‘Mahrem imam’ amele çıktı! Hâkim Rukiye Özen Pirinççi'ye kurulan '116 yıllık ankesör' kumpasının anatomisi

ZİHNİ ÇAKIR

FETÖ’nün özellikle Silahlı Kuvvetlerde bilhassa da Hava Kuvvetleri’nde sistematik olarak ayaklarına dolanan F16 pilot adaylarını çeşitli yöntemlerle elediğini hatırlarsınız. İzmir Çiğli Hava Üssü 2. Ana Jet Üs Uçuş Eğitim Merkez Komutanlığı'nda kadın adayların “fuhuş” iftirasıyla, erkek adayların bir kısmının da önceden ayarlanmış ve örgüt mensubu doktorlar tarafından “pilotluğa elverişli olmadığı” yönünde raporlarla refüze edildiğini 15 Temmuz’dan çok önce (2015) belgeleriyle yazıp-çizmiştim.

Bu sebepten dönemin Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından hakkımda suç duyurusunda bulunulmuş, bu sebepten açılan soruşturma için de 15 Temmuz sonrası üstelik “örgütlü suçlar” bürosu savcılığı tarafından ifadem alınmıştı.

15 Temmuz hain darbe girişimin üstünden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, bazı yargı mensuplarına yönelik FETÖ’cülerin tarzına benzer tarzda kumpasların devam ettiğini görmek, bu yolla yargı mensuplarının enterne edildiğine tanık olmak gerçekten üzücü bir o kadar da endişe verici.

Rukiye Özen Pirinççi.

Aksaray'da Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı iken hakkında başlatılan ancak altı tamamen boş bir soruşturma ile Trabzon'a düz hâkim olarak gönderilen biri Hâkim Rukiye Özen Pirinççi.

Peki iddialar ne?

Anlatayım…

Hakkında önemli FETÖ delilleri olan savcı M.M’ ye ait ardışık arama listesindeki A.A., F.Z.M., E.M., E.G., B.T. ve C.T. copy-paste yönetimi ile Hâkim Rukiye Özen Pirinççi’nin dosyasına eklenir. Rukiye Özen Pirinççi için hazırlanan sözde ardışık arama raporunda, savcı M.M.’nin listesinden eklenen isimleri dışındaki aramalar ise aile bireyleri ile yapılan görüşmelere ait aramalardır. Belli ki aile bireylerinin içine hakkında FETÖ delilleri olduğu şüphesiyle işlem yapılan savcı M.M.’ye ait listeden isimler eklenerek liste kabartılmak istenmiştir.

Ayrıştırmanın çok kolay olduğu bu durum pas geçilerek Hâkim Rukiye Özen Pirinççi’nin enterne edilmesi için hazırlanan kumpasın en önemli dayanağı yapılır. Daha vahimi; rapor sürecinde kurulduğundan kuşku duyulan bu kumpası bozması gereken HSK’nın önceki yönetiminde yer alan bazı isimler bu haksızlık ve hukuksuzluğu adeta ‘bilerek ve isteyerek’ devam ettirir.

Bununla da kalınmaz. Bakanlığa, “hakkında ankesör var” denilerek Hâkime Rukiye Özen Pirinççi’ye kurulan kumpas kurumsallaştırılmak istenir, çıkarılan kararnamelerde iade-i itibarının önü kesilir.

Hâkim Rukiye Özen Pirinççi için Emniyet tarafından hazırlanan Siber raporu kumpasın ikinci ayağına dönüşür adeta.

FETÖ şüphelisi olan aynı savcı M.M.’ye ait sosyal medya ve o sosyal medya hesabına ait telefon numarası birebir kopyala yapıştır yoluyla Hâkim Rukiye Özen Pirinççi’nin dosyasına eklenip gerçeğe aykırı bir “sosyal medya raporu” hazırlanarak dosyaya konulur.

Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevinden düz Hâkim olarak Trabzon’a gönderilme sürecinin en kritik tezgâhı hâkime hanıma yönelik en acımasız itibar suikastı ise Emniyet tarafından HSK’ya yazılan “tekil araması mevcut” ifadesinin bold yapılarak vurgulandığı raporudur.

Emniyet raporuna göre Hâkim Rukiye Özen Pirinççi’yi aradığı iddia edilen sözde tekil numara 038421284** nolu hattır. Bu hat 15 Temmuz hain darbe sonrası tayin olduğu ildeki (Nevşehir) bir AVM’nin halkın aramasına kapalı hizmet numarasıdır.

Herhangi bir arama motorundan yapılacak sorgulamada bile 038421284** numaranın gerçek hat kullanıcısının ünlü bir AVM’nin müşteri hizmetleri numarası olduğu çıkarken, elinde her türlü teknik ve fiziki donanım olan emniyet, HSK’ya yazdığı raporda, “gerçek kullanıcıyı bulamadık” diye siyah punto ile “tekil araması var” ifadelerine yer verir!

Aynı raporda bütün bu mesnetsiz iddialar, FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişiminden 116 yıl önce, 1900 yılında arandığı iddialarıyla daha komik bir hal alır ancak önceki HSK yönetimi belli ki bu komediye de itibar eder. Raporda “1900 yılına ait aramalar” 9 âdet paragrafta dakika saat olmadan yer alır.

‘MAHREM İMAM’ AMELE ÇIKTI!

HSK tarafından yürütülen soruşturma sürecinde ankesör aramasıyla suçlanan Hâkim Rukiye Özen Pirinççi’ye sözüm ona “ankesör arama listesinde” yer alan A.Y.’nin kim olduğu sorulur!

Sonradan öğrenilir ki; bu kişinin mahrem imam olduğundan şüphe edilmiştir!

Ancak A.Y.’nin önce inşaatlarda amele (beden işçisi) olarak çalıştığı, sonra tır şoförlüğü yaptığı, en son ise bakkal dükkânı olduğu ortaya çıkar. Üstelik söz konusu kişinin FETÖ’den hiçbir kaydının bulunmadığı, geçim derdinden bir vatandaş olduğu anlaşılır. Ancak bu gerçekler perdelenerek konu HSK koridorlarından Bakanlığa kadar “mahrem imamla ankesör araması var” şeklinde taşınarak en büyük itibar suikastlarından birine daha imza atılır.

Hakim Rukiye Özen Pirinççi, sahte raporlar, FETÖ ile irtibatı tespit edilen savcı M.M.’ye ait içeriklerin copy-paste yapılmasıyla oluşturulan gerçeğe aykırı ankesör raporu, aynı savcının sosyal medya hesabından copy-paste yapılarak oluşturulan sosyal medya raporu ve beden işçisinden üretilen “mahrem imam” sarmalıyla uğradığı kumpası anlatmak için çalmadık kapı bırakmaz ancak onun mağduriyetini giderecek her hamle, eski HSK yönetiminde yer alan önemli isimlerin “hakkında ankesör var” söylemine toslar.

Hâkim Rukiye Özen Pirinççi’ye kurulan kumpas delillerle çöktükten sonra son HSK kararnameleriyle iade-i itibar yapılacağı yeniden Ağır Ceza Mahkeme Başkanlığı ünvanı verileceği beklenirken yine hayal kırıklığı yaşanır.

Edindiğim bilgilere göre bu hayal kırıklığının sebebi de; Hakim Rukiye Özen Pirinççi’ye yönelik FETÖ kumpasının faillerinin hem Adalet Bakanlığı’nın yeni kadrolarını hem de yeni HSK yönetimi “hakkında ankesör var” iddiasıyla manipüle etmeyi sürdürmesidir.

Görünen o ki; konuya Adalet Bakanımız sayın Akın Gürlek bizzat müdahil olmadan, dosya içeriğini bizzat görmeden bu haksızlık ve adaletsizlik kolay kolay sona ermeyecek.

Zira karşımızda bütün bu oluşturulmuş delillerle birlikte Hakim Rukiye Özen Pirinççi’nin eşinin, FETÖ’nün boykot çağrısından tamı tamına 11 ay önce Dijitürk aboneliğini iptal ettirmesini bile manipüle edecek kadar gözü dönmüş bir kumpas derinliği var.