Kripto Fenomenleri İçin Kritik Uyarı! “Reklamdır” Demek Yetmiyor, Hapis Cezası Gündeme Gelebilir

Sosyal medyadaki manipülatif borsa paylaşımlarına yönelik incelemelerde 246 hesap mercek altına alınırken 111 X hesabına erişim engeli getirildi, 75 paylaşım kaldırıldı.

Sosyal medyadaki manipülatif borsa paylaşımlarına yönelik incelemelerde 246 hesap mercek altına alınırken 111 X hesabına erişim engeli getirildi, 75 paylaşım kaldırıldı. Kripto varlık hukuku alanında çalışan Avukat Ahmet Karaca ise izinsiz kripto platformlarını tanıtan sosyal medya fenomenlerinin, olayın koşullarına göre hapis ve adli para cezalarının yanı sıra 10 milyon 837 bin 65 liraya ulaşabilen idari para cezaları ve tazminat talepleriyle karşılaşabileceğini söyledi.

Sosyal Medyada Borsa ve Kripto İçin Yeni Dönem! 111 Hesaba Engel, Fenomenlere 10,8 Milyon Liraya Varan Ceza Riski

Sosyal medyada borsa ve kripto varlıklar üzerinden yapılan paylaşımların hukuki boyutu yeniden gündemde. Manipülatif borsa içeriklerine yönelik yürütülen çalışmalar sonucunda 111 X hesabına erişim engeli getirilirken, gözler bu kez izinsiz kripto varlık platformlarının tanıtımını yapan sosyal medya fenomenlerine çevrildi.

Kripto varlık hukuku alanında çalışan Avukat Ahmet Karaca, izinsiz platformların tanıtımını yapan kişilerin sorumluluğunun tek bir mevzuatla sınırlı olmadığını belirtti. Karaca’ya göre sermaye piyasası mevzuatından tüketici hukukuna, genel ceza hukukundan haksız rekabet hükümlerine kadar farklı düzenlemeler somut olayın özelliklerine göre devreye girebilir.

Karaca ayrıca “Reklamdır” ve “Yatırım tavsiyesi değildir” şeklindeki ifadelerin tek başına hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını vurguladı.

246 Hesap İncelemeye Alındı

İletişim Başkanlığı koordinesinde 19 Eylül’de yürütülen çalışmalar kapsamında sosyal medyadaki manipülatif borsa paylaşımları incelendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18 Eylül’de resen başlatılan soruşturma kapsamında toplam 246 hesap incelemeye alındı.

İncelemelerin Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütüldüğü bildirildi.

111 X Hesabına Erişim Engeli Getirildi

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği aracılığıyla alınan karar kapsamında incelenen hesaplardan 111’ine erişim engeli uygulandı.

Ayrıca spekülatif içerik gerekçesiyle 75 paylaşımın kaldırıldığı belirtildi.

Erişim engeli uygulanan hesaplar arasında geçmişte kripto varlıklara ilişkin paylaşımları ve bazı kripto para platformlarıyla yaptığı iş birlikleriyle bilinen Ayhan Kayan’ın X hesabının da bulunduğu aktarıldı.

Ahmet Karaca: “Bu Yalnızca Başlangıç”

Avukat Ahmet Karaca, sosyal medyadaki gelişmeleri borsa tarafındaki fonlarla ilgili süreçle birlikte değerlendirdi.

Karaca, 131 farklı fonun tasfiyeye alındığını, çok sayıda fon yöneticisi hakkında gözaltı ve tutuklama işlemleri uygulandığını ve bazı kişilerin mal varlıklarına tedbir konulduğunu hatırlattı.

Benzer hukuki süreçlerin kripto varlık sektöründe de gündeme gelebileceğini belirten Karaca, mevcut mevzuatın yaptırımlar açısından daha belirgin bir çerçeve oluşturduğunu savundu.

“Hukuki Altyapısı Artık Oldukça Net”

Karaca, hukuka aykırı şekilde faaliyet gösteren kişi ve yapıların ilerleyen süreçte daha ağır yaptırımlarla karşılaşabileceği görüşünü dile getirdi.

Karaca, “Sektörü istikrarsızlaştıran, yatırımcıların zararına hareket eden ve başkalarının kayıpları üzerinden haksız menfaat sağlayan kişi ve yapıların zamanla daha ciddi idari, mali ve cezai yaptırımlarla karşılaşması kaçınılmaz olacaktır. Bunun hukuki altyapısı artık oldukça net” dedi.

Hukuka ve etik kurallara uygun hareket eden kişi ve şirketlerin ise bu değerlendirmelerden ayrı tutulması gerektiğini belirtti.

Kripto Fenomenleri İçin Hangi Riskler Bulunuyor?

Karaca, kripto varlık alanının “gri alan” olduğu düşüncesiyle hareket edilmesinin kişileri hukuki sorumluluktan otomatik olarak korumayacağını ifade etti.

Bu konuda, “'Kripto hukuken gri alandır' düşüncesiyle hareket ederek takipçilerinden haksız menfaat sağlayan veya mevzuatı açıkça ihlal eden kişiler açısından uzun vadede tablo farklı olacaktır. Ceza soruşturmaları, erişim engelleri, hapis cezaları, mal varlığına el koyma tedbirleri ve ağır hukuki yaptırımlar gündeme gelebilir.” ifadelerini kullandı.

Karaca’ya göre izinsiz kripto platformlarının tanıtımında fenomenler açısından dört farklı hukuki sorumluluk alanı söz konusu olabiliyor.

İlk Başlık Sermaye Piyasası Mevzuatı

Karaca’nın değerlendirmesine göre ilk alan sermaye piyasası mevzuatından oluşuyor.

2 Temmuz 2024’te yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen 99/A maddesi kapsamında, yurt dışında yerleşik bir platformun Türkiye’deki kişiler aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyeti yürütmesi de izinsiz faaliyet değerlendirmesine konu olabiliyor.

Bu noktada platform adına tanıtım yapan sosyal medya fenomeninin rolü de önem kazanıyor.

3 Yıldan 5 Yıla Kadar Hapis Gündeme Gelebilir

Karaca, ilgili mevzuat kapsamında fenomenin yalnızca reklam içeriği paylaşan kişi olarak değerlendirilmediğini belirtti.

Karaca, “Fenomen burada yalnızca reklam yapan biri değil, platformun faaliyetinin izinsiz sayılmasını sağlayan unsurun kendisi haline geliyor. Cezai karşılığı Kanun'un 109/A maddesinde yer alıyor. Üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası söz konusu” ifadelerini kullandı.

Bu yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağı ise somut olayın özellikleri ve ilgili hukuki değerlendirmeler doğrultusunda belirleniyor.

İdari Para Cezası 10,8 Milyon Liraya Ulaşabiliyor

İkinci sorumluluk alanını tüketici ve reklam mevzuatı oluşturuyor.

Karaca’nın aktardığına göre 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’ne eklenen 23/A maddesi, sosyal medya etkileyicisi tanımını takipçi sayısından bağımsız hâle getirdi.

Karaca, 2026 yılında internet üzerinden gerçekleştirilen ihlaller açısından uygulanabilecek idari para cezalarının 1 milyon 83 bin 706 lira ile 10 milyon 837 bin 65 lira arasında değiştiğini söyledi.

Takipçi Sayısı Belirleyici Olmaktan Çıktı

Yeni düzenlemenin dikkat çeken noktalarından biri sosyal medya etkileyicisinin tanımlanma biçimi oldu.

Karaca, değişiklik sonrasında sosyal medya etkileyicisi kabul edilmek için belirli bir takipçi sayısının temel ölçüt olmaktan çıktığını belirtti.

Karaca’ya göre düzenleme, daha önce idari yargıda öne sürülen kılavuzun kanuni dayanağına ilişkin bazı savunmalar açısından da yeni bir hukuki çerçeve oluşturdu.

Dolandırıcılık Suçu da Gündeme Gelebilir

Üçüncü sorumluluk alanı ise genel ceza hukuku.

Karaca, bir platformun başlangıçtan itibaren insanlardan para toplamak amacıyla oluşturulduğunun tespit edilmesi durumunda konunun dolandırıcılık suçuna kadar uzanabileceğini söyledi.

Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması gibi unsurların bulunması hâlinde ise nitelikli durumların ayrıca değerlendirilebileceğini belirtti.

İzinli Rakip Platformlar da Hukuki Yola Başvurabilir

Dördüncü alanı haksız rekabet hükümleri oluşturuyor.

Karaca’nın değerlendirmesine göre hukuki yollara başvurma hakkı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı olmayabilir.

Türkiye’de gerekli izinler kapsamında faaliyet gösteren rakip platformların da belirli koşulların oluşması durumunda hukuki yollara başvurabileceği ifade edildi.

“Bilmiyordum” Savunması Her Durumda Yeterli Değil

İzinsiz platformların tanıtımında en fazla gündeme gelen konulardan biri, fenomenin platformun Türkiye’de izinli olmadığını bilmediğini söylemesi.

Karaca, platformların izin durumlarının kamuya açık ve ücretsiz kaynaklardan kontrol edilebildiğine dikkat çekti.

Karaca, “Ticari faaliyet yürüten bir fenomen açısından kolaylıkla ulaşılabilecek bir bilginin hiç araştırılmamış olması, idari yaptırımlar bakımından her zaman koruma sağlamaz. Ceza sorumluluğunda ise kast ayrıca değerlendirilir. Mahkemeler kastı yalnızca kişinin beyanına göre değil, somut olayın şartlarına göre değerlendirir” dedi.

Garantili Getiri Vaadi Değerlendirmede Önem Taşıyor

Bir kişinin cezai sorumluluğu açısından her olayın kendi koşullarına göre incelenmesi gerekiyor.

Karaca, garantili getiri vaatleri, platformun herhangi bir düzenleyici kurum nezdinde kayıtlı olmaması, ekibin anonim olması veya kullanıcı şikâyetlerine rağmen tanıtım faaliyetlerinin sürdürülmesi gibi durumların değerlendirmede önem taşıyabileceğini söyledi.

Bu tür unsurların bulunması hâlinde “bilmiyordum” şeklindeki savunmanın zayıflayabileceğini ifade etti.

Referans Linkleri Delil Olarak Kullanılabilir

Sosyal medya fenomenlerinin paylaşımlarında kullandığı referans bağlantıları ve promosyon kodları da hukuki değerlendirme açısından önem taşıyor.

Karaca, “Referans linki, içeriğin reklam niteliğinin ve fenomen ile platform arasındaki menfaat ilişkisinin ortaya konulmasını kolaylaştırıyor. Aynı zamanda elde edilen kazancın tespitinde, kişinin rolünün değerlendirilmesinde ve olası tazminat davalarında illiyet bağının kurulmasında önemli bir delil haline gelebiliyor” dedi.

İzinsiz platformlar adına yürütülen referans kampanyalarının birden fazla mevzuat kapsamında incelenebileceğini de belirtti.

“Reklamdır” Yazmak Tek Başına Yeterli Değil

Sosyal medya reklamlarında sık kullanılan ifadelerden biri “Reklamdır” ibaresi. Ancak Karaca, bu ifadenin reklamı otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmediğini belirtti.

Karaca, “'Reklamdır' ibaresi, içeriğin ticari niteliğini kullanıcıya açıklamaya yarar; reklamın hukuka uygun veya içerikteki iddiaların doğru olduğunu garanti etmez. 'Yatırım tavsiyesi değildir' ifadesi de tek başına kişiyi hukuki sorumluluktan kurtaran bir düzenleme değildir.” ifadelerini kullandı.

Karaca ayrıca Danıştay 13. Dairesinin 18 Mart 2024 tarihli bir kararını örnek göstererek benzer uyarı ifadelerinin bulunduğu bir olayda uygulanan idari para cezasının yargı sürecinde geçerliliğini koruduğunu aktardı.

Fenomenler Tazminat Talebiyle de Karşılaşabilir

İzinsiz bir kripto platformunun tanıtımının ardından kullanıcıların maddi kayıp yaşaması durumunda konu yalnızca idari veya cezai süreçlerle sınırlı kalmayabilir.

Karaca, gerekli hukuki şartların oluşması hâlinde fenomen, platform ve reklam sürecine katılan ajansların tazminat sorumluluğunun da gündeme gelebileceğini belirtti.

Bu noktada müteselsil sorumluluk hükümlerinin önem taşıyabileceğini ifade etti.

“En Ulaşılabilir Muhataplardan Biri Fenomen Olabilir”

Platformun yurt dışında faaliyet göstermesi, olası tazminat süreçlerinde farklı bir tablo ortaya çıkarabiliyor.

Karaca, “Özellikle platformun yurt dışında bulunması halinde, zarar gören kullanıcı açısından Türkiye'de tahsilat yapılabilecek en ulaşılabilir muhataplardan biri fenomen olabilir” dedi.

Böylece fenomenlerin yaptıkları tanıtımların yalnızca reklam paylaşımı olarak değil, somut olayın şartlarına bağlı olarak farklı hukuki sorumluluklar açısından da incelenebileceğini belirtti.

Bakırköy’de de Soruşturma Başlatıldı

Sosyal medyadaki yatırım paylaşımlarına ilişkin bir başka süreç de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun bu ayın ortasında sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını ve yatırımcıların kararlarını etkilemeye yönelik yanıltıcı sosyal medya paylaşımları hakkında soruşturma başlattığı bildirildi.

Soruşturmanın ilk aşamasında 6 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildiği, 11 hesap sahibinin kimliğinin belirlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiği aktarıldı.

Gözaltına alınan kişiler hakkında ise yurt dışına çıkış yasağını içeren adli kontrol kararı verildiği belirtildi.

Sosyal Medyadaki Finans Paylaşımları Mercek Altında

111 X hesabına getirilen erişim engeli ve farklı savcılıklar tarafından yürütülen soruşturmalar, sosyal medyadaki borsa ve yatırım içeriklerini yeniden gündeme taşıdı.

Kripto varlık alanında ise Karaca’nın değerlendirmesine göre izinsiz platformların tanıtımı, referans bağlantıları, promosyon kodları ve ticari iş birlikleri farklı mevzuat hükümleri açısından hukuki sonuç doğurabiliyor.

Gündem Haberleri