Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylamasının ardından Yunanistan'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Eski Başbakan Kostas Karamanlis, Türkiye'nin Ege Denizi'ndeki politikalarını eleştirerek, "Bundan sonra, Türkiye'nin izni olmadan Ege'de hiçbir şey yapamayacağız" dedi.
Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması, Yunanistan'da yeniden tartışma konusu oldu. Libya Temsilciler Meclisi'nin anlaşmayı onaylamasının ardından eski Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, Atina'da düzenlenen bir etkinlikte Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin politikalarını değerlendirdi. Karamanlis, Atina yönetimine Ege'deki faaliyetler konusunda uyarılarda bulundu.
Eski Yunanistan Başbakanı Karamanlis'ten Türkiye açıklaması
2004-2009 yılları arasında Yunanistan Başbakanı olarak görev yapan Kostas Karamanlis, Atina'daki Savaş Müzesi'nde emekli subaylar için düzenlenen etkinlikte konuştu.
Türkiye'nin Ege Denizi'nde Yunanistan'ın tezlerini geçersiz kılmayı hedefleyen kapsamlı bir politika izlediğini öne süren Karamanlis, deniz yetki alanlarına ilişkin gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirdi.
Karamanlis, "Bundan sonra, Türkiye'nin izni olmadan Ege'de hiçbir şey yapamayacağız." ifadelerini kullandı.
Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasına tepki gösterdi
Libya Temsilciler Meclisi'nin 2019 yılında Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylamasını değerlendiren Karamanlis, söz konusu gelişmenin Yunanistan'ın çıkarları açısından olumsuz olduğunu savundu.
Eski Başbakan, Türkiye-Libya mutabakatını "şüphesiz olumsuz bir gelişme" olarak nitelendirerek Atina yönetiminin konuya ilişkin hızlı adımlar atması gerektiğini söyledi.
Ege'de deniz altı kabloları için hükümete çağrı yaptı
Karamanlis, Ege Denizi'nde deniz tabanına kablo döşenmesi konusunda da Yunan hükümetine seslendi. Yunanistan'ın bu tür faaliyetler için Türkiye'den izin istemesini kabul etmemesi gerektiğini savundu.
Türkiye'ye yapılacak başvurunun bildirim, duyuru veya farklı bir isim altında gerçekleştirilmesinin durumu değiştirmeyeceğini belirten Karamanlis, Atina yönetiminin deniz yetki alanlarına ilişkin tutumunu koruması gerektiğini ifade etti.