Aytunç Erkin, 5 Eylül 2026 tarihli "Kritik bir firma Gökçek'e çok yakın" başlığıyla bir yazısı yayınlandı Nefes Gazetesi’nde.
Baştan sona Aytunç Erkin’in yeni Volkan Memduh Gültekin olma ihtirasıyla kaleme aldığı anlaşılan yazının haber değeri taşıyan tek cümlesi vardı: "Soruşturmada istenen belgelerin Melih Gökçek dönemini kapsadığı ve bazı firmaların Gökçek'e oldukça yakın olduğu..."
Ne var ki haber niteliği taşıyan bu cümle bile yanlış ve gerçeği perdeleme refleksiyle kurulmuş bir cümle.
Yanlış olduğu, kendi yazısının yanında görsel olarak yayımlanan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/185757 numaralı devam eden soruşturmasına dair 31 Ağustos 29026 tarihli Savcılık yazısı ve Aytunç Erkin’in yayınladığı şirket isimlerinin yer aldığı belgeden görülebilir.
Mesela ilgili belgede hiçbir tarih sınırı yok. Aynen Ankara Büyükşehir Belediyesi ve iştirak şirketleri kastedilerek şöyle diyor: "…katılmış oldukları tüm ihaleler…"
Yani savcılığın bir dönem tasnifi yok.
Buna rağmen Aytunç Erkin dönem tasnifi yapmış.
Peki belge elinde olduğu için bunu bulma ve doğrulama emek/çaba maaliyeti sıfırken neden dönem ve firma tasnifine gitmiş Aytunç Erkin?
En makul gerekçe; Mansur Yavaş’ın yanında yeni Volkan Memduh Gültekin olma ihtirası görünüyor.
Peki Aytunç Erkin’in tasnife giderek örttüğü listenin kendisi bütünsel olarak ne diyor? Ne anlam ifade ediyor?
Savcılığın sorduğu 36 şirketin ABB grubundaki izini kamuya açık kayıtlardan ve belediyenin kendi listelerinden çıkardım.
Bu listeden 19 şirketin iz bıraktığı görülüyor.
İz bırakan bu 19 şirketin dönem dağılımı ise şöyle:
Sadece Melih Gökçek dönemi (2019 öncesi/2 şirket): Genç İnşaat- İbk Yapı
Her iki dönem (2019 ve öncesi ile sonrası/4 şirket): SGS Yapı - Gen-Ka - Göray Yapı - Sedat Kalkan
Yalnızca Yavaş dönemi (2019 sonrası/13 şirket): Demiryürek - Kocalar Beton - Onur Üretim - Ege Grup Fidan - Beta Global - Efe Global - Cihan Üregen - Ars Asrın - MSN Madencilik - Evren Teknik - Enfest - Festiva - Dora Peyzaj)
Aytunç Erkin’in yazısında tarif edilen tabloya uyan şirket sayısı 2 (iki).
Bu iki şirketin kazandığı işlerin toplamı 95,3 milyon TL.
Rakamsal olarak dosyanın tamamının yüzde 2,5'u.
Melih Gökçek döneminde tek bir ABB kaydı bulunmayan ancak Aytunç Erkin’in de tasnif yaparak görmezden geldiği 13 şirketin aldığı iş ise yaklaşık 2,86 milyar TL.
Rakamsal olarak dosyanın yüzde 75,8'i.
Peki listedeki şirketlerin sahipleri kimler?
Savcılığın belge istediği aktarılan 36 şirketten biri Enfest Organizasyon.
Kasım 2024'ten bu yana ulusal basında yer alan ve tekzip edilmemiş habere göre Enfest, Mansur Yavaş'ın seçim kampanyasını yürüten ajans şirketi; şirketin sahibinin aynı zamanda kampanya sorumlusu olduğu yazıldı çizildi.
Bu şirketin ABB kayıtlarının tarihleri şöyle:
Şirket İlk ABB kaydı Son kayıt Gökçek döneminde kayıt
Enfest Organizasyon 25.08.2021 29.09.2023 YOK
Festiva Organizasyon 29.03.2022 28.09.2022 YOK
Evren Teknik Grup 12.01.2022 31.08.2022 YOK
Listedeki bu üç kardeş şirkete 2021–2024 arasında verilen işlerin toplamı yaklaşık 453 milyon TL.
Aytunç Erkin ve türevlerinin "bu dosya Gökçek dönemine ait" algısı oluşturmaya çalıştığı savcılık listesinde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın seçim kampanyasını yürüten şirket var. Ve o şirketin Gökçek döneminde tek bir ABB kaydı yok.
Bu bilgi gizli değil. Şirketin adı savcılık yazısında yazılı. Yani Aytunç Erkin’in savcılık yazısına atfen yayımladığı belgede.
Aytunç Erkin’in bir yan cümleyle, "Bir ihale de Yavaş dönemine ait" diyerek geçiştirdiği o ihaleye gelince…
2025/604564 ihale kayıt numaralı, 21 Mayıs 2025 tarihli, yüklenicisi Efe Global olan ve sözleşme bedeli 126.512.000 TL olan ihale.
Bu firmanın da Gökçek döneminde tek bir ABB ihale/iş kaydı yok.
Aytunç Erkin ve Nefes Gazetesi’nin manşete taşıdığı “57 Gökçek dönemi ASKİ ihalesi”nin kamuya açık kayıtlardan hesaplanabilen toplam bedeli ise yaklaşık 110 milyon TL.
Aytunç Erkin’in bir yan cümleyle geçtiği tek hale, nominal olarak Erkin ve Nefes’in manşetinin tamamından da büyük.
Kendi rakamımın sınırını da yazayım: bu karşılaştırma nominaldir, enflasyon düzeltmesi yapılmamıştır; reel olarak 2015'in 110 milyonu daha büyüktür. Bunu yazıyorum, çünkü bir metnin kendi verisinin sınırını göstermesi güvenilirliğini azaltmaz, kurar.
Aytunç Erkin’in yeni bir Volkan Memduh Gültekin olma ihtirasıyla yazdığı anlaşılan yazıda bu türden tek bir uyarı yok.
Aytunç Erkin’in verdiği tek doğru sayısal bilgiye gelince…
Aynı 36 şirketin ASKİ'deki izini kimseden liste istemeden çıkardım: 55 temas kaydı var.
51'i 2014-2016 aralığında, 2019 sonrasında tek kazanılmış iş.
Hakkını teslim edeyim; burada rakam tutuyor.
Ne var ki sorun da tam olarak bu.
Doğru bir cümle, yanlış bir izlenim üretmek için kullanılmış.
57'ye 1 oranı ASKİ'ye özgü.
Aynı soru diğer birimlere sorulduğunda oran tersine dönüyor:
Dosyanın tamamı: 215 temas, 166 kazanılan iş, 3 milyar 773 milyon TL .
Bunun yüzde 95,9'u 2019 sonrasına ait.
Aytunç Erkin ve Nefes Gazetesi bu %95,9'u tek bir yan cümleyle geçiştiriyor.
Gazetecilikte buna tekil örneği bütünün yerine koymak denir.
Bir kurumda doğru olan oranı seçip bütünün özeti gibi sunarsanız, tek bir yanlış cümle kurmadan okuyucuyu yanıltmış olursunuz.
Bu tabloyu size kim verdi?
Niyetiniz hakkında bir şey söylemiyorum; bilemem lakin çabanızı bir ihtirasla tanımlayabilirim, tanımladım da: Yeni Volkan Memduh Gültekin olma ihtirası.
Ama bir metnin nasıl kurulduğu, yazarının zihnine bakmadan da okunur.
Aytunç Erkin’in yazısının yapısı şu dört özelliği aynı anda taşıyor:
Tek bir kurumun, ASKİ'nin kayıtlarını, hem de ihale sayısı düzeyinde biliyor.
Bu ayrıntı kamuya açık kaynaklardan derlenemez; ancak o kurumun kendi dökümünden edinilebilir.
Aynı yazının konusu olan öbür yedi birimin dökümü metinde hiç yok. Oysa paranın
%95,9'u orada.
Aytunç Erkin, dosyayı kendisine veri veren tarafı dosyanın dışında bırakan bir çerçeveyle tanımlıyor: "Gökçek dönemi."
Bu çerçeveyi yalanlayan belge ise Aytunç Erkin’in Nefes Gazetesi’ndeki yazısının yanında duruyor. Aytunç Erkin ya belgeyi okunmamış ya perdelenmiş.
Bir yazı, tek bir kurumun elindeki veriyi o kurumun tercih ettiği çerçeveyle yayımlıyor, aynı dosyanın geri kalanını sormuyor ve yazıyı yazan kişi ve yazıyı yayımlayan medya organı kendi yayımladığı belgeyi okumuyorsa; ortaya çıkan şey haber değil, tebliğdir.
Bunu bir niyet iddiası olarak görmesin kimse; bu net bir yöntem tespitidir. Yöntem de yazının kendisinden okunur.
Buradan yazıyı yazan Aytunç Erkin ve yayımlayan Nefes Gazetesi’ne yazıyı geri çekin çağrısı yapmıyorum bilakis yazı kalsın ama eksiklikleri de tamamlayın uyarısında bulunuyorum.
Mesela
1- 57 rakamının hangi kurumdan geldiğini yazın, ASKİ'ye özgü olduğunu da belirtin.
2- Aynı 36 firmanın Fen İşleri, ANFA, Kültür ve Sosyal İşler ve Mezarlıklar dökümünü ABB'den isteyin ve yayınlayın.
3- Listedeki Enfest, Festiva ve Evren Teknik'in ABB kayıtlarının hangi yıllara ait olduğunu okuyucuya aktarın.
4- Savcılığın "tüm ihaleler" dediğini hatırlatın; adını vermediğiniz "Gökçek'e yakın firma" ifadesini ya somutlaştırın ya çıkarın. O haliyle listedeki otuz altı şirketin tamamını birden etiketliyor ve kendi koyduğunuz "belge talebi suç isnadı değildir" uyarısını etkisiz kılıyor.
Bunları yaparsanız yazınız haber olur. Yapmazsanız, bir tarafın tebliği, yazanın da ABB ve Mansur Yavaş’a yeni bir Volkan Memduh Gültekin olma ihtirasıyla hazırlanmış CV’si olarak kalır.