi.
Aktaş, İSFALT ve bazı İBB iştirakleri kapsamında gerçekleştirilen işlerden doğan hak edişlerin ödenmesi için kendisinden 970 bin dolar istendiğini ileri sürdü.
Söz konusu miktarın dönemin döviz kuru üzerinden yaklaşık 30 milyon TL’ye karşılık geldiğini belirten Aktaş, ödeme yapmadığı takdirde şirketlerinin nakit akışında ciddi sorun yaşayacağını iddia etti.
Aktaş, banka kredilerinin geri ödenmesinde de problem yaşayabileceği yönünde baskı gördüğünü savundu.
Parayı bir çantaya koyarak Kilyos’taki bir otele bıraktığını ileri süren Aktaş, çantanın daha sonra belediyeyle bağlantılı kişiler tarafından alındığını iddia etti.
Bu anlatım da devam eden yargılama kapsamında Aktaş tarafından ortaya atılmış ve mahkemece değerlendirilecek iddialar arasında bulunuyor.
Florya’daki Toplantıda Ne Konuşuldu?
Duruşmada en fazla dikkat çeken bölümlerden biri Florya’daki Başkanlık Konutunda yapıldığı öne sürülen toplantılara ilişkin anlatımlar oldu.
Aktaş, İETT ve belediyenin farklı birimleriyle çalışan yüklenici şirketlerin hak edişleri üzerinden belirli oranlarda ödeme istendiğini ileri sürdü.
Aktaş’ın iddiasına göre hak edişlerin ödenmesi karşılığında yüzde 10 ile yüzde 12 arasında değişen oranlarda “pay” talep ediliyordu.
Kendi şirketlerinin de bu taleplerle karşı karşıya kaldığını savunan Aktaş, 2020 ile 2024 arasındaki döneme ilişkin oldukça yüksek bir rakam açıkladı.
“84 Milyon 857 Bin TL Ödedik” İddiası
Aziz İhsan Aktaş, kendi şirket grubu üzerinden 2020-2024 yılları arasında toplam 84 milyon 857 bin TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını iddia etti.
Bu ödemelerin ticari bir tercih olmadığını savunan Aktaş, şirketlerinin belediyeden doğan alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla baskı altında kaldığını ileri sürdü.
Savunmasının ilerleyen bölümünde ise hakkındaki rüşvet suçlamasına itiraz etti.
“Rüşvet Değil, İrtikap Mağduruyuz”
Aktaş, savcılık mütalaasında kendisine yöneltilen rüşvet suçlamasının hukuki nitelendirmesine karşı çıktı.
Ödemeleri karşılığında hukuka aykırı bir menfaat elde etmeye çalışmadığını ileri süren Aktaş, aksine şirketlerinin mevcut ticari haklarını korumak amacıyla para vermek zorunda bırakıldığını savundu.
Bu nedenle kendisini rüşvet veren taraf olarak değil, irtikap mağduru olarak değerlendirdiğini ifade etti.
Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında sunduğu delillerin de bu anlatımı desteklediğini ileri sürdü.
Koruma Sayısıyla İlgili Eleştirilere Yanıt Verdi
Aziz İhsan Aktaş’ın savunmasının başında ele aldığı konulardan biri de duruşma salonundaki güvenlik önlemleri oldu.
Yanında bulunan kişilerin kamuoyunda öne sürüldüğü gibi bir “koruma ordusu” olmadığını söyleyen Aktaş, kendisine yönelik bir suikast girişimi planlandığı gerekçesiyle devlet tarafından resmî koruma tahsis edildiğini belirtti.
Aktaş:
“Bu benim için bir ayrıcalık değil, can güvenliğimin sağlanması adına alınan zorunlu bir tedbirdir.”
ifadelerini kullandı.
Diploma Tartışmasına da Yanıt Verdi
Savunmasında kişisel hayatına ilişkin tartışmalara da değinen Aktaş, 1976 yılında Diyarbakır’da doğduğunu söyledi.
Eğitim geçmişine yönelik iddialara da karşı çıkan Aktaş, gerçek bir diplomayla mezun olduğunu ifade etti.
Çapraz sorgu sırasında avukatların diploma konusundaki sorularının devam etmesi üzerine Aktaş, bu tartışmanın dava konusuyla ilgisinin bulunmadığını belirterek bazı sorulara yanıt vermedi.
Beraat Talebinde Bulundu
Savunmasının sonunda hakkındaki suçlamalara ilişkin taleplerini açıklayan Aktaş, sunduğu belgeler ve etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarının değerlendirilmesini istedi.
İhaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin başka süreçlerde beraat yönünde değerlendirmeler bulunduğunu da dile getiren Aktaş, rüşvet suçlamasından beraatini ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etti.
Yaklaşık 15 saat sürdüğü belirtilen duruşmanın ardından taraf avukatlarının beyanları alındı ve mahkeme heyeti yargılamayı sonraki celseye erteledi.
İBB Davasında Bundan Sonra Ne Olacak?
414 sanıklı kapsamlı davada yargılama devam ediyor. Aziz İhsan Aktaş tarafından sunulan HTS kayıtları, banka hareketleri, dekontlar, dijital veriler ve diğer materyallerin delil niteliği ve iddiaları doğrulayıp doğrulamadığı mahkemenin değerlendirmesine tabi olacak.
Aynı şekilde Aktaş’ın Ekrem İmamoğlu, Özgür Karabat ve diğer kişiler hakkında dile getirdiği iddialar da yargılama sürecinde tarafların savunmaları ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilecek.