Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile bir araya geldi. Dosyaya ilişkin yürütülen soruşturma hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulunan Gürlek, olayın bir cinayet olduğu yönünde ciddi şüphe ve bağlantıların bulunduğunu belirterek, “Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu” dedi. Gürlek, soruşturma kapsamında 21 kişinin tutuklu olduğunu ve operasyonların devam edeceğini açıkladı.
Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında Yıllar Sonra Kritik Gelişme
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter olayı sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul etti.
Görüşmede Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ile oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu yer aldı.
Dosyada yürütülen son çalışmalara ilişkin aileye bilgi veren Gürlek, Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının olayla ilgili ayrıntılı incelemeler gerçekleştirdiğini söyledi.
Yazıcıoğlu’nun Türkiye açısından önemli bir siyasi isim olduğunu belirten Gürlek, olayın başlangıçta kamuoyuna helikopter kazası olarak yansıdığını, ancak yürütülen çalışmalar sonucunda farklı şüphelerin ortaya çıktığını ifade etti.
“Bu İşin Bir Kaza Olmadığı Dikkatimizi Çekti”
Bakan Gürlek’in açıklamalarında en fazla dikkat çeken nokta, olayın niteliğine ilişkin değerlendirmeleri oldu.
Teknik ekiplerin dosyayı yeniden incelediğini anlatan Gürlek, elde edilen bulguların olayın bir kazadan daha fazlası olabileceğine yönelik şüpheleri güçlendirdiğini söyledi.
Gürlek, soruşturmanın FETÖ bağlantıları üzerinde yoğunlaştığını belirterek Yazıcıoğlu’nun belirli bir kesimin hedefi haline geldiği yönünde değerlendirmelerde bulundu.
2007-2010 yılları arasındaki gelişmelere dikkat çeken Bakan Gürlek, Hrant Dink cinayetini de hatırlatarak FETÖ’nün söz konusu dönemde giderek güç kazandığını ifade etti.
Gürlek, Yazıcıoğlu’nun 2009’da örgütün hedefi haline geldiğine ve olayın örgütsel bir eylem olabileceğine ilişkin “çok derin bağlantılar” bulunduğunu söyledi.
Dosyada 21 Kişi Tutuklu
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasındaki güncel duruma ilişkin rakam da Bakan Gürlek tarafından açıklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma için özel bir ekip oluşturduğunu belirten Gürlek, ilk operasyonun gerçekleştirildiğini ve mevcut durumda dosya kapsamında 21 kişinin tutuklu bulunduğunu söyledi.
Tutuklanan kişilerin ağırlıklı olarak asker kökenli olduğunu ifade eden Gürlek, soruşturmanın mevcut operasyonla sınırlı kalmayacağının mesajını verdi.
“Bu operasyonların mutlaka devamı gelecek” diyen Gürlek, dosyanın bütün bağlantıları ortaya çıkarılıncaya kadar çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.
Kaza Kırım Ekibi ve İlk Askerî Ekip İnceleniyor
Soruşturmanın yalnızca olay anıyla sınırlı tutulmadığı, helikopterin düşmesinden sonra bölgeye ulaşan ekiplerin faaliyetlerinin de incelendiği açıklandı.
Bakan Gürlek, olaya ilk müdahale eden kaza kırım ekibi ile bölgeye gelen ilk askerî ekibin araştırıldığını belirtti.
Dosyadaki kritik başlıklardan bir diğerinin ise haberleşme ve uçuş verileri olduğu ifade edildi.
Gürlek, HTS kayıtları ile o tarihteki uçuş radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini söyledi. Söz konusu kayıtların kimlerin kimlerle iletişim kurduğunun ve olayın örgütsel bağlantılarının araştırılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Adil Öksüz Bağlantısına Dikkat Çekti
Akın Gürlek’in açıklamalarında Adil Öksüz hakkında dile getirdiği ayrıntılar da öne çıktı.
Bakan Gürlek, helikopter pilotu ve pilotun eşi üzerinden bazı örgütsel bağlantılara ulaşıldığını belirterek pilotun olay günü örgütün mahrem yapılanmasındaki kişilerle telefon irtibatlarının bulunduğunu söyledi.
Pilotun daha önce Adil Öksüz ile telefon görüşmeleri ve toplantılarının bulunduğunu öne süren Gürlek, Öksüz’ün olay döneminde Türkiye’ye gelişiyle ilgili hareketlerin de soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
Pilotun eşinin Adil Öksüz’ün evinde parmak izinin bulunduğunu da belirten Gürlek, tüm bu unsurların ayrı ayrı incelendiğini aktardı.
Bakan Gürlek’in dile getirdiği bu hususlar, devam eden soruşturma kapsamında ortaya konulan iddia ve tespitler niteliğinde bulunuyor.
Helikopterdeki Kara Kutu Detayı Gündemde
Soruşturmadaki bir diğer çarpıcı başlık ise helikopterin düşmesinden sonra olay yerine ulaşan askerî personel hakkında oldu.
Gürlek, olayın hemen ardından bölgeye giden ve helikopterin kara kutusunu söken ekipteki iki askerî personelin, daha sonra 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te bulunduğu yere giden ekipte yer aldığının belirlendiğini söyledi.
Bu bağlantıları büyük tablonun parçaları olarak değerlendiren Gürlek, soruşturmanın FETÖ’nün örgütsel yapılanmasına doğru ilerlediğini ifade etti.
Helikopterin Üzerinden Geçen Uçak da Araştırılıyor
Dosyada araştırılan detaylardan birinin de olay sırasında helikopterin üzerinden geçtiği belirtilen uçak olduğu açıklandı.
Bakan Gürlek, söz konusu uçağın pilotunun olaydan önce FETÖ’nün sözde TSK imamı Adil Öksüz ve sözde Hava Kuvvetleri imamı Kemal Batmaz ile görüştüğünün tespit edildiğini belirtti.
Gürlek’e göre bu görüşmeler de olayın örgütsel bir eylem olabileceğine yönelik soruşturma kapsamında değerlendirilen bağlantılar arasında bulunuyor.
ABD Seyahatleri Mercek Altında
Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın yurt dışı seyahatlerinin de soruşturma dosyasındaki önemli başlıklardan biri olduğu belirtildi.
Gürlek, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden hemen önce Öksüz ve Batmaz’ın ABD’ye gittiklerini hatırlattı.
Benzer şekilde Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği olay öncesinde de Adil Öksüz’ün ABD’ye giderek olaydan önce Türkiye’ye döndüğünün tespit edildiğini söyledi.
Bakan Gürlek, bu zamanlamanın da diğer bulgularla birlikte değerlendirilerek olayın örgütsel boyutunun araştırıldığını ifade etti.
“Bu Cinayeti Çözmek Boynumuzun Borcu”
Bakan Gürlek, soruşturmanın kararlılıkla devam edeceğini vurgularken Muhsin Yazıcıoğlu için dikkat çeken ifadeler kullandı.
“Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu” diyen Gürlek, Yazıcıoğlu’nun Türkiye açısından önemli bir siyasi lider ve karakter olduğunu belirtti.
Ortada bir cinayet bulunması halinde devletin bunu çözmek zorunda olduğunu söyleyen Gürlek, “Hele Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu devletin borcu, bizim de sizlere sözümüz olsun. Sonuna kadar gideceğiz” ifadelerini kullandı.
“Devlet Şahıslara ve Makamlara Bakmaz”
Soruşturmanın kapsamıyla ilgili önemli bir mesaj daha veren Gürlek, incelemelerin herhangi bir kişi veya kesimle sınırlı tutulmayacağını söyledi.
Olayda sorumluluğu bulunan herkesin araştırılacağını belirten Gürlek, “Devlet şahıslara bakmaz” ifadesini kullandı.
Soruşturmanın örgütsel bağlantıların en karanlık noktalarına kadar götürüleceğini söyleyen Bakan Gürlek, olayda görev alan veya sorumluluğu bulunan kişilerin ortaya çıkarılacağını belirtti.
Gürlek, amaçlarının hem Yazıcıoğlu ailesinin hem de kamuoyunun yıllardır yanıt beklediği soruların açıklığa kavuşturulması olduğunu ifade etti.
“Karanlıkta Bir Şey Kalmayacak”
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün Türkiye açısından büyük bir kayıp olduğunu belirten Gürlek, soruşturmanın sonuna kadar sürdürülmesi konusunda devlet iradesinin bulunduğunu söyledi.
Bakan Gürlek, “Devlet olarak biz bu cinayeti ortaya çıkartacağız. Karanlıkta bir şey kalmayacak” sözleriyle dosyaya ilişkin kararlılık mesajı verdi.
Dosyanın yeniden kapsamlı şekilde ele alınmasının kamuoyunda da karşılık bulduğunu ifade eden Gürlek, soruşturmanın sonuçlarının kamu vicdanındaki soru işaretlerini ortadan kaldırmasını hedeflediklerini belirtti.
Gülefer Yazıcıoğlu: “Bu Sefer Gerçekleşmesini Umuyorum”
Görüşmede konuşan Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu da yıllardır devam eden adalet arayışına değindi.
Dosyanın uzun yılların ardından ciddi şekilde ele alınmasından memnuniyet duyduklarını söyleyen Yazıcıoğlu, geçmişte yaşananlara bizzat şahit olduğunu belirtti.
Gülefer Yazıcıoğlu, “İnşallah umut ediyorum bu sefer gerçekleşir ve biz de rahat kafamızı yastığa koyarız” ifadelerini kullandı.
Fatih Furkan Yazıcıoğlu’ndan Duygusal Sözler
Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ise babasını kaybettiğinde henüz 14 yaşında olduğunu hatırlattı.
Aradan geçen yıllara dikkat çeken Yazıcıoğlu, olayın artık hayatının çok büyük bir bölümünü kapsadığını ifade ederek “Benim şu an ömrümün yarısını geçirdi bu vaka” dedi.
Ailesinin adalet ve hak arayışından hiçbir zaman vazgeçmediğini vurgulayan Fatih Furkan Yazıcıoğlu, bir gün dosyadaki tüm bağlantıların ortaya çıkarılacağına dair umutlarını koruduklarını söyledi.
Yazıcıoğlu, dosya üzerindeki örgütsel etkinin kırılacağına inandıklarını ifade ederken çalışmalarından dolayı Bakan Gürlek ve soruşturmada görev alan yetkililere teşekkür etti.
Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında Bundan Sonra Ne Olacak?
Bakan Gürlek’in açıklamalarına göre soruşturmada HTS kayıtları, radar verileri, olay yerine giden ekipler, helikopterle bağlantılı kişiler, uçuş hareketleri ve FETÖ’nün mahrem yapılanmasıyla kurulduğu öne sürülen ilişkiler birlikte değerlendiriliyor.
Dosyada şu anda 21 kişinin tutuklu bulunduğunu açıklayan Gürlek’in yeni operasyonların geleceğini belirtmesi, soruşturmanın genişleyebileceğine işaret ediyor.
Bununla birlikte olayın hukuki niteliği ve kişiler hakkındaki cezai sorumlulukların kesin olarak belirlenmesi yargılama sürecinin sonucuna bağlı olacak.