Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sürpriz bir çalışma ziyareti kapsamı doğrultusunda Suudi Arabistan'ın Cidde kentine gitti. Ziyaret kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bölgesel güvenlik bağlarını en üst seviyeye taşıyacak tarihi bir ortak savunma anlaşmasının imzalanması planlanıyor.
Cidde'de Tarihi Zirve Ve Dev Savunma İttifakı
Bölgesel güvenlik endişelerinin ve askeri gerilimlerin tırmandığı bir dönemde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü bir ortak savunma paktı kurmak üzere harekete geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, dönüm noktası niteliğindeki bu stratejik anlaşmayı resmileştirmek amacıyla Cidde kentinde bir araya geliyor.
Günübirlik resmi ziyaret kapsamında sabah saatlerinde Suudi Arabistan’a hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşecek törende, üç ülke arasındaki askeri iş birliği ve savunma sanayii ortaklıklarının resmiyet kazanması bekleniyor.
ABD-İran Gerilimi Süreci Öne Çekti
Suudi ordusu ve hükümet kaynaklarının aktardığı bilgilere göre uzun süredir masada olan ve müzakere edilen üçlü savunma ittifakı, özellikle Körfez bölgesini etkileyen ABD-İran gerilimi ile Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığında yaşanan aksamaların ardından ivme kazandı. Suudi kaynaklar, uzun zamandır görüşülen bu stratejik paktın bölgedeki son gelişmeler nedeniyle hızlandırılarak imza aşamasına getirildiğini doğruladı.
Anlaşma kapsamında taraflardan birine yapılacak olası bir saldırının diğer üyeler tarafından da güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmesi ve askeri eğitim, ortak üretim, teknoloji transferi ile stratejik bilgi paylaşımı gibi başlıkların kapsanması öngörülüyor.
Üç Ülkenin Diplomatik Ve Askeri Gücü Birleşiyor
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Andrabi, temasların sadece mevcut krizler açısından değil, uzun vadeli bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. Gazze'de kalıcı barış için aktif diplomasi yürüten Türkiye, ABD-İran hattında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan ve bölge ekonomisinin merkezindeki Suudi Arabistan'ın bu hamlesi, Orta Doğu ve Güney Asya'daki dengeleri yeniden şekillendirecek nitelikte değerlendiriliyor.