17 İldeki Süleymancılar Operasyonunda Dikkat Çeken İsim: Prof. Dr. Ahmet Gökçen Gözaltına Alındı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürüttüğü soruşturmada gözaltı sayısı 37’ye yükseldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürüttüğü soruşturmada gözaltı sayısı 37’ye yükseldi. Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik operasyonun dikkat çeken isimlerinden biri Prof. Dr. Ahmet Gökçen oldu. 2005’te yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nun hazırlık çalışmalarında yer alan hukukçu Gökçen’in gözaltına alınması, soruşturmanın öne çıkan ayrıntılarından biri oldu.
Süleymancılar Soruşturmasında Gözaltı Sayısı 37’ye Çıktı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Soruşturma kapsamında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamaları araştırılıyor.
13 Ağustos’ta gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda haklarında işlem yapılan 49 şüpheliden 33’ünün yakalandığı açıklanmıştı.
Sonraki çalışmalar kapsamında 4 kişinin daha gözaltına alınmasıyla toplam sayı 37’ye yükseldi. Dokuz şüphelinin yurt dışında bulunduğunun tespit edildiği, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü bildirildi.
Soruşturmadaki suçlamaların henüz yargı kararıyla kesinleşmediğini ve şüpheliler açısından masumiyet karinesinin geçerli olduğunu belirtmek gerekiyor.
Prof. Dr. Ahmet Gökçen’in Gözaltına Alınması Dikkat Çekti
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimlerden birinin Prof. Dr. Ahmet Gökçen olduğu bildirildi.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi olan Gökçen, Türkiye’de ceza hukuku alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınıyor. Gökçen’in özellikle 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nun hazırlık çalışmalarında yer alan hukukçulardan biri olması dikkat çekti.
Eski Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyesi olan Gökçen, geçmişte kamuoyunun yakından takip ettiği farklı hukuki süreçlerde de görev aldı.
Gökçen’in Marmara Üniversitesindeki Barış Akademisyenleri hakkındaki disiplin soruşturması komisyonunda bulunduğu ve karara imza attığı belirtilirken, avukat Rezan Epözdemir’in de avukatlığını yaptığı aktarılmıştı.
Gökçen ayrıca 11 çocuğun yaşamını yitirdiği Aladağ yurt yangını davasında bazı sanıkların avukatlığını üstlenmişti.
MASAK Raporundaki 100 Milyar TL’lik İddia
Soruşturmanın en çarpıcı bölümlerinden birini Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından gerçekleştirilen incelemeler oluşturuyor.
Soruşturma kapsamında aktarılan bilgilere göre yapılanmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan paranın farklı yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı iddia edildi.
Kara para aklama faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı şirketler ve mal varlıkları hakkında da kayyım tedbirleri uygulandığı bildirildi.
Soruşturma makamları, para hareketlerinin kaynağını ve şirketler arasındaki finansal ilişkileri ayrıntılı şekilde incelemeye aldı.
Operasyonun Finansal Ayağı Uzun Süredir İnceleniyordu
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de operasyonun finansal boyutuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Çiftçi, yapılanmanın Almanya’nın Köln kentinde 70 milyon dolarlık yatırımla büyük bir genel merkez inşa ettiğinin bilindiğini belirterek, binanın tamamlanmasının ardından faaliyetlerin buraya taşınmasının planlandığını söyledi.
Operasyonun kısa sürede alınan bir karar olmadığını belirten Çiftçi, yapılanmanın finansal faaliyetlerinin uzun süredir takip edildiğini ifade etti.
Şirketlerdeki Para Hareketleri İncelemeye Alındı
Başsavcılık tarafından paylaşılan bilgilere göre MASAK raporunda, soruşturma kapsamındaki şirketlerin özellikle 2020 yılından sonraki finansal işlem hacimlerinde dikkat çekici artışlar tespit edildi.
Bazı şirketlerin bölünme ve devir işlemlerine gittiği, yüksek sermayelerle yeni şirketler oluşturulduğu ve bu şirketlerin farklı şehirlerde, farklı faaliyet alanlarında kurulduğu belirtildi.
Rapordaki değerlendirmeye göre bu yapının finansal hareketlerin takip edilmesini güçleştirmiş olabileceği üzerinde duruluyor.
Bazı şirketlerde aktif ticari faaliyetin sınırlı olmasına rağmen yüksek tutarlı sermaye hareketlerinin gerçekleşmesi de incelemeye konu edildi.
Yüksek Nakit Girişleri Mercek Altında
MASAK’ın tespitlerinde şirket hesaplarındaki yüksek nakit hareketliliğine de dikkat çekildi.
Şirket ortakları tarafından kaynağının açıklanmaya ihtiyaç duyduğu değerlendirilen yüksek miktarlarda nakit girişleri gerçekleştirildiği ve bu paraların bazı sermaye artırımlarında kullanıldığı belirtildi.
Ödeme kuruluşları üzerinden gerçekleştirilen transferlerin yanı sıra şirketler arasında yüksek miktarlı para hareketlerinin bulunduğu da raporda yer aldı.
Savcılık, söz konusu işlemlerin suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması iddiasıyla bağlantılı olup olmadığını soruşturuyor.
Döviz Transferleri ve Fatura İşlemleri Araştırılıyor
Soruşturmanın bir başka ayağında şirketlerin ticari kayıtları ile banka hareketleri karşılaştırılıyor.
MASAK raporunda, bazı şirketler arasındaki yüksek tutarlı mal alım ve satım işlemlerinin sahte fatura ihtimali açısından incelenmesi gereken nitelikte olduğu değerlendirmesine yer verildi.
Ayrıca bazı şirketlerin kayıtlarıyla uyumsuz olduğu değerlendirilen yurt dışı kaynaklı döviz transferlerinin tespit edildiği belirtildi.
Yüksek miktardaki vergi iadeleri ile şirketler arasındaki finansal işlemlerin organize bir yapı içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de soruşturmanın araştırılan başlıkları arasında bulunuyor.
17 İlde Eş Zamanlı Operasyon
Soruşturmanın ulaştığı boyutun ardından İstanbul, Ankara ve Antalya’nın da aralarında bulunduğu 17 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Toplam 49 şüpheli hakkında işlem yapılırken şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri için karar verildi.