HSBC, SCB ve Halkbank... Aradaki fark?

İNANÇ YILAN

ABD’nin iki yüzlü ve kirli yaklaşımı, 2012 yılında yaklaşık 2 milyar dolarlık bir anlaşma ile bir kez daha ortaya çıktı. Nerden mi çıktı şimdi? Bu gün aslında dünde gizli de o yüzden...

2012 yılında İngiliz bankalarından SCB (Standart Carted Banc),  İran, Sudan ve Libya dahil pek çok ülke de terörizm başta olmak üzere yaklaşık 192 milyar euroluk kara parayı on yıl boyunca temizlemekle suçlanmış, karşılığında ABD’ne 516 milyon euro ödeyerek hesabı kapatmıştır. Dikkat edin bu işi hemde büyük bir gizlilikle (!) 10 yıl yapmış. Bir başka İngiliz bankası olan HSBC ise yine aynı suçlamalar neticesinde 1,5 milyar euro ödemiş, icraatlarına kaldığı yerden devam etmiştir.

İki İNGİLİZ bankasının ortak noktası İran’a karşı yaptırımları delmek, kara para aklamak, terör ve uyuşturucu başta olmak üzere yasa dışı örgütlerin ABD’nde ki faaliyetlerine finansman sağlanmasına aracı olmakdı. Her nedense ABD bunu tam 10 yıl bekleyip affedersiniz izleyip, yok pardon takip edip, delillendirdikten (!) sonra ortaya çıkardı (!). Birileri de aksine diyor ki; 2008’de Lehman Brothers’in batışıyla birlikte finansal çöküşe giren ABD ekonomisinin, Avrupa başta olmak üzere rakip ekonomiler üzerinde ki otoritesinin kırılmasına denk gelen dönemde teröre finansman bahanesiyle rest çektiler. Çünkü herke bilir, ABD’nin haberi olmadan ülkeye 1 dolar bile sokamazsınız! (Eskiler dermiş ki; “Bu işte var bir Çapanoğlu”)

Peki İngiltere neden gık çıkarmadı?... Çünkü teröre destek veren ülkeler listesini ABD yayınlar. Ve bu listeye girmek ABD senatosunun parmak sayısıyla belirlenir, başka da bir kriter söz konusu değildir.

Aksi söz konusu olsaydı ABD senatosunun önce CIA’in, Taleban başta olmak üzere bu gün terörist dediği pek çok örgütle ilişkisini açıklığa kavuşturması gerekirdi. Taleban deyip geçmeyin, bu gün ki bütün radikal terör örgütlerinin ana damarıdır. Ki aşağıda ki resimde 1985 yılında ABD Başkanı Ronald Reagan ile Taliban arasındaki görüşmeğe aittir. Şimdi ne değişti de Taliban terör örgütü oldu derseniz! O zaman Sovyetlere karşı savaşıyorlardı, şimdi ABD’ne karşı.

Neyse biz tekrar ana konuya geri dönecek olursak; İşin b.ku çıkmasın diye SCB ve HSBC mevzuları yargıya değil sadece ABD senatosunun soruşturmasına tabi tutularak kapatıldı. Şimdi bu MI5 (İngiliz Gizli Servisi) salak mı? İki bankasının birden yaklaşık 200 milyar euro’yu temizlediğini görmedi mi? Neden dönemin İngiliz hükümetine tek kelime sormadı ABD senatosu... Şimdi niye herkes Türkiye’den ve dahi Erdoğan’dan bir cevap istiyor! Bir önceki yazıma girişte hatırlarsanız “Yalnızlıktan, sanıklığa devşirileceğiz” demiştim. (31.Mart.2017 Halkbank – AVAZTURK)

İnsan soramadan edemiyor, HSBC ve SCB ile aynı suçu işlediyse neden Halkbank yetkilileri tutuklanmak yerine ABD senatosuna ifade vermiyor? Halkbank’ın yetkililerine yapılan farklı ve çok gizli muamelenin altında ne yatıyor? ABD yalan mı söylüyor ki bu kadar gizli yürütüyor soruşturmayı yoksa işin içinde başka bir iş mi var?

Perşembenin gelişinin çarşambadan belli olduğunu “Liberal Emperyalizm (Post Kolonyal Dönem)” başlığıyla 24.Aralık.2016 tarihinde bu köşede yazdım. Hatta yazıyı nasıl olmuş diye ilk paylaştığım gazeteci büyüğüm İnanç Abi (Uysal), “Post Kolonyal Dönemden mi” bahsediyorsun diyerek parantez içine koyacağım entel adını da bana iletti.

Kısacası “Diktatörlükle Yönetilen Ülke” yaftasıyla harekete geçen Liberal Emperyalizmin, şimdi dünyayı olası bir antidemokratik operasyona hazırlamakta ki ikinci argümanı “Teröre Finansman Sağlamak” olacak.

FETÖ’de suç üstü yakalanıp köşeye sıkışan ABD, git gide içinden çıkılmaz sarmalı çözmek için en bilindik oyununu sahneliyor. Haydi diyelim ki bütün iddiaları gerçek, öyleyse iki şeyi yapması gerekmez mi? Birincisi Türkiye’den bu işin sorumluları hakkında en azından inceleme olmadı kısacık bir ifade alınmasını istemek, ikincisi ise İran tarafında söz konusu mevzuyla alakalı suçladığı kişilerin listesini ve suç ortaklarını sıralamak?

NOT: Siz eğer bankaları, bankamatikten para çekip, gişeden fatura ödediğiniz yerler olarak düşünüyorsanız “vay benim halime”... Bu yazıyı okurken lütfen bankalarla ilgili bildiğiniz ve reklamlarda gördüğünüz herşeyi unutun. Şakır şakır kredi kartı ve nakit dağıtan bankaların o paraları nerden bulduğunu düşünüyorsunuz? Ödediğiniz faturalardan aldığı 1 liralık komisyonla mı yapıyorlar bunu! Ziraat, Vakıfbank ve Halkbankası eğer dünya bankalarının sicilleri araştırılarsa içlerinde en temizler listesine en üst sırandan girer.

(Eskilerin bir sözü daha vardı; “At yalanı, ... ” gerisini yazamam, Vallahi billahi Annem kızıyor)