Türkiye’nin hafızasına kazınan en acı olaylardan biri olan Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası, aradan geçen yıllara rağmen gündemdeki tazeliğini koruyor.
25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı’nda gerçekleşen trajik olayın ardından süregelen hukuki süreçte, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada çok kritik bir eşiğe gelindi.
Son dönemde atılan adımlar, olayın perde arkasındaki karanlık noktaların aydınlatılması adına umut verici bir sürece işaret ediyor.
Adalet Bakanı Gürlek’ten Soruşturmaya Dair Kritik Detaylar
Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, olaya dair yürütülen soruşturmanın geldiği son noktayı kamuoyuyla paylaştı. Soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde derinleştirildiğini belirten Bakan Gürlek, gerçekleştirilen yeni gözaltıların önemine vurgu yaptı.
Bakan Gürlek, gazetecilerin, "Soruşturmada şüpheli olanlar arasında FETÖ ile iltisaklı olanlar da var mı?" şeklindeki doğrudan sorusuna, "Evet, var." yanıtını vererek, olayın örgütlü bir yapı ile olan bağlantısı hakkındaki iddiaları net bir dille doğruladı.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheliler arasında emekli askerlerin bulunması, dikkatlerin askeri ve istihbari boyuta çekilmesine neden oldu.
10 İlde Eş Zamanlı Operasyon: 30 Adres Hedef Alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden operasyonun detaylarına ilişkin resmi verileri açıkladı. Yürütülen titiz çalışmalar neticesinde 29 şüpheli ismin tespit edildiğini duyuran Bakanlık, Ankara merkezli olarak 10 farklı ilde gerçekleştirilen operasyonlarla düğmeye bastı. 30 adrese eş zamanlı yapılan baskınlarda, şüpheliler hakkında "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak" ile "tasarlayarak kasten adam öldürme" gibi oldukça ağır suçlamalar bulunuyor.
Operasyonun ilk dalgasında 25 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerden 2'sinin zaten farklı suçlardan cezaevinde hükümlü olduğu, 2 kişinin ise yurt dışında bulunduğu tespit edildi. Emniyet güçleri, firari durumda olan bu isimlerin yakalanması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Hukuk Mücadelesinde Yeni Bir Safha
2009 yılından bu yana Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği bu dosya, 12 Haziran itibarıyla işlemlerin daha hızlı ve koordineli ilerlemesi adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilmişti.