AK Parti Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ortağı olduğu 4 şirketin parasının TP2 fonunda kaldığını açıkladı. 455 bin 758 yatırımcıdan biri olduklarını belirten Zeybekci, şirketlerinin borsa ve spekülatif hisse işlemleriyle ilgisinin bulunmadığını söyledi. Zeybekci, denetim mekanizmalarını eleştirerek “Maalesef devletin ihmali var” dedi.
Zeybekci’nin 4 şirketinin parası fonda kaldı
Sermaye piyasalarında haksız kazanç ve usulsüzlük iddialarıyla gündeme gelen fon krizinde dikkat çeken bir isim daha ortaya çıktı.
AK Parti MYK’da Ekonomi İşleri Başkanlığı görevini yürüten eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ortağı olduğu dört şirketin parasının tasfiyesine karar verilen Tera Portföy’e ait TP2 fonunda kaldığını açıkladı.
Zeybekci, fonda parası kalan 455 bin 758 yatırımcı arasında kendi şirketlerinin de bulunduğunu belirtti.
Şirketlerinin sermaye piyasalarındaki spekülatif işlemlerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını özellikle vurgulayan Zeybekci, paranın söz konusu fonda tutulmasının gerekçesini de anlattı.
“Borsada zerre miktarda işlemimiz yok”
Nihat Zeybekci, kendisinin ve şirketlerinin hisse senedi alım satımı yapmadığını belirterek, TP2 fonundaki paranın şirketlerin kısa vadede kullanacağı nakitlerden oluştuğunu söyledi.
Şirketlerinin borsayla ilişkisi olmadığını vurgulayan Zeybekci şu ifadeleri kullandı:
“Benim ve şirketlerimin borsada zerre miktarda işlemimiz yoktur. Hisse alım satımında asla bulunmadım. Bu fonun manipülatif işlemlerde adı geçenlerle alakası yok. En güvenli fon ve aylık kazancı yüzde 3,5 ile 4,5 arasında. Mesela otomotiv şirketimiz var, elinde nakit duruyor. 3-5-15 gün sonra ödemesi var, bu parayı orada tutuyor.”
Zeybekci’nin açıklamasına göre şirketlerin kasasında bulunan ve kısa süre içerisinde ödemelerde kullanılacak nakit, bu süre içerisinde söz konusu fonda değerlendiriliyordu.
Faiz ve repo hassasiyetini anlattı
Eski Ekonomi Bakanı, şirketlerin parayı neden bu fonda tuttuğuna ilişkin açıklamasında faiz ve repo konusundaki hassasiyetlerine de dikkat çekti.
Paranın faizsiz finans araçları mantığıyla değerlendirilmek istendiğini belirten Zeybekci, kendisinin bilgisi olması halinde buna izin vermeyeceğini söyledi.
Zeybekci süreci şu sözlerle anlattı:
“İşletiyor derken, şöyle bir hassasiyetten oralara koyduk: 'Bir özelliğimiz var; faizde, overnight'ta (gecelik), repoda şey yapmamız... Birileri sonra der ki Zeybekci’nin faizde parası var,' onun için. Faizsiz finans kuruluşları gibiydi. Son iki aydan beri, bu mazeret değil tabii, bilgim olması gerekiyordu ama olmadı. Arkadaşlar buraya koymuşlar. Bilgim olması gerekiyordu. Haberim olsa müsaade etmezdim”
Böylece Zeybekci, dört şirketin parasının söz konusu fona yatırıldığını sonradan öğrendiğini ifade etti.
“Haberim olsa müsaade etmezdim”
Zeybekci’nin açıklamalarında dikkat çeken noktalardan biri de şirketlerinin gerçekleştirdiği işlemlerden kendisinin haberdar olmadığını söylemesi oldu.
Bilgisi olması gerektiğini kabul eden Zeybekci, yaşanan durumun mazeret oluşturmadığını da açık şekilde dile getirdi.
Şirketlerdeki ilgili kişilerin parayı son iki aylık dönemde söz konusu fonda değerlendirdiğini belirten Zeybekci, kendisinin önceden bilgilendirilmesi halinde bu işleme izin vermeyeceğini söyledi.
Zeybekci ayrıca şirketlerinin fon krizinde adı geçen spekülatif veya manipülatif hisse işlemleriyle bağlantılı olmadığını savundu.
Denetim mekanizmasına sert eleştiri
Eski Ekonomi Bakanı Zeybekci’nin açıklamalarının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise kamunun gözetim ve denetim mekanizmalarına yönelik sözleri oldu.
Tera Portföy’ün nakit fonda bulunan paraları alarak manipülatif işlemlerde kullandığını öne süren Zeybekci, devletin bu işlemleri takip edebilecek imkanlara sahip olduğunu söyledi.
Yaşanan süreçte ihmal bulunduğunu savunan Zeybekci şöyle konuştu:
“Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda. Vatandaş 'Bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi' güvencesiyle buralarda parasını tuttu. Manipülatif işlemler yapan, milyarlarca para kazanıp çıkanlarla 455 bin kişiyi karıştırmamak lazım.”
455 bin yatırımcı için ayrım çağrısı
Zeybekci, fon krizinde bütün yatırımcıların aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini de savundu.
Manipülatif işlemler gerçekleştirerek yüksek kazanç sağladığı öne sürülen kişiler ile paralarını fonda tutan sıradan yatırımcıların birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
Kendisinin ve şirketlerinin de ikinci grupta bulunduğunu ifade eden Zeybekci, şirketlerin fondaki varlığının hisse senedi işlemleri veya spekülatif kazanç amacı taşımadığını söyledi.
Zeybekci’ye göre fonda parası kalan 455 bin 758 yatırımcının tamamının, hakkında manipülasyon iddiası bulunan kişilerle birlikte değerlendirilmemesi gerekiyor.
Erdoğan’a bizzat iletmediğini söyledi
Nihat Zeybekci, dört şirketinin yaşadığı fon sorununu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kişisel olarak aktarmadığını da belirtti.
Kendi şirketlerinin de etkilendiği süreçte devletin denetim sorumluluğuna dikkat çeken Zeybekci, esas ayrımın manipülatif işlemler gerçekleştirdiği iddia edilen kişiler ile fonda parası kalan yatırımcılar arasında yapılması gerektiğini savundu.