Orta Doğu, ABD ve İran arasında son günlerde yeniden alevlenen çatışmalarla bir kez daha sarsılıyor. İran’ın stratejik öneme sahip Buşehr ve Hürmüzgan eyaletlerinden peş peşe gelen saldırı haberleri, bölgedeki dengeleri bir kez daha altüst etti.
Özellikle küresel enerji piyasalarının kilit noktası olan Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan hareketlilik, uluslararası kamuoyunun gözünü bu bölgeye çevirmesine neden oldu. ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, hem askeri hem de stratejik hamlelerle daha karmaşık bir hal alıyor.
İran’ın kritik noktaları füzelerle hedef alındı
İran kaynaklı haberlere göre, Buşehr kentinde dört farklı nokta füze saldırılarına maruz kaldı. Şehrin savunma mekanizmalarının alarma geçtiği saldırı anlarında, Bandar Abbas Limanı’nın batısından gelen beş ayrı patlama sesi, bölge halkı ve güvenlik güçleri arasında paniğe yol açtı.
İran devlet medyasının servis ettiği görüntülerde, özellikle Hürmüzgan eyaletindeki bir çevre koruma karakolu ve yem deposunun hedef alındığı belirtiliyor.
Bu saldırı sonucunda üç sivil hayatını kaybederken, park görevlisi ağır yaralı olarak kurtarıldı. Yaşanan bu sivil kayıplar, İran tarafının vereceği olası yanıtların şiddetini artıracağı endişesini beraberinde getiriyor.
"Hürmüz Boğazı asla düşmanlıkla açılmayacak"
Gerilimin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı’na ilişkin İran’dan net bir mesaj geldi. İran Ordu Sözcüsü Muhammed Akraminia, bölgedeki askeri varlıklarının geri adım atmayacağını vurgulayarak, "Hürmüz Boğazı asla savaş, düşmanlık ve ABD saldırganlığı yoluyla yeniden açılmayacak" şeklinde sert bir çıkış yaptı.
Akraminia’nın, "İran halkının haklarına saygı, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının tek yoludur" ifadesi, Tahran yönetiminin müzakere masasındaki tavrını da özetler nitelikte. Ayrıca, "İslam Devrimi'nin şehit liderinin kanının intikamını almakla yükümlüyüz" vurgusu, bölgede önümüzdeki günlerde daha sert karşılıkların gelebileceğinin habercisi olarak yorumlanıyor.
İsrail’de askeri yığınak: Tahliye süreci neden durduruldu?
Gerilimin askeri yansımaları sadece İran topraklarıyla sınırlı kalmadı. İsrail’in başkenti Tel Aviv’de bulunan Ben Gurion Havalimanı’nda, ABD’ye ait yaklaşık 75 yakıt ikmal ve kargo uçağının tahliyesi, Washington yönetiminin kararıyla aniden durduruldu.
Haziranda başlayan ve bölgedeki tansiyonun düşürülmesi amacıyla yürütülen "geri çekilme" süreci, yaşanan son saldırılarla rafa kalktı. Hatta bölgedeki risk analizleri nedeniyle, gece saatlerinde piste dört yeni Amerikan askeri uçağının daha iniş yaptığı bildirildi.
Havalimanında "uçak" krizi: 50 bin bilet iptal edilebilir
Askeri yığınağın uzaması, İsrail sivil havacılığını da doğrudan vurdu. Ben Gurion Havalimanı yönetimi, ABD askeri uçaklarının işgal ettiği park alanları nedeniyle sivil uçuş trafiğinin felç olma riskiyle karşı karşıya.
Yetkililer, seyahat döneminin en yoğun olduğu temmuz ve ağustos ayları için ciddi bir uyarı yaparak, tahliye süreci başlamazsa yaklaşık 50 bin yolcunun biletinin iptal edilebileceğini duyurdu.