ABD Büyükelçisi Barrack'tan Türkiye-İsrail Uyarısı: Suriye'deki Saldırı Askerî Çatışma Riski Taşıyor

ABD Büyükelçisi Barrack'tan Türkiye-İsrail Uyarısı: Suriye'deki Saldırı Askerî Çatışma Riski Taşıyor

İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askerî Havaalanı'na düzenlediği saldırının ardından bölgedeki gerilime ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.

İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askerî Havaalanı'na düzenlediği saldırının ardından bölgedeki gerilime ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. ABD Büyükelçisi Barrack, yaşanan gelişmelerin Türkiye ile İsrail arasında askerî çatışma riski taşıdığına işaret etti. Barrack, Washington yönetiminin gerilimi azaltmaya çalıştığını belirtirken, Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasındaki çatışma önleme mekanizmasına doğrudan veya dolaylı biçimde dahil edilebileceğini söyledi.

İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesine konuşan Barrack, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinde bulunan Ebu Zuhur Askerî Havaalanı'na yönelik İsrail saldırısını değerlendirdi. Açıklamalarında Türkiye, İsrail ve Suriye üçgeninde doğabilecek askerî risklere dikkat çeken Barrack, taraflar arasındaki doğrudan iletişimin önemini vurguladı.

ABD Büyükelçisi Barrack'tan Türkiye-İsrail uyarısı

ABD Büyükelçisi Barrack'tan Türkiye-İsrail uyarısı, İsrail'in Suriye'deki son hava saldırısının ardından geldi. Barrack, saldırının bölgedeki dengeler açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu belirtti.

Barrack, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Dün yaşanan olaylar ciddi ve endişe vericiydi. Ancak, can kaybı yaşanmaması ve durumun tırmanmaması bizi rahatlattı."

ABD'li diplomatın açıklamalarında öne çıkan temel başlıklardan biri, Suriye sahasındaki gelişmelerin yalnızca Şam ile Tel Aviv arasındaki ilişkileri değil, Türkiye-İsrail ilişkilerini de doğrudan etkileyebilecek bir noktaya ulaşma ihtimali oldu.

Türkiye sürece dahil edilebilir

Barrack, İsrail ile Suriye arasında daha önce kullanılan çatışma önleme mekanizmasının yeniden devreye sokulması için perde arkasında görüşmeler gerçekleştirildiğini açıkladı.

Söz konusu temasları "gizli görüşmeler" olarak nitelendiren Barrack, Türkiye'nin olası rolüne ilişkin ise şu ifadeyi kullandı:

"Türkiye, doğrudan veya dolaylı olarak bu sürece davet edilebilir."

Bu açıklama, Suriye sahasındaki olası askerî yanlış anlaşılmaların önlenmesi amacıyla Ankara'nın da dahil olduğu daha geniş bir iletişim mekanizmasının gündeme gelebileceğini gösterdi.

Dört dilde 24 saat çalışan birim önerisi

Barrack'ın dikkat çektiği bir diğer konu ise taraflar arasında kesintisiz iletişim kurulması oldu. ABD'li diplomat, Türkçe, Arapça, İngilizce ve İbranice konuşabilen personelin görev yaptığı 24 saat esaslı bir işbirliği mekanizmasının yararlı olabileceğini ifade etti.

Böyle bir sistemin özellikle sahada meydana gelebilecek ani gelişmeler sırasında tarafların birbirlerinin askerî faaliyetlerini yanlış değerlendirmesinin önüne geçmesi hedefleniyor.

Suriye'deki farklı askerî aktörlerin varlığı düşünüldüğünde iletişim kanallarının açık tutulması, olası bir olayın daha geniş çaplı bölgesel krize dönüşmesini engellemek açısından önem taşıyor.

"Suriye radarları İsrail için tehdit oluşturmuyor"

ABD Büyükelçisi Barrack'tan Türkiye-İsrail uyarısı kadar dikkat çeken bir başka açıklama da Suriye'deki radar sistemleri hakkında geldi.

Barrack, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın İsrail'e yönelik saldırgan bir niyet taşımadığını, Şam yönetiminin önceliğinin kendi egemenliğini korumak olduğunu ifade etti.

Şam Havalimanı'nda kurulan radar sistemlerine ilişkin İsrail'in güvenlik kaygılarını da değerlendiren Barrack, ABD'nin bu konuda Tel Aviv'den farklı düşündüğünü ortaya koydu.

Barrack şu ifadeleri kullandı:

"Suriye'nin güvenli ve güvenilir bir iç havacılık sistemini sürdürebilmesi, işlevsel bir sivil radar kapsama alanına bağlıdır. Bu teknik gerekliliğin bir güvenlik sorunu teşkil etmediğine ve daha fazla görüşmenin konuyu herkesin memnuniyetine uygun şekilde netleştirmeye yardımcı olabileceğine inanmaya devam ediyoruz."

Böylece Washington cephesi, söz konusu radar altyapısını mevcut haliyle İsrail açısından doğrudan bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirmediğini ifade etmiş oldu.

ABD gerilimin büyümesini önlemek istiyor

Barrack, Washington'ın önceliklerinden birinin Türkiye ile İsrail arasındaki olası gerilimin kontrol altında tutulması olduğunu belirtti.

ABD'nin geri dönüşü güç bir askerî tırmanmanın yaşanmaması için taraflara yardımcı olmak istediğini kaydeden Barrack, ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgeye ilişkin yaklaşımına da değindi.

Barrack:

"Başkan (Donald) Trump'ın planı, gerekli alan ve destek sağlandığı takdirde başarıya ulaşabilecek uygulanabilir bir yol sunmaktadır."

ifadelerini kullandı.

Açıklamalar, Washington'ın Suriye sahasındaki askerî gelişmelerin Türkiye ve İsrail arasında doğrudan bir krize dönüşmesini engellemek amacıyla diplomatik kanalları devrede tutmaya çalıştığına işaret ediyor.

İsrail Ebu Zuhur Askerî Havaalanı'nı vurdu

Bölgedeki son gerilimin merkezinde ise İsrail'in Suriye'nin İdlib ilinin doğusundaki Ebu Zuhur Askerî Havaalanı'na gerçekleştirdiği hava saldırısı bulunuyor.

İsrail savaş uçaklarının terk edilmiş durumdaki havaalanını hedef aldığı bildirildi. Suriyeli bir yetkilinin aktardığı bilgilere göre havaalanına 8 saldırı gerçekleştirildi.

Saldırılarda pistin yanı sıra hangarda bulunan ve kullanılmadığı belirtilen bir yapı da hedef alındı.

İlk açıklamalarda saldırının ardından can kaybı veya yaralanmaya ilişkin kesin bir bilgi paylaşılmadı.

Gözler Türkiye, İsrail ve Suriye hattında

Son saldırıyla birlikte Suriye'deki askerî hareketliliğin Türkiye-İsrail ilişkilerine olası etkileri yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.

Barrack'ın açıklamalarında askerî çatışma ihtimalinden açık biçimde söz etmesi dikkat çekerken, aynı zamanda iletişim mekanizması kurulması ve Türkiye'nin çatışma önleme görüşmelerine dahil edilmesi ihtimalini gündeme taşıması diplomatik temasların önemini artırdı.

Önümüzdeki süreçte İsrail-Suriye çatışma önleme mekanizmasının yeniden kurulup kurulmayacağı ve Türkiye'nin bu yapıda nasıl bir rol üstleneceği bölgedeki gelişmeler açısından yakından takip edilecek.