İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturmasında 5. dalga operasyon başlatıldı. 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilirken soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan kişi sayısının 217’ye ulaştığı, bunlardan 56’sının tutuklandığı ve 88’i hakkında adli kontrol uygulandığı belirtildi. İncelemeler 26 hisse senedindeki piyasa hareketlerine genişletilirken, suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlıklarının TMSF bünyesinde oluşturulacak özel bir fona aktarılacağı bildirildi.
Fon soruşturmasında 5. dalga başladı
Sermaye piyasalarında fonlar ve bazı hisse senetleri üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen manipülatif işlemlere yönelik yürütülen geniş çaplı soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 5. dalga operasyon için harekete geçildi.
Son operasyonda toplam 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildi.
Böylece Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanmasıyla başlayan ve art arda gerçekleştirilen operasyonlarla genişleyen soruşturma yeni isimlere ve işlemlere uzandı.
Paylaşılan son bilgilere göre soruşturma kapsamında hakkında adli işlem yapılan toplam şüpheli sayısı 217’ye ulaştı.
56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol
Soruşturmanın ulaştığı boyuta ilişkin yeni rakamlar da paylaşıldı.
Adli süreç boyunca hakkında işlem yapılan 217 şüpheliden 56’sının tutuklanarak cezaevine gönderildiği belirtildi.
Toplam 88 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.
Beşinci dalgada verilen 34 yeni gözaltı kararının ardından soruşturmanın kapsamının daha da genişlediği görüldü.
İncelemelerin yalnızca mevcut şüpheliler ve fonlarla sınırlı tutulmayacağı, sermaye piyasalarında gerçekleşen bazı işlemlerin de ayrıntılı biçimde araştırılacağı bildirildi.
26 hisse senedi yakın takibe alındı
Soruşturmanın yeni aşamasında dikkatlerin çevrildiği başlıklardan biri Borsa İstanbul’da işlem gören 26 hisse senedi oldu.
Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen bu hisselerdeki piyasa hareketlerinin ayrıntılı şekilde incelendiği belirtildi.
Özellikle kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağladığı değerlendirilen kişi ve hesapların üzerinde duruluyor.
Bu kişilerin işlem geçmişlerinin, para transferlerinin ve aralarındaki bağlantıların araştırıldığı aktarıldı.
Böylece soruşturmanın yalnızca belirli fonların faaliyetleri üzerinden değil, söz konusu fonlarla veya şüphelilerle bağlantılı olabilecek hisse hareketleri üzerinden de ilerlediği belirtildi.
Olağan dışı kazanç sağlayan hesaplar inceleniyor
26 hisse senedinde gerçekleştirilen işlemlerin incelenmesi sırasında kısa sürede yüksek kazanç sağlayan hesapların hareketlerinin ayrıntılı şekilde değerlendirileceği bildirildi.
Bu kapsamda alım-satım zamanlamaları, hesaplar arasındaki para hareketleri ve ilgili kişilerin birbirleriyle olası bağlantıları araştırılıyor.
Soruşturmanın ilk aşamalarında da bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışlarının meydana geldiği ve bu hareketlerin anormal nitelikte değerlendirildiği belirtilmişti.
Soruşturma dosyasındaki değerlendirmelere göre bazı hisselerin önemli bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığı, gerçekleştirilen alımların hisse fiyatlarını yükselttiği ve bunun da fon değerlerinde artışa yol açtığı öne sürüldü.
Hisse ve fon değerlerinin birlikte yükseltildiği iddiası
Soruşturmanın çıkış noktasını sermaye piyasalarında gerçekleştirilen bazı işlemlere ilişkin ihbarlar oluşturdu.
Portföy yönetim şirketleri ve fonlar aracılığıyla bazı hisselerde manipülatif işlemler yapıldığı iddiaları üzerine inceleme başlatıldı.
Dosyada yer alan değerlendirmelerde fon sahiplerinin aldığı hisselerin daha sonra fonlara satıldığı, bu işlemler sonucunda hem hisse fiyatlarının hem de fon değerlerinin yükseldiğinin öne sürüldüğü belirtildi.
İncelenen eylemlerin Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçu kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.
Soruşturmanın sonraki aşamalarında şirketler, portföy yöneticileri, fon hesapları, para transferleri ve bağlantılı mal varlıkları incelemeye alındı.
Haksız kazançlar için TMSF formülü
Beşinci dalgayla birlikte soruşturmada mal varlıklarına ilişkin yeni bir uygulama da gündeme geldi.
Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerine el konulacağı bildirildi.
Bu varlıkların yasal süreçler çerçevesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde oluşturulacak özel bir fona aktarılacağı belirtildi.
Böylece soruşturma kapsamında suçtan kaynaklandığı tespit edilen mal varlıklarının takibinin sürdürülmesi ve bu değerlerin özel fon bünyesinde toplanması planlanıyor.
Paylaşılan değerlendirmede yatırımcı haklarının korunması ve sermaye piyasalarına duyulan güvenin güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradeye atıfta bulunularak manipülasyonda sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kişilere yönelik hukuki sürecin sürdürüleceği belirtildi.
Soruşturma Muhammed Yarız’ın tutuklanmasıyla büyüdü
Fon soruşturmasındaki ilk önemli adımlardan biri Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması oldu.
Yarız’ın ardından Namık Kemal Gökalp, İbrahim Bekçi ve Altunç Kumova da gözaltına alındı ve daha sonra tutuklandı.
Katılımevim, Gündoğdu ve Destek Faktoring pay piyasalarındaki işlemler nedeniyle 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
17 Eylül 2026 tarihli denetleme raporunda Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ payında piyasa dolandırıcılığı yapıldığına ilişkin tespitlerin bulunduğu belirtildi.
Bunun ardından düzenlenen operasyonda Muhammed Yarız’ın babası Celal Yarız’ın da aralarında bulunduğu 15 kişi gözaltına alındı. Ayrıca 10 firari şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Tera ve Pusula yöneticileri tutuklandı
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Tera ve Pusula bünyesinde görev yapan çok sayıda yönetici de adli işlemlerin odağına girdi.
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Tera Portföy Yönetim Kurulu Üyesi ve Topkapı Üniversitesi Rektörü Emre Alkin ile Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edildi.
Bu isimlerin tamamı tutuklandı.
Daha sonraki süreçte aralarında Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Özkan ve Tera Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Uygun’un da bulunduğu 20 şüpheli adliyeye gönderildi.
Bu gruptaki 17 şüpheli tutuklanırken 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.
Alper Öztürk’ün ifadesinde dikkat çeken savunma
Tutuklanan Tera Portföy eski Genel Müdürü Alper Öztürk’ün soruşturma kapsamında verdiği ifade de dosyanın dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
Öztürk, Vişne Madencilik ve Destek Faktoring halka arzlarında fon yöneticiliğinin “sadece kağıt üzerinde formaliteden ibaret” olduğunu savundu.
Şirkette yalnızca 4 çalışan bulunduğunu ve asgari portföy yöneticisi bulundurma zorunluluğu nedeniyle kendisinin yönetici olarak gösterildiğini belirten Öztürk, alımların fiilen diğer yönetici Ayşegül Kaya tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.
Öztürk ayrıca kararların “hakim ortağın üst yöneticilerinin” iradesini yansıttığını savundu.
Halka arz sonrasında ilgili hisselerde işlem inisiyatifinin bulunmadığını belirten Öztürk, Vişne işlemleri nedeniyle şirketten savunma istenmesinin ardından portföy yöneticiliği görevlerinden ayrıldığını anlattı.
200 milyonluk araçlarda 26 bin TL detayı
Soruşturma dosyasındaki mali incelemelerde dikkat çeken mal varlığı hareketleri de tespit edildi.
Muhammed Yarız adına kayıtlı 5 aracın 7-8 Eylül 2026 tarihlerinde dört farklı kişiye devredildiği belirtildi.
Araçların toplam piyasa değerinin yaklaşık 200-220 milyon TL olduğu değerlendirilirken Yarız’ın hesabına “Taşıt Satış Bedeli” açıklamasıyla yalnızca 26 bin 280 TL yatırıldığı tespit edildi.
Raporda araçların değerine uygun bir tahsilatın bulunmadığı, devirlerin mal varlığını soruşturmadan kaçırma amacıyla yapılmış olabileceğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu kaydedildi.
Araçlardan dördüne el konulduğu, bir aracın yakalanması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Araçların şase ve motor numaralarında tahrifat bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla teknik inceleme yapılması da istendi.
2 özel jet ve yata el konuldu
Mal varlığı incelemeleri araçlarla sınırlı kalmadı.
Muhammed Yarız ve Emre Tezmen’e ait olduğu belirlenen iki özel jet ile Serdar Turhan’a ait olduğu belirtilen “LORETA” isimli yata el konuldu.
İki özel jet ile yatın toplam değerinin yaklaşık 1 milyar 800 milyon TL olduğu değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında el konulan yüksek değerli mal varlıkları, dosyadaki mali incelemelerin önemli başlıklarından biri haline geldi.
2 milyar TL’lik transfer durduruldu
Mali incelemeler sırasında Hedef Yatırım Bankası üzerinden gerçekleştirilmek istenen yüksek tutarlı bir işlem de durduruldu.
40,9 milyon dolar karşılığında İsviçre merkezli Swissquote’un muhabirlik hesabına gönderilmek istendiği belirtilen yaklaşık 2 milyar TL’lik işlem incelemeye takıldı.
“Swap” olarak bildirilen işlem kapsamında karşılık olarak gösterilen dövizin hesaba geçmediği, tutarın ileri tarihli bir taahhüt niteliğinde olduğunun yapılan görüşmeler sonucunda anlaşıldığı belirtildi.
Erkan Kilimci dahil 19 kişi tutuklandı
Soruşturmanın bir başka aşamasında sermaye piyasası işlemleri nedeniyle gözaltına alınan 21 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Bu şüphelilerden 19’u tutuklanırken 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Tutuklanan isimler arasında Tera Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci ile Tera Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Haldun Saffet İnal da yer aldı.
Bu operasyonlarla birlikte soruşturmadaki kişi ve şirket bağlantılarının kapsamı daha da genişledi.
Üçüncü dalgada Pusula Holding hesapları incelendi
Soruşturmanın üçüncü dalgasında Pusula Holding Kapalı Fon sisteminde hesabı bulunduğu ve daha önce haklarında adli işlem yapılmadığı belirtilen 7 şüpheli mercek altına alındı.
Şüphelilerden 6’sı gözaltına alınırken Katılımevim Tasarruf Finansman İnsan Kaynakları Müdürü Selay Turhan İnce’nin firari olarak arandığı belirtildi.
Sistemde toplam 12 kişinin hesabının tespit edildiği aktarıldı.
Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden Necmettin Enes Töbü, Engin Geylan, Yunus Caf, Kerem Lafçı ve Cem Gürkan Alpay tutuklandı.
Diğer 7 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
Dördüncü dalga Destek Faktoring ve Özata Denizcilik’e uzandı
Dördüncü dalga operasyon kapsamında ise Destek Faktoring ve Özata Denizcilik yönetim kurullarında bulunan 10 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.
Şüphelilerden 8’i gözaltına alındı.
Özgür Akayoğlu, Kerim Tosun, Nuray Elmastaş, Azize Binnur Tosun, Altuğ Kantarcı, Ali Çil, Tuğba Hicran Ataseven ve Duygu Ataseven’in gözaltına alınan isimler arasında bulunduğu belirtildi.
26 Eylül’de Karadağ’a çıktığı tespit edilen Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Üyesi İskender Balcı’nın Türkiye’ye dönerek adli makamlara teslim olduğu bildirildi.
Destek Faktoring Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Aksüt’ün yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü belirtildi.
106 kişi ve kuruluş için mal varlığı tedbiri istendi
Soruşturmanın mali boyutunda geniş kapsamlı mal varlığı tedbirleri de gündeme geldi.
Başsavcılık tarafından 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş hakkında mal varlığı tedbiri uygulanması talep edildi.
Gerçek kişiler ile eşleri, çocukları ve belirlenen aile yakınlarının devir, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi gibi işlemleri ile hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekme, EFT ve havale işlemleri öncesinde Başsavcılığın görüşünün alınması istendi.
Ayrıca sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve listedeki kişilere ait taşınmaz, gemi ve hava araçlarının belirlenmesi yönünde talimat verildi.
Daha sonraki değerlendirme ve bildirimler doğrultusunda bazı firmalar ve kişiler hakkında mal varlığı ve para hareketlerine ilişkin uygulanan tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği belirtildi.
131 fon TEFAS işlemlerine kapatıldı
Soruşturmanın sermaye piyasalarına doğrudan yansıyan en önemli adımlarından biri 131 fonla ilgili alınan karar oldu.
17 Eylül 2026 tarihli karar doğrultusunda toplam 131 fonun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’ndaki alım ve satım işlemlerine kapatıldığı belirtildi.
Fonlara ilişkin incelemeler devam ederken soruşturmanın hisse senetlerindeki işlemler, fon yöneticileri, şirket bağlantıları ve yatırımcı hesapları üzerinden genişletildiği aktarıldı.
Son olarak 26 hisse senedindeki piyasa hareketlerinin yakın takibe alınması, incelemenin yeni aşamasının önemli başlıklarından biri oldu.
Melis Sandal ve Cihan Sütşurup hakkında yakalama kararı
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şarkıcı Mustafa Sandal’ın eşi Melis Sandal Sütşurup ile babası Cihan Sütşurup hakkında da yakalama kararı çıkarıldığı belirtildi.
İki şüphelinin tüm mal varlıklarına el konulduğu aktarıldı.
Daha önce yurt dışına çıkış yasağı uygulanan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Tera Portföy CEO’su Emir Münir Sarpyener hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.
Özel ve Sarpyener’in daha sonra gözaltına alındığı bildirildi.
AZTEK payı ayrı soruşturmada incelendi
Fon soruşturmasından ayrı yürütülen bir başka dosyada ise AZTEK payına yönelik sosyal medya paylaşımları incelemeye alındı.
“@HECTORAS58” isimli sosyal medya hesabından 4 Mayıs 2023 ile 12 Temmuz 2024 tarihleri arasında AZTEK payına ilişkin manipülatif nitelikte olduğu değerlendirilen paylaşımlar yapıldığı tespit edildiği belirtildi.
İlk aşamada 11 şüpheli gözaltına alınırken daha sonra bu sayı 13’e yükseldi.
Gözaltına alınan 13 şüphelinin tamamı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
5. dalgayla soruşturma daha da genişledi
Dört ayrı operasyonun ardından başlayan beşinci dalga, fon soruşturmasının ulaştığı kapsamı daha da genişletti.
34 şüpheli hakkında verilen arama, el koyma ve gözaltı kararlarıyla birlikte hakkında işlem yapılan toplam kişi sayısının 217’ye ulaştığı belirtildi.
Bunlardan 56’sının tutuklandığı, 88 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığı açıklandı.
Soruşturmanın yeni aşamasında 26 hisse senedindeki işlemler ve kısa sürede olağan dışı kazanç sağladığı değerlendirilen hesaplar mercek altına alınırken, para transferleri ve kişiler arasındaki bağlantıların da incelendiği bildirildi.