İstanbul'da kendilerini MİT görevlisi olarak tanıttıkları ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile bakan yardımcılarıyla bağlantıları bulunduğu izlenimi vererek dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen 3 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Soruşturmada şüphelilerin, cinayet suçundan yargılanan oğlunu dava dosyasından çıkarabileceklerini ileri sürdükleri bir kişiden 100 bin dolar ve 100 bin TL aldıkları tespit edildi. Ankara ve İstanbul'daki 4 adrese gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 3 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgüt Suçlar Soruşturma Bürosu ile İstanbul Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünün yürüttüğü soruşturmada dikkat çeken ayrıntılara ulaşıldı. İddiaya göre şüpheliler, güven kazanabilmek amacıyla kendilerini Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olarak tanıtırken üst düzey kamu görevlileriyle yakın ilişkileri bulunduğu yönünde söylemlerde bulundu.
İstanbul'da Sahte MİT Görevlisi Operasyonu
Soruşturmanın merkezinde Süleyman Solgun, Gökhan Hüseyin Sarıcı ve Abdullah Doğan isimli üç şüpheli bulunuyor.
Başsavcılığın soruşturmasındaki tespitlere göre üç isim, kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtarak karşılarındaki kişiler üzerinde güven oluşturmaya çalıştı. Şüphelilerin bununla da yetinmeyerek devletin üst kademelerinde bağlantıları bulunduğu izlenimi verdiği öne sürüldü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile jandarmanın ortak çalışması sonucunda şüphelilerin kullandıkları yöntem ve gerçekleştirildiği iddia edilen para alışverişine ilişkin bulgulara ulaşıldı.
Akın Gürlek ve Bakan Yardımcılarının İsimlerini Kullandıkları İddiası
Soruşturmadaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, şüphelilerin Adalet Bakanı Akın Gürlek ve bakan yardımcılarının isimlerini kullandıkları iddiası oldu.
Elde edilen bulgulara göre şüpheliler, Adalet Bakanı ve bakan yardımcılarıyla ilişkilerinin bulunduğunu ileri sürerek adli süreçlerde etkili olabilecekleri yönünde izlenim oluşturmaya çalıştı.
Şüphelilerin söz konusu kamu görevlileriyle gerçekten bir bağlantıları bulunduğuna ilişkin değil, böyle bir bağlantı varmış gibi hareket ederek güven sağlamaya çalıştıklarına ilişkin iddialar soruşturmanın konusunu oluşturuyor.
“Oğlunu Dava Dosyasından Çıkarırız” Vaadi
Şüphelilerin hedef aldığı belirtilen kişilerden birinin Halil İbrahim Çubuk olduğu kaydedildi.
Soruşturmadaki tespitlere göre şüpheliler, Çubuk'un cinayet suçundan yargılanması devam eden oğlunun hukuki durumunu değiştirebileceklerini öne sürdü.
İddiaya göre üç şüpheli, bağlantılarını kullanabilecekleri izlenimi oluşturarak cinayet suçundan yargılanan kişiyi dava dosyasından “çıkartabileceklerini” söyledi.
Bu vaadin ardından taraflar arasında yüksek miktarda para alışverişi gerçekleştiği tespit edildi.
100 Bin Dolar ve 100 Bin TL Aldıkları Tespit Edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, söz konusu vaat karşılığında müştekiden 100 bin ABD doları ile ayrıca 100 bin TL alındığı belirlendi.
Bu tespit, dosyanın en önemli unsurlarından birini oluşturdu.
Şüphelilerin kendilerini kamu görevlisi gibi tanıtarak ve üst düzey devlet yetkilileriyle bağlantıları olduğu izlenimi vererek para temin ettikleri iddiası üzerine soruşturma genişletildi.
Dosyada “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamaları üzerinde durulduğu bildirildi.
Güven Sağlamak İçin MİT İsmini Kullandıkları Öne Sürüldü
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde üç şüphelinin kullandığı iddia edilen yöntemin ayrıntıları da ortaya çıktı.
Şüphelilerin karşılarındaki kişilerin güvenini kazanabilmek amacıyla kendilerini MİT personeli olarak tanıttıkları, ardından üst düzey kamu görevlileriyle bağlantıları bulunduğunu ileri sürdükleri belirlendi.
Bu yöntemle mağdurlara adli veya bürokratik süreçler üzerinde etkili olabilecekleri izlenimi verildiği iddia edildi.
Soruşturma makamları, şüphelilerin söz konusu yöntemi yalnızca mevcut müştekiye karşı mı kullandığını, yoksa aynı yöntemle başka kişilere de ulaşıp ulaşmadığını araştırıyor.
Ankara ve İstanbul'da 4 Adrese Baskın
Soruşturmadaki bulguların ardından şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon kararı verildi.
Savcılığın talimatıyla 14 Ağustos 2026 Cuma günü Ankara ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Operasyon kapsamında Ankara'da 3, İstanbul'da 1 olmak üzere toplam 4 adres ekiplerin hedefindeydi.
Belirlenen adreslere yapılan operasyonların ardından Süleyman Solgun, Gökhan Hüseyin Sarıcı ve Abdullah Doğan gözaltına alındı.
Şüpheliler hakkındaki adli işlemler soruşturma kapsamında devam ediyor.
Soruşturma İki Suçlama Üzerinden Derinleştirildi
Savcılığın soruşturmayı yalnızca gerçekleştirildiği öne sürülen tek bir dolandırıcılık eylemiyle sınırlı tutmadığı bildirildi.
Elde edilen bulguların ardından soruşturmanın “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçları kapsamında derinleştirildiği belirtildi.
Başsavcılık, üç şüphelinin aralarındaki ilişkiyi, iddia edilen eylemlerdeki rollerini ve para trafiğini ayrıntılı olarak incelemeyi sürdürüyor.
Başka Mağdurların Olup Olmadığı Araştırılıyor
Operasyon sonrasında soruşturmanın dikkat çekici bir başka boyutu daha ortaya çıktı. Savcılık, şüphelilerin aynı veya benzer yöntemlerle başka kişileri de mağdur etmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Bu kapsamda şüphelilerin geçmişte gerçekleştirdiği temasların ve olası başka para hareketlerinin de soruşturmanın kapsamına girmesi bekleniyor.
Aynı zamanda Adalet Bakanı Akın Gürlek ve bakan yardımcıları başta olmak üzere kamu görevlilerinin isimlerinin başka dolandırıcılık girişimlerinde kullanılıp kullanılmadığı da araştırılıyor.
Dolayısıyla soruşturmanın kapsamı, mevcut dosyada tespit edilen 100 bin dolar ve 100 bin TL'lik ödeme iddiasının ötesine genişleyebilir.
Operasyonda Üç Şüpheli Gözaltına Alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgüt Suçlar Soruşturma Bürosu ile İstanbul Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünün yürüttüğü soruşturmada gelinen aşamada üç şüpheli gözaltında bulunuyor.
Dosyada şimdi gözler şüphelilere yönelik adli işlemlerden çıkacak sonuçlara çevrildi. Başsavcılığın bir yandan mevcut iddialara ilişkin delilleri değerlendirirken diğer yandan başka mağdurların bulunup bulunmadığını araştırmayı sürdürdüğü bildirildi.