Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği belirtilen araçlarla ilgili inceleme genişletildi. Firari bir şüphelinin yakalanması sürecinde gündeme gelen araçların ardından geçmiş kayıtların da araştırıldığı, 2011 tarihli “Belarus'tan getirilen kadınlar, gizli kamera, şantaj ve kamu ihaleleri” iddialarını içeren bir ihbarın yeniden incelemeye alındığı aktarıldı. Dosyada adı geçen eski Özel Kalem çalışanı Ömür Yücel'in gözaltına alınması ise soruşturmanın dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu.
Soruşturma kapsamında ortaya atılan iddiaların önemli bölümünün geçmiş tarihli ihbar kayıtlarına dayandığı belirtilirken, söz konusu suçlamalara ilişkin yargı sürecinin devam ettiği ve kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı görülüyor.
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu bildirilen araçların kullanım trafiği oldu.
Aktarılan bilgilere göre firari Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanmasıyla bağlantılı süreçte 34 SL 313 plakalı bir araç incelemeye alındı. Aracın Şahin adına tahsisli olduğunun belirlenmesinin ardından aynı kapsamda değerlendirilen başka araçların kullanım kayıtları da araştırılmaya başlandı.
Bu gelişmenin ardından 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı araçların hareketleri de soruşturmanın konusu oldu.
İstanbul, Bodrum, Ankara ve Bursa Trafiği Mercek Altında
Soruşturma kapsamında Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının incelendiği ve araçlardan birinin son dönemde İstanbul, Bodrum, Ankara ve Bursa arasında hareket ettiğinin tespit edildiği öne sürüldü.
34 S 7815 plakalı aracı kullandığı belirlenen Ömür Yücel'in gözaltına alındığı bildirildi.
Yücel'in 2011-2014 yılları arasında İçişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğünde görev kaydının bulunduğu, ayrıca Elya Global Hayvancılık İnşaat Sanayi A.Ş.'de ortaklığının bulunduğunun tespit edildiği aktarıldı.
Dosyada adı geçen Ömer Sipahioğlu'na yönelik yakalama çalışmalarının ise sürdüğü belirtildi.
15 Yıl Önceki “Belarus” İhbarı Yeniden Gündemde
Soruşturmanın geçmişe uzanan en dikkat çekici bölümü ise 14 Eylül 2011 tarihli bir ihbar kaydı oldu.
Aktarılan bilgilere göre adli makamların yaptığı arşiv incelemelerinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yıllar önce iletilmiş bir ihbar bulundu.
İhbarda, Belarus'tan getirildiği ileri sürülen kadınların bazı kişilere yönelik şantaj amacıyla kullanıldığı, gizli kamera görüntülerinin kaydedildiği ve bu yöntemle kamu ihalelerinin yönlendirilmesine çalışıldığı şeklinde ağır iddialar bulunduğu aktarıldı.
Bu noktada söz konusu bilgilerin bir ihbar kapsamında ileri sürülen iddialar olduğu ve kesinleşmiş yargı kararı niteliği taşımadığı önem taşıyor.
Gizli Kamera ve Şantaj İddiası Dosyaya Nasıl Girdi?
2011 tarihli ihbarda öne sürülen iddialara göre hedefteki kişilerin gizli kameralarla görüntülendiği ve daha sonra bu görüntüler üzerinden baskı oluşturulmaya çalışıldığı iddia edildi.
Aynı ihbarda, oluşturulduğu öne sürülen şantaj mekanizmasının kamu ihalelerine müdahale amacıyla kullanıldığı ve bazı ihalelerin rüşvet ile baskı yoluyla yönlendirilmesine çalışıldığı ileri sürüldü.
İhbarda organizasyonun lojistik faaliyetlerinin ise Mehmet Özmen isimli kişi tarafından yürütüldüğü iddiasına yer verildi.
Yıllar önceki dosyanın yeniden dikkat çekmesinin arkasında da Mehmet Özmen isminin güncel soruşturmada tekrar ortaya çıkması bulunuyor.
Mehmet Özmen İsmi Yıllar Sonra Yeniden Dosyada
Soruşturmanın en dikkat çeken bağlantılarından biri, 2011 tarihli ihbarda adı geçen Mehmet Özmen'in güncel dosyada yeniden gündeme gelmesi oldu.
Aktarılan bilgilere göre Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın 21 Ağustos'ta yakalanmaları sırasında kullanılan 34 SL 313 plakalı aracın sürücüsünün Mehmet Özmen olduğu belirlendi.
Aracın İdris Naim Şahin adına tahsis edilmiş olduğunun belirtilmesi üzerine hem aracın kullanım geçmişi hem de içerisindeki kişilerin bağlantıları araştırılmaya başlandı.
Böylece yaklaşık 15 yıl önce yapılan ihbardaki bir isim ile güncel suç örgütü soruşturmasında incelenen araçlardan biri arasında bağlantı bulunduğu iddiası soruşturmanın yeni başlıklarından birini oluşturdu.
Ömür Yücel Neden Gözaltına Alındı?
Dosyada öne çıkan diğer isim Ömür Yücel oldu. Yücel'in geçmişte İçişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğünde görev yaptığı belirtilirken, güncel soruşturmadaki araç hareketleri nedeniyle incelemeye alındığı aktarıldı.
Son bir aylık PTS kayıtlarında 34 S 7815 plakalı aracın Yücel tarafından kullanıldığının tespit edildiği ve bu gelişmenin ardından gözaltı işleminin gerçekleştirildiği bildirildi.
Yücel'in ortağı olduğu belirtilen şirket ve şirket bağlantıları da soruşturma kapsamında araştırılıyor.
Şirket Bağlantıları da Araştırılıyor
Soruşturma kapsamında Ömür Yücel'in Elya Global Hayvancılık İnşaat Sanayi A.Ş. isimli şirketle bağlantısı üzerinde de durulduğu bildirildi.
Yücel'in şirket ortağı olduğu belirtilen Nevzat Büküm hakkında yapılan incelemelerde ByLock kaydı tespit edildiği öne sürüldü. Adli makamların geçmiş kayıtlarla güncel dosyada ortaya çıkan isimler arasındaki olası bağlantıları araştırdığı aktarılıyor.
Soruşturmanın bu bölümü, yaklaşık 15 yıl öncesine uzanan kayıtlarla günümüzde incelenen kişi ve araçların hangi noktalarda kesiştiğinin belirlenmesine odaklanıyor.
İdris Naim Şahin'in Adı Dosyada Neden Geçiyor?
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in adı, soruşturma kapsamında incelenen bazı araçların kendisine tahsisli olduğunun belirtilmesi nedeniyle gündeme geldi.
Habere konu soruşturma bilgilerinde Şahin hakkında söz konusu geçmiş tarihli şantaj ve ihale iddialarını gerçekleştirdiğine yönelik kesinleşmiş bir yargı kararından söz edilmiyor. Bu nedenle araç tahsisi ile soruşturmadaki suç isnatlarının birbirinden ayrılarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Savcılığın incelemesinde araçların kimler tarafından, hangi tarihlerde ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin kayıtların araştırıldığı bildiriliyor.
Alihan Kuriş Suç Örgütü Soruşturmasında Gözler Yeni Bulgularda
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada güncel araç hareketleriyle 2011 yılındaki ihbar kayıtlarında bulunan isimlerin olası bağlantılarının araştırılması dikkatleri dosyaya çevirdi.
Özellikle Mehmet Özmen isminin yıllar önceki ihbarda geçmesi ve aynı ismin güncel soruşturmada incelenen bir aracın sürücüsü olarak yeniden ortaya çıkması, adli makamların üzerinde durduğu bağlantılardan biri olarak aktarıldı.