Trajikomik gündemler içinde boğuyorlar toplumu.
Arka planda neyi paylaşıyorlar bilen yok.
Neyin üzerine örtüyorlar onu da bilmiyoruz.
Ve fakat toplumu “sanal” gündemle oyalamak için dijital çağın imkanlarını dibine kadar kullanıyorlar.
Efendim bahsettiğim konu CHP’nin şaibeli ilan edilen kurultaylarına yönelik yargı tarafından verileceği söylenen “mutlak butlan” kararı.
Önce toplumu “mutlak butlan” çıkacak diye şartlandırıyorlar.
Kim buna karar verecek, hangi hukuki zemin üzerinde karar verecek tartışan yok.
Tarih verenler de vardı: 6 Mayıs 2026.
Ne var 6 Mayıs 2026’da?
CHP Kurultaylarında şaibe olduğu iddiasıyla açılan ceza davasının duruşması.
Ceza davasından CHP kurultayları için hukuki yargılamaya konu “mutlak butlan” kararı çıkabilir mi?
Zinhar çıkmaz.
Diğer yargı süreci de İstinaf.
İlk derece mahkemesinin yani Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, CHP kurultayının iptaline ilişkin açılan davayı usulen reddettiği kararın istinaf incelemesi.
İstinaf usûlî itirazla gelen bir dosyada esasa inip karar verebilir mi?
Hukuk çizgisinde kaldığı sürece veremez.
Yani İstinaf aşamasından da bir “mutlak butlan” kararı çıkması hukukun temel ilkeleri bağlamında mümkün değil.
Peki öyleyse ülkeyi ve toplumu haftalarca esir alan, ekonomi piyasasını bile durağanlaştıran bu “mutlak butlan” yaygarası nereden çıkıyor.
Gerçek gündemi okumak ve yorumlamaktan korkan medya ve medyacılardan.
90’lar gibi…
Sahte gündemlerle toplumu ve ülkeyi oyalama taktiği. Arka planda kim neyi paylaşıyorsa artık. Laboratuvar ürünü siyaset mühendisliği kaçıncı evreye çıkarılmaya çalışılıyorsa; bilmiyoruz bunu.
Bu kadar tartıştırıp toplumu ve piyasaları bu beklentiye soktuktan sonra aynı beklentiyi yaratanlar bu sefer de “iktidar cephesinin mutlak butlan kararını açıklamayı ertelettiği” yalanı atıldı ortaya.
Bir taşla çok kuş vurdular akılları sıra.
Hem “mutlak butlan” ile ilgili gelişme olacağı hatta “mutlak butlan” çıkacağı yalanlarını kotardılar hem de iktidarı özellikle muhalefetle ilgili yürüyen yargı süreçlerine müdahil olmak gibi bir şaibenin altına soktular.
Bu mahfillerin yargı süreçlerine dair hukuki düsturlardan haberdar olmadığı ihtimalini düşünmüyorum. Mesela usûlî itirazla istinafa giden bir dosyada istinaf ilgili dairesinin esasa girip hüküm kurmak gibi bir yetkisinin olmadığını bilmeyecek kadar cahil olamazlar.
Aynı şekilde; ceza yargılamasından idari sayılabilecek bir “mutlak butlan” kararı çıkmayacağını bilmeyecek kadar kör cahil hiç değiller.
Öyleyse maksat başka.
Öyle ya da böyle; toplumu mutlak butlan beklentisine sokan yalanlarında da akabinde gelen iktidar mutlak butlan kararını erteletti yalanlarında da maksatları hasıl oldu.
Onların maksadı hasıl olurken de olan ülkeye oldu.
Bu gündeme göre ekonomi piyasası haftalarca durağan çizgide seyretti.
Toplumdaki kutuplaşma had safhaya vardı.
Bir tek bu yalanın mahfilleri kazandı.