Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 22 kişinin tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında Cihan Tunç'un verdiği ifadeye ilişkin yeni iddialar gündeme geldi. Emir Sarıgül'ün 25 yıllık arkadaşı olduğu belirtilen Tunç, nakit paraların Kapalıçarşı'da altın ve pırlantaya dönüştürülerek özel jetlerle yurt dışına çıkarıldığını öne sürdü. Soruşturmada İsviçre başta olmak üzere farklı ülkelerle bağlantılı para hareketlerinin incelendiği aktarıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü belirtilen kara para aklama soruşturmasında, tutuklu şüphelilerden Cihan Tunç'un ifadesine ilişkin ayrıntılar kamuoyuna yansıdı. Emir Sarıgül ile uzun yıllara dayanan arkadaşlığı bulunduğu belirtilen Tunç'un, yurt içindeki nakit paraların değerli madenlere dönüştürülerek yurt dışına taşındığını iddia ettiği aktarıldı. Soruşturmanın mali boyutunda şirketler, döviz büroları, otoparklar ve taşınmazlar üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemler araştırılıyor. Tunç'un beyanlarında yer alan iddiaların adli makamlarca incelenmesi sürüyor.
Cihan Tunç'un kara para soruşturmasındaki ifadesi gündeme geldi
Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 22 şüphelinin tutuklandığı soruşturmada Cihan Tunç'un verdiği ifadeye ilişkin bilgiler paylaşıldı.
Emir Sarıgül'ün 25 yıllık arkadaşı olduğu belirtilen Tunç'un, aileye yakınlığı nedeniyle soruşturma kapsamında önemli bilgiler verdiği öne sürüldü.
Tunç'un ifadesinde, kaynağı belirsiz olduğu iddia edilen yüksek miktardaki paraların farklı yöntemlerle yurt dışına aktarıldığına ilişkin beyanların bulunduğu aktarıldı.
Soruşturma dosyasında yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketlerin mali faaliyetleri de inceleniyor.
Tunç'un açıklamaları, özellikle nakit paraların altın ve pırlantaya dönüştürülmesi ile özel jet kullanılarak taşınması iddiaları üzerinde yoğunlaşıyor.
Kapalıçarşı'da altın ve pırlantaya dönüştürülen para iddiası
Cihan Tunç'un ifadesinde, nakit paraların İstanbul Kapalıçarşı'da altın ve pırlantaya dönüştürüldüğünü ileri sürdüğü belirtildi.
Tunç, söz konusu değerli eşyaların daha sonra özel jetlerle yurt dışına çıkarıldığını iddia etti.
Bu işlemlerin Emir Sarıgül'ün Fatoş Altınbaş ile evli olduğu dönemde gerçekleştirildiğini öne süren Tunç, seyahatlerde Burak Kaya'ya ait bir özel jetin kullanıldığını söyledi.
Tunç'un ifadesine yansıdığı aktarılan açıklama şöyle:
"Emir Sarıgül, Fatoş Altınbaş'la evliyken Burak Kaya'ya ait özel bir jetle yurt dışı seyahatleri yapardı. Yaptıkları bu yurt dışı seyahatlerinde de altın ve pırlantaya çevirdikleri nakit parayı yurt dışına çıkarırlardı. Defalarca buna şahit oldum."
Tunç'un bu beyanları, soruşturma kapsamında incelenen iddialar arasında bulunuyor. Altın ve pırlanta taşındığına ilişkin anlatımın bağımsız delillerle doğrulandığına dair aktarılan bilgilerde kesin bir tespit yer almıyor.
İsviçre'ye göstermelik senetlerle para aktarıldığı öne sürüldü
Tunç'un ifadesinde İsviçre bağlantılı para hareketlerine ilişkin iddialar da yer aldı.
Tunç, gerçekte var olmayan alacak ve borç ilişkileri oluşturulması amacıyla göstermelik senetler imzalandığını öne sürdü.
Bu yöntemle yurt dışına para aktarıldığını iddia eden Tunç, havalimanındaki kontrollerin engellenmesine yönelik bir düzenleme yapıldığını da savundu.
İfadesinde, havalimanında Erol isimli bir kişiyle anlaşma sağlandığını ileri sürdü.
Tunç'un aktarılan sözleri şöyle devam etti:
"Hatta havalimanında da Erol isimli bir şahıs vardı. Kendilerini aramamaları için bu kişiyle anlaşılmıştı. Ayrıca göstermelik senetler imzalayarak sözde bir alacak verecek ilişkisi yaratıp İsviçre'ye para kaçırıyorlardı."
Söz konusu anlatımların, para transferlerinin kaynağı ve hukuki niteliği bakımından soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor.
Almanya, İsviçre, Avusturya ve KKTC bağlantıları inceleniyor
Soruşturmaya ilişkin haberlerde, mali işlemlerin Almanya, İsviçre, Avusturya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile bağlantılarının araştırıldığı öne sürüldü.
İddialara göre farklı ülkelerdeki şirketler ve mali ilişkiler, kaynağı belirsiz olduğu ileri sürülen paraların dolaşımında kullanıldı.
Özellikle İsviçre'ye yapılan para aktarımlarının nasıl gerçekleştirildiği, Cihan Tunç'un ifadesindeki başlıklardan biri oldu.
Soruşturmayı yürüten makamların şirketler arasındaki işlemleri, para hareketlerini ve ilgili kişilerin mali bağlantılarını incelediği aktarıldı.
Bununla birlikte dört ülkede hangi şirketler üzerinden ne kadar para aktarıldığına ilişkin kesinleşmiş bir döküm paylaşılmış değil.
Mustafa Sarıgül'ün belediye başkanlığı dönemine ilişkin faaliyetler de araştırılıyor
CNN Türk muhabiri Merve Tokaz, soruşturmaya ilişkin aktardığı bilgilerde Mustafa Sarıgül'ün belediye başkanlığı döneminden günümüze uzanan ticari faaliyetlerinin de inceleme kapsamında olduğunu belirtti.
Tokaz, soruşturmayı yürüten makamların yüksek miktardaki paraların kaynağını ve iddia edilen aklama organizasyonunun işleyişini araştırdığını söyledi.
Dosyada suç gelirlerinin aklanması, suç örgütü kurma, rüşvet ve cinsel taciz suçlamalarının bulunduğunu aktardı.
Tunç'un ifadesinin özellikle İsviçre bağlantılı mali işlemler açısından önem taşıdığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların da soruşturmanın farklı başlıklarında ele alındığı belirtildi.
Ancak soruşturma kapsamında adı geçen kişiler hakkındaki iddialar, kesinleşmiş suç tespiti anlamına gelmiyor.
Çekmeköy'de bir dairenin susması karşılığında verildiği iddiası
Cihan Tunç'un ifadesinde mali işlemler dışında başka bir iddianın da bulunduğu aktarıldı.
Tunç, soruşturmanın cinsel taciz suçlamalarına ilişkin bölümünde adı geçen koruma Beşir Ömer Demir'e konuşmaması karşılığında bir daire verildiğini ileri sürdü.
Söz konusu taşınmazın İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde bulunduğunu iddia etti.
Bu beyanın da soruşturma dosyasında değerlendirilen konular arasında olduğu belirtildi.
Ancak dairenin gerçekten verildiği ve bunun konuşmama karşılığında gerçekleştirildiği iddiasının bağımsız biçimde doğrulandığına ilişkin bir bilgi aktarılmadı.
Otoparklar, döviz büroları ve taşınmazlar soruşturmanın kapsamında
Soruşturmanın mali ayağında otoparklar, döviz büroları, taşınmazlar ve farklı şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemler araştırılıyor.
İddialara göre kaynağı belirsiz yüksek miktardaki paraların çeşitli ticari faaliyetler aracılığıyla finansal sisteme dahil edilerek yasal görünüm kazanması sağlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, söz konusu işlemlerin kaynağını ve şirketler arasındaki para hareketlerini incelemeye aldığı aktarıldı.
Yurt dışına aktarıldığı ileri sürülen tutarların hangi kişi ve kuruluşlarla bağlantılı olduğu da soruşturmanın başlıkları arasında bulunuyor.
Cihan Tunç'un ifadesinde yer alan özel jet, değerli maden ve göstermelik senet iddiaları da bu mali incelemelerle bağlantılı olarak gündeme geldi.
80 milyon ve 100 milyon avroluk işlemler soruşturma dosyasında
Soruşturmanın başlangıcında Alman vatandaşı K.P. ve M.B.'nin şikâyetlerinin etkili olduğu belirtildi.
Dosyada 80 milyon avroluk sözleşme, 100 milyon avroluk havale ve 1 milyar avroluk fonun yurt dışına çıkarılması vaadi gibi iddiaların yer aldığı aktarıldı.
Ayrıca 1,5 milyon avroluk tekne satışına ilişkin işlemlerin de inceleme kapsamında olduğu ifade edildi.
Soruşturma, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla yüksek miktardaki paraların aklandığı ve yatırım sözleşmelerine uygun kullanılmadığı iddiaları üzerine yürütülüyor.
Mali işlemlere ilişkin tutarların soruşturma dosyasında iddia olarak yer aldığı, bunların tamamının gerçekleşmiş suç geliri olduğuna dair kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı dikkate alınıyor.
Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 22 kişi tutuklandı
Soruşturma kapsamında Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Cihan Tunç ve Sofu Altınbaş'ın da aralarında bulunduğu 22 şüphelinin tutuklandığı bildirildi.
Bazı şüpheliler hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.
Mustafa Sarıgül hakkındaki cinsel saldırı iddialarının ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği aktarıldı.
Soruşturmanın devamında gözaltına alınan sekiz kişinin savcılık ifadeleri de tamamlandı.
Zülfü Sümer ve Abdulkadir Sezgin tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.
Müge Bayır, Gökcen Bayır, Yusuf Demir, Elif Keskinel Ülker, Hatice Kübra Arat ve Hasan Hişim hakkında ise adli kontrol uygulanması talep edildi.
Dosya kapsamında firari olduğu belirtilen iki şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.