Türkiye, 2027 su yılına geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75, uzun yıllar ortalamasına göre ise yaklaşık yüzde 30 daha yüksek yağışla girdi. Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, bu seviyenin 1960’lı yıllardan bu yana gözlenen en yüksek yağış rakamına karşılık geldiğini belirtti. İstanbul ve Ankara’da baraj doluluğu yüzde 38,3’e, İzmir’de yüzde 39,4’e yükselirken Bodrum’da oran yüzde 70 seviyesine yaklaştı.
Türkiye 2027 su yılına yüksek yağışla girdi
Türkiye’de geçen yıl birçok kentte etkisini gösteren kuraklığın ardından barajlardaki son durum değişmeye başladı. Ekim ayıyla birlikte 2027 su yılına girilirken yağış miktarındaki artış İstanbul, Ankara, İzmir ve Bodrum başta olmak üzere içme suyu rezervlerine yansıdı.
Prof. Dr. Ceyhun Özçelik’in verdiği bilgilere göre Türkiye’de yağışlar geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 75 arttı. Uzun yıllar ortalamasıyla karşılaştırıldığında ise artış yüzde 30 seviyesinde gerçekleşti.
Özçelik, söz konusu yağış seviyesinin 1960’lı yıllardan bu yana gözlenen en yüksek rakama karşılık geldiğini belirterek geçen yıl kuraklık nedeniyle ciddi seviyede gerileyen rezervuarların yeniden su toplamaya başladığını ifade etti.
İstanbul ve Ankara yüzde 38,3, İzmir yüzde 39,4
Büyükşehirlerin barajlarındaki son doluluk oranlarını da paylaşan Özçelik, İstanbul’daki barajların toplam doluluk oranının yüzde 38,3 seviyesinde olduğunu açıkladı.
Ankara’da da aynı oran ölçüldü. Başkentte barajların doluluk oranı yüzde 38,3’e ulaştı.
İzmir’de ise doluluk yüzde 39,4 olarak açıklandı. Geçen yıl ciddi kuraklıkla karşı karşıya kalan Bodrum’da barajların doluluk seviyesi yüzde 70 civarına yaklaştı.
Özçelik:
“Geçtiğimiz yıla nazaran yüzde 75 civarında, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 30'lar civarında bir yağış artışı söz konusu ki bu, 1960'lı yıllardan bu yana gözlenen en yüksek yağış rakamını ifade ediyor.”
dedi.
Tahtalı Barajı’nda su miktarı 5 kat arttı
Yağışların en dikkat çekici etkilerinden biri İzmir’de görüldü. Geçen yıl kentteki barajların önemli bölümünde su seviyesi ciddi biçimde düşerken yeni su yılında rezervlerde artış yaşandı.
İzmir’in önemli su kaynaklarından Tahtalı Barajı’ndaki su miktarının geçen yıla göre 5 katına çıktığını belirten Özçelik, artış oranını yüzde 500 olarak açıkladı.
Gördes Barajı’nda da su miktarının yükseldiğini ifade eden Özçelik, buradaki doluluk oranının yüzde 30 seviyelerinde olduğunu söyledi.
İzmir’de toplam 331 milyon metreküplük su bulunduğunu belirten Özçelik, yer altı sularıyla birlikte değerlendirildiğinde mevcut miktarın kentin yıllık 330 milyon metreküplük ihtiyacının üzerinde olduğunu kaydetti.
Özçelik, mevcut rezervin gelecek dönemdeki yağışlarla birlikte etkin şekilde planlanması gerektiğini vurguladı.
Bodrum’da kuruyan barajlar yeniden su topladı
Geçen yıl kuraklığın en yoğun hissedildiği turizm merkezlerinden Bodrum’da da baraj seviyeleri yükseldi.
Özçelik’in verdiği bilgilere göre geçen yıl tamamen kuruyan Mumcular ve Geyik barajlarında yeniden önemli miktarda su birikti.
Mumcular Barajı’ndaki doluluk oranı yüzde 62’ye, Geyik Barajı’nda ise yüzde 69’a ulaştı.
Milas’ın içme suyu ihtiyacının karşılanmasında kullanılan ve ihtiyaç halinde Bodrum’a da su sağlayabilen Akgedik Barajı’nda doluluk yüzde 76 olarak açıklandı.
Bölgedeki toplam rezervin 62 milyon metreküp seviyesinde olduğu belirtildi. Yer altı sularıyla birlikte değerlendirildiğinde bu miktarın Bodrum’un yıllık 38 milyon metreküplük içme suyu ihtiyacının üzerinde olduğu ifade edildi.
Bodrum’da asıl sorun suyun iletilmesi
Barajlardaki yükselişe rağmen Bodrum için önemli bir sorun devam ediyor.
Prof. Dr. Özçelik, ilçede su miktarından çok mevcut suyun yerleşim alanlarına iletilmesi konusunda sorun yaşandığını belirtti.
Özellikle içme suyu iletim hatlarında meydana gelen patlakların önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Özçelik, kış döneminde gelecek yeni yağışlarla birlikte su ihtiyacının karşılanabileceğini ifade etti.
Bodrum’daki mevcut rezervlerin yeterli seviyeye yaklaşmasıyla birlikte suyun verimli biçimde dağıtılması ve altyapıdaki kayıpların azaltılması daha önemli hale geldi.
İstanbul’da 332 milyon metreküp su bulunuyor
İstanbul’da yağışların ardından barajlardaki doluluk yükselse de Prof. Dr. Özçelik su kaynaklarının etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Avrupa Yakası’nın önemli su kaynaklarından Terkos Barajı’nda doluluk yaklaşık yüzde 32, Büyükçekmece Barajı’nda ise yüzde 28 seviyesinde bulunuyor.
Anadolu Yakası’ndaki Ömerli ve Darlık barajlarında ise doluluk oranının yüzde 50’nin üzerinde olduğu belirtildi.
İstanbul barajlarında toplam yaklaşık 332 milyon metreküp su bulunduğunu söyleyen Özçelik, Melen ve Yeşilçay regülatörlerinden gelen yaklaşık 600 milyon metreküplük suyla birlikte toplam hacmin 932 milyon metreküpe ulaştığını ifade etti.
İstanbul’un yıllık ihtiyacı 1,2 milyar metreküp
İstanbul açısından dikkat çeken nokta, mevcut toplam su miktarı ile yıllık tüketim ihtiyacı arasındaki fark oldu.
Özçelik’in verdiği rakamlara göre İstanbul’un yıllık su ihtiyacı yaklaşık 1,2 milyar metreküp seviyesinde.
Barajlar ile Melen ve Yeşilçay’dan gelen miktar birlikte hesaplandığında 932 milyon metreküplük su hacmi bulunuyor. Bu rakam yıllık ihtiyacın altında kalıyor.
Özçelik bu nedenle önümüzdeki dönemde İstanbul’daki su kaynaklarının etkin şekilde kullanılması gerektiği uyarısında bulundu.
Ankara’da doluluk yüzde 216 arttı
Yağışların barajlara en güçlü yansıdığı kentlerden biri de Ankara oldu.
Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, Ankara’daki doluluk seviyesinin geçen yıla göre yüzde 216 arttığını açıkladı.
Başkentte içme suyu temininde Çamlıdere, Kesikköprü ve Kurtboğazı sistemleri öne çıkarken Ankara’nın toplam depolama hacmi yaklaşık 1,45 milyar metreküp seviyesinde bulunuyor.
Mevcut doluluk oranıyla birlikte barajlarda yaklaşık 557 milyon metreküp su bulunduğu belirtildi.
Ankara’nın yıllık su ihtiyacının ise yaklaşık 430 milyon metreküp olduğu ifade edildi. Açıklanan rakamlara göre mevcut rezerv, yıllık ihtiyacın üzerinde bulunuyor.
Özçelik, Ankara’da da yalnızca barajlardaki su miktarına odaklanılmaması gerektiğini belirterek suyun kente iletilmesinde kullanılan hatların önemine dikkat çekti. Çamlıdere, Kurtboğazı ve Kesikköprü’den gelen hatlarda yaşanabilecek arızaların su temininde sorun oluşturabileceğini vurguladı.
Türkiye’nin 2027 su yılına yüksek yağış rakamlarıyla girmesi baraj rezervlerini artırırken İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde mevcut kaynakların planlı ve etkin kullanılması önemini koruyor.