Trump Müzakere Masasına Neden Döndü? Pentagon’u Dehşete Düşüren Füze Gerçeği!

ABD ve İsrail’in İran’ın füze kapasitesini tamamen yok etmek amacıyla başlattığı askerî harekât beşinci ayını geride bırakırken, Washington’ın beklediği askeri sonuçlara ulaşamadığı ortaya çıktı.

ABD ve İsrail’in İran’ın füze kapasitesini tamamen yok etmek amacıyla başlattığı askerî harekât beşinci ayını geride bırakırken, Washington’ın beklediği askeri sonuçlara ulaşamadığı ortaya çıktı. İngiltere merkezli Financial Times’ın analizine göre; yüzlerce hava saldırısına rağmen füze operasyonlarını sürdürmeyi başaran Tahran yönetimi, geliştirdiği yeni taktikler ve hassas güdümlü sistemlerle bölgedeki Amerikan üslerini tam isabetle vurmaya başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı yeniden müzakere masasına çağırmasının arkasında ise eriyen hava savunma kalkanı ve tüketilen pahalı füze stokları yatıyor.

Harekâtın Ana Hedefleri Çöktü

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından operasyonun başında ilan edilen ana hedef, İran’ın saldırı amaçlı füzelerini ve üretim tesislerini tamamen imha etmekti. Ancak askeri uzmanların değerlendirmeleri, İran'ın aldığı ağır darbeler karşısında pes etmediğini gösteriyor. Yer altı füze kentlerini ve tesislerini hızla yeniden faaliyete geçiren Tahran, operasyon kabiliyetini savaşın değişen şartlarına başarıyla uyarladı.

Radarları Kör Eden Ve Savunmayı Felç Eden Yeni Taktikler

İran’ın askeri alandaki direncini ve saldırı gücünü artıran kritik hamleler şu faktörlerle açıklanıyor:

Kırılgan ateşkes süreçleri ve ABD saldırılarının belirli bölgelerle sınırlandırılması İran füze birliklerine toparlanma imkanı tanıdı.

İsabet oranı düşük eski füzeler rafa kaldırılarak, terminal aşamada yön değiştirebilen Kheibar Shekan gibi gelişmiş yeni nesil sistemler devreye sokuldu.

Savaşın başında Kuveyt, Ürdün ve Bahreyn’deki erken uyarı radar sistemleri hedeflenerek Patriot ve THAAD savunma sistemlerinin yönü körleştirildi.

Gündüz atışlarına geçilmesi, fırlatma alanlarında arazi bulanıklaştırma ve bitki örtüsünü yakmama gibi yeni gizlilik önlemleri uygulandı.

İHA’lar, sahte hedefler ve balistik füzeler aynı anda fırlatılarak Amerikan hava savunma bataryalarının aşırı yüklenip kilitlenmesi sağlandı.

Rusya’dan sağlandığı iddia edilen istihbarat destekleri ve Ukrayna savaşındaki taktiklerin kopyalanması saldırı isabetini belirgin şekilde artırdı.

ABD'nin Ağır Bütçe Ve Savunma İkilemi

İran’ın maliyeti düşük füze ve intihar İHA’larıyla sürdürdüğü operasyonlar, üretimi ve tedariki yıllar alan Patriot ile THAAD önleyici füze stokları üzerinde devasa bir baskı oluşturdu. Milyarlarca dolarlık önleyici füzelerin hızla tükenmesi, Washington yönetimini Orta Doğu’da sürdürülemez bir stratejik ikilemin içerisine itti.

İsabet Oranlarındaki Belirsizlik Ve Dayanıklı Altyapı

Uzmanlar, İran füzelerinin nokta atışı isabet oranının teknik olarak ölçülmesinin zor olduğunu ifade ediyor. Ancak Amerikan üslerindeki askeri yapıların birbirine çok yakın konumlanması nedeniyle, hedeflenen noktadan birkaç yüz metre sapan bir füzenin dahi başka bir kritik binayı imha etmeye yettiği belirtiliyor.

Ortaya çıkan tablo, Tahran’ın füze gücünün başlangıçtaki tahminlerin ötesinde bir dayanıklılığa sahip olduğunu ve ABD'nin bölgedeki planlarını altüst ettiğini açıkça gösteriyor.

Dünya Haberleri