“Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki çerçevesini oluşturması amacıyla hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulundaki yaklaşık 12 saatlik görüşmenin ardından kabul edildi. 467 milletvekilinin “kabul” oyu verdiği düzenlemenin uygulanması ise örgütün fesih ve silah bırakma sürecinin resmen teyit edilmesi şartına bağlandı. Ardından 6 aylık başvuru dönemi başlayacak ve dosyalar kademeli olarak ele alınacak. Kasten öldürme suçları kapsam dışında bırakılırken Abdullah Öcalan’ın da düzenlemeden yararlanamayacağı belirtiliyor.
Terörsüz Türkiye Düzenlemesi Meclis’ten Geçti
Türkiye’nin uzun süredir yakından takip ettiği “Terörsüz Türkiye” sürecinde Meclis aşamasının en kritik adımlarından biri tamamlandı.
Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak da anılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda yapılan görüşmelerin ardından kabul edildi.
Adalet Komisyonundaki çalışmaların ardından Genel Kurula taşınan düzenleme için Mecliste yaklaşık 12 saat süren yoğun bir görüşme maratonu gerçekleştirildi.
Oylamanın tamamlanmasıyla gözler artık düzenlemenin hangi takvim doğrultusunda uygulanacağına çevrildi.
Meclis’te 467 “Kabul” Oyu Çıktı
Genel Kuruldaki oylamada düzenlemeye 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oy verildi. İki oyun ise mükerrer olduğu kayıtlara geçti.
Böylece teklif TBMM’den geçerken sürecin hukuki uygulama aşamasının önü açıldı.
Ancak düzenlemenin kabul edilmiş olması, öngörülen mekanizmaların tamamının hemen devreye gireceği anlamına gelmiyor.
Kanunda uygulamanın başlaması için yerine getirilmesi gereken önemli bir ön şart bulunuyor.
Uygulama Hemen Başlamayacak
Yeni düzenlemenin uygulanabilmesi için öncelikle ilgili terör örgütünün varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerekiyor.
Bu tespitin ardından Milli Güvenlik Kurulunun örgütün feshine ilişkin karar alması öngörülüyor.
Kritik eşik ise MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması olacak.
Düzenlemeden yararlanmak isteyen kişiler açısından öngörülen başvuru takvimi de bu tarihten itibaren işlemeye başlayacak.
Süreci İki Ayrı Kurul Takip Edecek
Düzenlemenin uygulanmasının yalnızca yargı makamlarına bırakılmaması, sürecin farklı kurumların yer aldığı mekanizmalar tarafından takip edilmesi öngörülüyor.
Bunlardan ilkinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında çalışması planlanıyor.
Kurulda Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Millî Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanı’nın yer alması öngörülüyor.
Bu mekanizmanın özellikle silah bırakma ve fesih aşamalarını takip etmesi bekleniyor.
İkinci yapı ise TBMM bünyesinde oluşturulacak İzleme ve İrtibat Kurulu olacak. Burada siyasi parti temsilcileri görev yapacak.
6 Aylık Başvuru Takvimi Başlayacak
MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından düzenlemeden yararlanmak isteyenler açısından 6 aylık başvuru süresi başlayacak.
Kanun kapsamına giren kişilerin bu dönem içerisinde yazılı başvurularını tamamlamaları gerekecek.
Silah bırakan örgüt mensuplarının beraberlerinde getirdiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, patlayıcı, araç ve diğer materyallerin kayıt altına alınarak ilgili devlet birimlerine teslim edilmesi öngörülüyor.
Başvuru işlemlerinin ardından kişilerin mevcut adli dosyaları incelenecek ve düzenlemenin kapsamına girip girmedikleri belirlenecek.
Hangi Suçlar Düzenlemenin Kapsamında?
Düzenlemenin genel çerçevesinde örgüt kurma, örgüt yönetme, örgüt üyeliği, yardım ve yataklık ile propaganda gibi suçlar bulunuyor.
Ancak her dosyada otomatik olarak aynı hukuki sonuç ortaya çıkmayacak.
Kişinin isnat edilen veya mahkûm olduğu suçun niteliği, ceza miktarı ve kanundaki istisnalar ayrı ayrı değerlendirilecek.
Özellikle ağır suçlar açısından getirilen istisnalar, düzenlemenin en kritik bölümleri arasında bulunuyor.
5 ve 10 Yıllık Erteleme Sistemi
Kanunda suçun gerektirdiği cezanın ağırlığına göre iki ayrı erteleme dönemi öngörülüyor.
Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda erteleme süresi 5 yıl olacak.
15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 10 yıllık erteleme mekanizması uygulanacak.
Düzenlemenin kapsamına giren dosyalarda devam eden soruşturma ve davalar açısından da özel hükümler işletilecek.
Tutuklama ve Adli Kontrol Kararları İncelenecek
Başvurunun ardından kapsam dahilindeki dosyalar için daha önce verilen tutuklama ve adli kontrol gibi koruma tedbirlerinin kaldırılması gündeme gelebilecek.
Bu konuda karar, dosyanın bulunduğu aşamaya göre yetkili hâkimlik, mahkeme veya Yargıtayın ilgili dairesi tarafından verilecek.
İstinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalarda da kanunda öngörülen prosedür doğrultusunda işlem yapılacak.
Dolayısıyla uygulama, tek bir idari kararla bütün dosyaların kapatılması şeklinde değil, dosyaların yetkili yargı makamlarınca ayrı ayrı değerlendirilmesiyle ilerleyecek.
Erteleme Kararları Özel Sisteme Kaydedilecek
Erteleme kararı verilen kişiler için ayrıca özel bir kayıt mekanizması kurulması öngörülüyor.
Verilen kararlar yalnızca bu amaç doğrultusunda oluşturulacak sisteme işlenecek.
Erteleme dönemi boyunca dava zamanaşımı süresinin işlememesi de düzenlemenin hukuki ayrıntıları arasında bulunuyor.
Bu dönem aynı zamanda kişi açısından bir denetim süreci niteliği taşıyacak.
Yeni Terör Suçu İşlenirse Erteleme Kalkacak
Düzenlemeden yararlanan kişiler için en önemli koşullardan biri, erteleme dönemi içerisinde yeni bir terör suçu işlenmemesi olacak.
Bu şartın ihlal edilmesi halinde erteleme kararının kaldırılması ve soruşturma, yargılama veya cezanın infazına kaldığı yerden devam edilmesi öngörülüyor.
Buna karşılık belirlenen süreyi şartlara uygun biçimde tamamlayan kişiler açısından farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkacak.
Soruşturma aşamasındaki dosyalarda kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar gündeme gelirken, hükümlüler açısından cezanın infaz edilmiş sayılmasına yönelik mekanizma işletilecek.
Tahliye Edilenler İçin Siyasi Hak Düzenlemesi
Kanunda düzenlemeden yararlananların hak yoksunlukları konusunda da ayrı bir takvim bulunuyor.
Beş yıllık erteleme kararı verilenlerde en az 2 yıl, 10 yıllık erteleme kapsamındakilerde ise en az 3 yıl geçtikten sonra ilgili mekanizmaların devreye girmesi öngörülüyor.
İlgili kurulun başvurusu üzerine yetkili sulh ceza veya infaz hâkimliği tarafından kişinin soruşturma, kovuşturma ya da mahkûmiyeti nedeniyle ortaya çıkan hak yoksunlukları değerlendirilebilecek.
Bu nedenle sivil ve siyasi haklara ilişkin sonuçların da aşamalı biçimde ortaya çıkması bekleniyor.
Kasten Öldürme Suçları Kapsam Dışında
Kanunun sınırlarını belirleyen en önemli hükümlerden biri kasten öldürme suçlarına ilişkin.
Örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilen kasten öldürme suçları düzenlemenin sağladığı imkânların dışında tutuluyor.
Ayrıca 1 Haziran 2005’ten önce işlenmiş ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren belirli suçların da kapsam dışında bırakıldığı belirtiliyor.
Bu istisnalar nedeniyle her terör dosyasında aynı hukuki mekanizmanın uygulanması söz konusu olmayacak.
Abdullah Öcalan Düzenlemeden Yararlanacak mı?
Düzenlemenin kabul edilmesinin ardından kamuoyunda en fazla merak edilen sorulardan biri Abdullah Öcalan’ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı oldu.
Kanunda yer alan suç ve tarih istisnaları nedeniyle Abdullah Öcalan’ın düzenlemenin getirdiği imkânlardan yararlanamayacağı belirtiliyor.
Böylece uzun süredir kamuoyundaki tartışmaların merkezinde bulunan başlıklardan biri açısından yasanın kapsamının sınırlandırıldığı ifade ediliyor.
Kamu Görevlilerine Hukuki Güvence
Yeni dönemde görev yapacak kamu personeline ilişkin de özel bir hüküm bulunuyor.
Kanunun uygulanması sırasında görev alan kamu personelinin, düzenleme çerçevesinde gerçekleştirdiği işlemler bakımından hukuki güvence altına alınması öngörülüyor.
Bu hükümle, silah tesliminden kayıt işlemlerine ve uygulamanın diğer aşamalarına kadar süreçte görev üstlenecek kamu görevlilerinin konumunun hukuken netleştirilmesi amaçlanıyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
TBMM’deki oylamanın tamamlanmasıyla sürecin önemli bir aşaması geride kalırken uygulama bakımından gözler artık silah bırakma ve örgütsel fesih sürecinin teyidine çevrildi.
Öngörülen takvime göre süreç; fesih ve silah bırakmanın tespiti, MGK kararı, kararın Resmî Gazete’de yayımlanması, 6 aylık başvuru dönemi, dosya incelemeleri ve erteleme-denetim mekanizmaları üzerinden ilerleyecek.
Sürecin hedeflenen şekilde tamamlanması durumunda ise yeni bir hukuki aşama gündeme gelebilecek.
Temel Kanunlarda Yeni Değişiklikler Gündeme Gelebilir
Görevli kurulların hazırlayacağı raporların ardından Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu gibi temel mevzuatta yeni uyum düzenlemelerinin gündeme gelmesi bekleniyor.
Dolayısıyla TBMM’de kabul edilen çerçeve düzenleme, sürecin son adımı değil; şartların yerine getirilmesi halinde devam edecek daha geniş bir hukuki takvimin başlangıcı niteliğinde.
Mecliste 467 kabul oyuyla geçen düzenlemenin ardından en kritik aşama ise fesih ve silah bırakmanın resmen teyit edilmesi olacak. Bu şart gerçekleşmeden kanunda öngörülen başvuru ve erteleme mekanizmaları fiilen başlamayacak.