Sarıkamış Harekatı

22 Aralık 1914’ten 9 Ocak 1915’e kadar devam eden harekat 18 gün sürdü. Altmış bin Osmanlı askerinin donarak veya hastalanarak hayatını kaybettiği harekatın amacı Rusları kuşatmak ve Kars, Artvin, Ardahan gibi Doğu illerini geri almaktı.

Doğu’yu korumakla görevli 3. Ordu, Köprüköy ve Azap muharebelerinde yaptığı cephe saldırılarıyla Rusları bir miktar geri püskürterek kısmi bir başarı kazandı. Kafkas Cephesi’ndeki bu başarı olumlu karşılandıysa da İstanbul’da yeterli görülmedi. Başkomutan Vekili Enver Paşa, Rusları kesin yenilgiye uğratacak planlar üzerinde çalışmaya başladı. Geniş bir kuşatma harekatı ile Rus birliklerini imhaya karar verdi.

3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa, harekatta başarı şansı görmediği için görevinden ayrıldı. Enver Paşa, 22 Aralık’ta başlayacak kuşatma harekatı için 19 Aralık’ta genel bir taarruz emri yayınladı. Emir şu cümleyle bitiyordu: “Saadet, şan ve şeref ileride; alçaklık, sefalet ve ölüm geridedir.”

Enver Paşa, cephe saldırılarıyla istenilen kesin sonucun alınmaması üzerine imha planı kararı aldı. Almanların, Tannenberg’da kazandığı imha muharebesi örnek alındı. 26-28 Ağustos’ta Tannenberg Muharebesi kuşatma harekatında 125 bin Rus askeri esir alındı.

Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ve kar şiddetlenince yollar kapandı ve çadırlar yıkıldı. Ardından dondurucu soğuklar bastırınca, altmış bin Osmanlı askeri donma, tifo ve dizanteri gibi hastalıklardan dolayı hayatını kaybetti. Bu harekatta Ruslar da otuz iki bin askerini kaybetti.

Hikmet Özdemir, “Salgın Hastalıklardan Ölümler” kitabında asıl facianın Sarıkamış Harekatı’ndan sonra başladığını, salgın hastalıkların Erzurum’dan başlayarak Erzincan, Diyarbakır, Elazığ, Bingöl’ü etkisi altına aldığını belirtir.

Sarıkamış taarruzu bölge halkını da derinden etkiledi. Taarruz devam ederken Sarıkamış’ın köyleri, Rus ordusu içindeki Ermeniler ve Kazaklar tarafından katliama tabi tutuldular. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki birçok belge bu durumu özetlemektedir; Hoşu, İslamsor, Sanamir, Altınbulak, Maslahat, Azap köyleri Ermeni çeteleri tarafından basıldı. Köylerden toplanan insanlar büyük binalara doldurularak kimi kurşun, kimi baltalarla öldürüldüler. Ermeni çeteleri köylerde adeta taş üstünde taş bırakmadılar.

23 Aralık 1914’te Narman üzerinden Oltu’nun güneydoğusuna yapılan ileri harekatta havanın sisli ve dumanlı olması nedeniyle 31. ve 32. Fırkalar yanlışlıkla birbirlerine ateş açtı ve iki bin askerin şehit olmasına neden olmuşlardı.

11.Kolordu Komutanı Galip Paşa, Erzurum Valisi Tahsin Bey’e cepheye acil erzak yetiştirilmesi hususunda telgraf yolladı. Vali Bey, Erzurum halkından 150 bin kilo un topladı. Esas mesele bu erzakın cepheye nasıl taşınacağıydı. Seferberlik nedeniyle halkın elindeki at arabası, kağnı, öküz gibi taşıtların çoğuna orduca el konuldu. Askerlik çağındaki erkekler cephede olduğundan taşıma işi askerlik çağının altındaki mektep çocuklarına kaldı.

Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfek ve 30 topu ganimet olarak aldı. Tarihçi- yazar Mehmet Niyazi, Sarıkamış Harekatı’ndaki ölü sayısının tüm belgelerde toplamda yirmi üç bin olduğunu, altmış bin kayıp söylentisinin Rusların yalanı olduğunu kaydeder. Enver Paşa, İstanbul’a döndükten sonra uzun bir süre Sarıkamış hakkında haber, bildiri veya yayın yapılmasını engelledi.

Sarıkamış Harekatı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasında iki önemli etken sebep oldu. İstanbul’dan cepheye yardım malzemesi götüren Mithat Paşa, Bezm-i Âlem ve Bahr-i Ahmer isimli Osmanlı gemileri Ruslar tarafından Karadeniz’de batırıldı. İkincisi, Anadolu’dan demiryolu ve karayolu ile yapılacak sevkiyatta yol ağının, coğrafi şartların ve kışın beklenenden daha ağır geçmesi.

Sarıkamış ve Allahuekber Dağlarında şehit olan askerlerimizin kefeni de kar oldu.

 

Gündem Haberleri