Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, İran basınında geniş yankı uyandırdı. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’ne bağlı Nournews’te yayımlanan analizde, tarihi üçlü paktın ABD’ye olan güvenlik bağımlılığını azaltacağı ve İsrail’in bölgedeki hesaplarını zora sokacağı vurgulandı.
Nournews: "ABD'ye Güvenlik Bağımlılığı Azalıyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in Mekke’de imzaladığı devrim niteliğindeki "Ortak Savunma Anlaşması", komşu İran’da en çok konuşulan gündem maddelerinden biri haline geldi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin resmi yayın organı konumundaki Nournews, üçlü paktın bölgesel güvenlik denklemine etkilerini mercek altına alan dikkat çekici bir analiz yayımladı.
Analizde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki bu stratejik iş birliğinin, bölge aktörlerinin ABD’ye olan güvenlik bağımlılığını azaltma arzusuyla şekillendiğine işaret edildi. Sürecin daha önce Amman’da Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen dörtlü zirvenin devamı niteliğinde olduğu aktarılırken, stratejik su yollarının güvenliğinin ön plana çıktığı bu yönelimin arkasında Washington’ın güvenilirliğine dair artan şüphelerin yattığı belirtildi.
"İsrail'in Bölgesel Hesapları Bozulacak"
İran merkezli değerlendirmede, kolektif güvenlik anlaşmalarına doğru yaşanan bu kaymanın, ABD’nin Batı Asya’daki etkisinin kademeli olarak zayıfladığını gösterdiği ifade edildi. Bölge ülkelerinin dışa bağımlı kalmak yerine kendi güvenlik mekanizmalarını kurmaya odaklanmasının, dış müdahalelerden bağımsız yeni bir bölgesel düzenin temelini attığı vurgulandı.
Nournews analizinde paktın askeri boyutunun yanı sıra siyasi ve stratejik sonuçlarına da değinildi. Kurulan bu güvenlik şemsiyesinin, İsrail’in Türkiye ve Pakistan başta olmak üzere bölgedeki İslam ülkelerini istikrarsızlaştırmaya yönelik hesaplarını zorlaştıracağı ve planlarını bozabileceği kaydedildi. Herhangi bir ülkeye yönelik doğrudan tehdit içermeyen anlaşma, taraflardan birine yapılacak saldırıyı hepsine yapılmış sayan kolektif caydırıcılık ilkesiyle öne çıkıyor.