İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'nı sekiz kez vurmasının ardından Tel Aviv yönetiminden Türkiye'nin bölgedeki olası askeri varlığına ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. İsrail Başbakanlık Ofisi, Türk askerlerinin Halep yakınlarındaki bir hava üssüne konuşlanma ihtimalinin “İsrail'in güvenliği açısından tehdit oluşturacağını” savundu. Ankara ve Şam saldırıya tepki gösterirken ABD'den de gerilimin tırmanmasına yönelik uyarı geldi.
İsrail'den Türkiye'yi Doğrudan Hedef Alan Açıklama
Suriye sahasında Türkiye ve İsrail'in askeri faaliyetlerine ilişkin tartışmalar yeni bir boyut kazandı. İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırıların ardından İsrail Başbakanlık Ofisi, Türkiye'nin Suriye'deki olası askeri konuşlanmasına ilişkin açıklama yayımladı.
İsrail tarafı, Şam yönetiminin Türk birliklerinin Halep yakınlarında bulunan bir hava üssüne konuşlanmasına izin vermeye hazırlandığını ileri sürdü.
Tel Aviv yönetimi, böyle bir gelişmenin kendi güvenlik politikaları açısından kabul edilemez olduğunu savundu.
Türk Askerinin Konuşlanmasına İtiraz Ettiler
İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından X üzerinden yayımlanan açıklamada, İsrail ile Suriye arasında güvenlik konularında mevcut durumun korunmasına yönelik bir anlayış bulunduğu iddia edildi.
Açıklamada, “İsrail ve Suriye, güvenlik meselelerinde statükonun korunması konusunda anlaşmıştı. Suriye, Türk birliklerinin Halep yakınlarındaki bir hava üssüne konuşlanmasına izin vererek bu statükoyu ihlal etmenin eşiğine geldi.” ifadelerine yer verildi.
İsrail'in bu iddiasına göre Türk askerinin söz konusu bölgeye konuşlandırılması mevcut askeri dengeyi değiştirebilir.
İsrail'den Şam Yönetimine Uyarı
Tel Aviv yönetimi açıklamasının devamında doğrudan Şam'a seslendi.
“İsrail, böyle bir konuşlanmanın İsrail'in güvenliği açısından tehdit oluşturacağı konusunda Suriye'yi defalarca uyardı.” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, Şam yönetiminin bu uyarıları dikkate almadığı öne sürüldü.
İsrail Başbakanlık Ofisi ayrıca, “İsrail, güvenliğine yönelik tehditlere müsamaha göstermeyecektir ve statükoya geri dönülmesini memnuniyetle karşılayacaktır.” açıklamasını yaptı.
Bu ifadeler, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırıların hemen ardından gelmesi nedeniyle bölgedeki askeri gerilim açısından dikkat çekti.
Ebu Zuhur Hava Üssü Sekiz Kez Vuruldu
Suriye devlet televizyonu El-İhbariye'nin aktardığı bilgilere göre İsrail savaş uçakları 18 Ağustos'ta Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na sekiz hava saldırısı gerçekleştirdi.
Saldırılarda pistlerin ve depolama alanlarının hedef alındığı bildirildi.
Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunduğu belirtilen hava üssünün 2013 yılından bu yana aktif biçimde kullanılmadığı aktarıldı. İlk bilgilere göre saldırılarda can kaybı yaşanmadı.
Türkiye'den İsrail'in Saldırısına Tepki
Ankara, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırısına tepki göstererek Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yaptı.
Türkiye, uluslararası topluma İsrail'in Suriye'deki askeri operasyonları karşısında kararlı tutum sergilenmesi çağrısında bulundu.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani de saldırıya tepki göstererek yaşananları “gerekçesiz bir provokasyon” olarak değerlendirdi.
ABD'den “Gereksiz Tırmanma” Açıklaması
Gerilimin ardından Washington yönetiminden de açıklama geldi.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in operasyonunu “bölgesel istikrara hizmet etmeyen gereksiz bir tırmanma” sözleriyle değerlendirdi.
Barrack'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Türkiye'nin saldırı öncesinde bilgilendirilmediğine yönelik ifadeleri oldu.
ABD'li diplomat, Türkiye'nin İsrail uçaklarının hareketlerini takip ettiğini ve gelişmelerin daha ciddi bir askeri gerilime dönüşme ihtimali bulunduğunu belirtti.
Barrack, “Neyse ki soğukkanlılık durumun daha fazla kötüleşmesini önledi.” dedi.
Türkiye, İsrail ve Suriye İçin Yeni Mekanizma
Yaşanan gelişmelerin ardından ABD'nin Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yeni bir çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştığı belirtildi.
Amaç, özellikle Suriye hava sahasında yaşanabilecek yanlış anlaşılmaların doğrudan askeri karşılaşmaya dönüşmesini engellemek.