Bu sene yağışlarının olmaması nedeni ile kuraklığın yaşanabileceği hakkında pek çok uzman tarafından sık sık uyarılar yapılmaya başlandı. Bu uyarıların yapılmasının ardından konuya ilişkin merak edilenler de yine artmaya başladı. Kuraklığın pek çok kötü etkilerinin olmasının ardından tarım ve içme suyu gibi tehlikelerin ortaya çıkmasına neden olabileceği ifade edilmişti. Yapılan yeni açıklama ile birlikte de bu kuraklığın tüm bunların yanı sıra arıların yaşamanı de tehdit altına attığı öğrenildi.
İnsanlığın ve dünyanın döngüsünü devam ettirmesi için arıların yaşamı için oldukça büyük bir öneme sahip olan arıların da kuraklık nedeni ile kayıpların ortaya çıkabileceği ifade edilirken, özellikle de Marmara bölgesinde kayıpların daha da büyüdüğü öğrenildi.
KAYIP SAYISI YÜZDE 40'A ULAŞTI!
Gelen bilgiler doğrultusunda arıların yaşamlarının tehdit altında olduğu öğrenilirken konuya ilişkin Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Harun Baytekin önemli açıklamalarda bulundu. Yaptığı bu açıklamalarda arılarda görülen kayıp sayısının yüzde 40'a ulaştığı ifade edildi.
Bal veriminin de düştüğü konusu hakkında "Yeterli bal verimi anlamında düşündüğümüz zaman geçmiş yıllardaki performanstan çok uzaktayız. Çanakkale'de arı kolonisi kayıpları yüzde 40'lara yaklaştı. Türkiye kovan varlığı açısından gerçekten çok zengin. 8 milyonun üzerinde koloni varlığımız var. Ancak performansa baktığımız zaman bal verimi yönünden dünya ortalamasının altındayız. Modern kovanlarla arıcılık yapıyoruz ama flora desteklemiyor. Floranın desteklememesi de doğrudan doğruya yağışa, kuraklığa bağlı. Kurak geçen yıllarda çiçekli bitkiler, yeterli polen ve nektar veremeyince arılar da beslenemiyor. Kritik dönemlerde arılara besleme yapmak zorunda kalıyoruz. Arıcılığın maliyetleri de artmaya başlarken, buna karşılık aldığımız verim de düşmeye başladı" şeklinde konuştu.
8. KEZ KURAKLIK YAŞANIYOR!
Bu zamana kadar Marmara bölgesinde 7 kez kuraklık görüldüğünü ifade eden Baytekin, bu sene de yaşanan durumun da kuraklık olduğunu, "Bu sene 8'incisini yaşıyoruz. 2021 sonbaharı kurak geçmişti. Geçtiğimiz yaz ortalarına doğru yağan yağışlar, bu kuraklığın etkisini bir derece bitkisel üretimde azalttı. Ancak arılar için çok faydası olmadı. Çünkü ılıman geçen kış şartları, kurak geçen sonbahar ve ilkbaharda gelişmeyen çiçekli bitkiler, yeterli nektar ve polen veremeyince arılar, bahara çıktığı gibi kaldı. Bu nedenle de yaz ortasına doğru da ciddi bir koloni nüfusunda çöküş yaşadık. Çoğaltmak için oluşturduğumuz yeni kolonilerin ise hemen hemen hepsi yaz sonuna doğru ölmeye başladı. 100 kovanı olan 60 kovana kadar düşerek kışa girdi. 2022 yılı sonbaharı da çok kurak geçti. Ağustos sonunda yağan yağmurlardan sonra aralık ayının 10-15'ine kadar herhangi bir yağış kaydedilmedi. Çeşmeler kurudu, göl ve göletlerde neredeyse su kalmadı. Bu yıl da kuraklığın ciddi şekilde zararlarını göreceğiz gibi görünüyor" şeklindeki ifadeler ile açıkladı.
ÖNERİLERDE BULUNDU!
Arıcılık ile ilgilenen kişiler için de önerilerde bulunan Baytekin, özellikle de sık sık hava durumunun takip edilmesi gerektiğinden bahsetti. 45 günlük hava durumunun takip edilmesinin hemen ardından besleme yapmanın arıların yaşamlarını sürdürebilmesi için de önemli olduğunu ifade etti.