Mehmet Uçum, cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin 2028 yılının mart veya nisan ayında yapılmasının büyük ölçüde netleştiğini söyledi. Seçim takvimine ilişkin değerlendirmesinde “Seçimlere 18 ay kaldı” ifadesini kullandı.
Uçum'un açıklaması, seçimlerin mevcut takvimden daha erken bir tarihe alınabileceğine işaret ediyor. Ancak mart veya nisan ayları için henüz resmî bir seçim tarihi ilan edilmiş değil. Seçimlerin yenilenmesi, Anayasa'nın 116. maddesinde düzenlenen usullere göre alınacak kararla mümkün olabiliyor.
Yeni anayasa için 2028 sonrası işaret edildi
Uçum, yeni anayasa çalışmalarında 1 Ekim 2026 tarihinin başlangıç olarak kabul edilebileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM'nin açılışında yaptığı yeni anayasa çağrısını hatırlatan Uçum, mevcut yasama döneminde temel ilkelerin ve anayasal yaklaşımın tartışılabileceğini söyledi.
Yeni anayasanın hazırlanması için 2028 seçimlerinden sonra oluşacak 29. Yasama Dönemi'ni işaret etti. Uçum'a göre anayasa çalışmalarının yalnızca siyasi partilerin beklentilerine değil, toplumun ihtiyaçlarına dayanması gerekiyor.
Yeni anayasa referanduma sunulacak mı?
Mehmet Uçum, yeni anayasa hazırlanmasıyla mevcut anayasanın değiştirilmesinin aynı süreçler olmadığını savundu.
Mevcut anayasa değişikliği usullerini hatırlatan Uçum, yeni anayasanın geniş bir milletvekili çoğunluğuyla kabul edilse bile halkın onayına sunulması gerektiğini ifade etti.
“İsterse 550-600 vekil kabul etsin, referandumsuz yürürlüğe sokulamaz yeni anayasa.”
Uçum'un bu yaklaşımı, yeni anayasanın meşruiyetinin doğrudan halkoylamasıyla sağlanması gerektiği yönündeki hukuki görüşünü yansıtıyor.
Cumhurbaşkanlığı sistemi değişecek mi?
Yeni anayasa tartışmalarındaki önemli başlıklardan biri de hükümet sistemi olacak. Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin geliştirilerek sürdürülmesini isteyen siyasi partilerle parlamenter sisteme dönüşü savunan partiler arasında görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.
Yarı başkanlık modelinin de tartışıldığını hatırlatan Uçum, geniş bir anayasa uzlaşması için öncelikle hükümet modeli konusunda ortak yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Hukuk Politikaları Kurulunun doğrudan anayasa taslağı hazırlama görevi bulunmadığını, çalışmaların fikrî ve hukuki katkı düzeyinde sürdürüldüğünü aktardı.
Terörsüz Türkiye sürecinde 2027 hedefi
Uçum, Terörsüz Türkiye sürecinde yıl sonuna kadar önemli bir aşamaya geçilebileceğini söyledi. Meclis'te kabul edilen yasal düzenlemenin ardından oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulunun çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Milli Güvenlik Kurulu kararının 2026 bitmeden ilan edilmesini kuvvetle muhtemel gördüğünü ifade eden Uçum, 2027 yılının ilk yarısı tamamlanmadan uygulamaya ilişkin önemli adımların atılabileceğini değerlendirdi.
Bu tarihler kesinleşmiş kararlar değil, Uçum'un sürecin ilerleyişine ilişkin beklentileri olarak öne çıkıyor.
Abdullah Öcalan'ın statüsü değişecek mi?
Abdullah Öcalan'ın Terörsüz Türkiye sürecindeki olası rolüne ilişkin soruları da yanıtlayan Uçum, hükümlülük statüsünün değişmeyeceğini söyledi.
Öcalan'ın süreç kapsamında belirli görevler üstlenmesi ihtimalinin infazın askıya alınması anlamına gelmeyeceğini belirten Uçum, gerekli çalışma koşullarının oluşturulmasının da ayrıcalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Açık görüşün ilerleyen aşamalarda mümkün olabileceğini ifade etti. Bununla birlikte Öcalan'ın hukuki statüsünde kesinleşmiş yeni bir değişiklik duyurulmadı.
Ceza infaz düzenlemesinde son durum
Cezaevlerindeki yoğunluk ve infaz hukukundaki farklı uygulamalar da toplantıda ele alındı. Uçum, infaz sisteminin yeniden değerlendirilmesine yönelik çalışmalar bulunduğunu ancak düzenlemenin kapsamının henüz kesinleşmediğini belirtti.
Yeni infaz rejiminde mağdurların haklarıyla hükümlülerin durumunun birlikte gözetilmesi gerektiğini söyledi.
İnfaz düzenlemesinin kimleri kapsayacağı, hangi suçlarda farklı uygulamalar getirileceği ve ne zaman yasalaşacağı konusunda kesinleşmiş bir takvim açıklanmadı.
Yeni Türk İş Kanunu için hazırlıklar sona yaklaştı
Çalışma hayatına ilişkin en önemli açıklamalardan biri yeni Türk İş Kanunu hazırlıkları oldu. Uçum, farklı kanunlara dağılmış iş hukuku hükümlerinin daha bütünlüklü bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını söyledi.
Basın İş Kanunu, Deniz İş Kanunu ve Borçlar Kanunu dahil yaklaşık 40 farklı mevzuatta çalışma hayatına ilişkin hükümler bulunduğunu hatırlattı. Yeni düzenlemenin çalışma süreleri, fazla mesai ve işe iade gibi alanlardaki farklılıkları gidermeyi hedeflediğini belirtti.
Uçum, çalışanların kazanılmış haklarının korunacağını ve dijital medya çalışanlarının da yeni düzenlemenin kapsamında değerlendirileceğini ifade etti.
Türk İş Kanunu hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığını söyleyen Uçum, yıl sonuna kadar yeni gelişmeler yaşanabileceğini bildirdi.
Halk TV soruşturmaları ve ana muhalefet açıklaması
Mehmet Uçum, Halk TV'ye ilişkin soruşturmalar hakkında yöneltilen soruyu da yanıtladı. Soruşturmanın bir şüphe üzerine başlatıldığını, bunun suçun işlendiğinin kesinleştiği anlamına gelmediğini ifade etti.
Ana muhalefetin yeni anayasa sürecine yaklaşımına ilişkin soruda ise anayasa tartışmalarının günlük siyasi anlaşmazlıklardan ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Uçum, yeni anayasa ve çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerin yanında suçlarla mücadele alanında yeni hukuk politikalarının geliştirilmeye devam edeceğini belirtti.