ABD-İran Mutabakatı İsrail'i Karıştırdı! Netanyahu'dan Trump'a Lübnan Resti İddiası

ABD-İran Mutabakatı İsrail'i Karıştırdı! Netanyahu'dan Trump'a Lübnan Resti İddiası

ABD ile İran arasında varıldığı açıklanan barış mutabakatı, Orta Doğu'da yeni bir diplomatik dönemin kapısını aralarken, anlaşmanın perde arkasına ilişkin ortaya atılan iddialar İsrail'de büyük tartışma yarattı.

ABD ile İran arasında varıldığı açıklanan barış mutabakatı, Orta Doğu'da yeni bir diplomatik dönemin kapısını aralarken, anlaşmanın perde arkasına ilişkin ortaya atılan iddialar İsrail'de büyük tartışma yarattı. Özellikle İran'ın, mutabakat kapsamında İsrail'in Lübnan'daki askeri varlığının sona ermesini talep ettiği yönündeki haberler, Washington ile Tel Aviv arasında görüş ayrılıklarının derinleşebileceği yorumlarına neden oldu.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde Lübnan konusu en kritik başlıklardan biri oldu. İddialara göre Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki mevcut pozisyonlarından çekilmeyeceğini açık şekilde dile getirdi.

ABD ve İran Arasında Tarihi Mutabakat

Uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği süreçte ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden diplomatik temasların ardından önemli bir mutabakata varıldığı duyuruldu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in açıklamasına göre anlaşma kapsamında yalnızca İran ve ABD arasındaki gerilim değil, bölgedeki birçok çatışma başlığının da ele alındığı belirtildi. Açıklamada, Lübnan dahil olmak üzere çeşitli cephelerde askeri operasyonların kalıcı şekilde sona erdirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de mutabakatın varlığını doğrulayarak, anlaşma metninin 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıkladı.

Bu gelişme uluslararası diplomasi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, İsrail cephesinden gelen açıklamalar dikkat çekti.

Lübnan Maddesi Krizin Merkezine Oturdu

Mutabakatın en tartışmalı başlığının Lübnan olduğu öne sürülüyor.

İddialara göre İran tarafı, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki askeri varlığını sonlandırmasını anlaşmanın temel maddelerinden biri olarak gündeme taşıdı. Bu talep sonrasında Washington yönetiminin Tel Aviv'e bazı mesajlar ilettiği ve İsrail'den kademeli çekilme seçeneğini değerlendirmesini istediği ileri sürüldü.

Ancak İsrail yönetiminin bu konuda geri adım atmaya sıcak bakmadığı belirtiliyor.

Netanyahu'nun Trump'a Mesajı Gündem Oldu

İsrail'in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronot'ta yer alan haberde, adı açıklanmayan üst düzey yetkililere dayandırılan bilgiler dikkat çekti.

Habere göre Netanyahu, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde İsrail ordusunun Lübnan'daki kontrol ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini ifade etti. Ayrıca İsrail'in güvenlik politikalarında herhangi bir değişiklik planlamadığı ve operasyonel kabiliyetlerini korumaya devam edeceği mesajını verdiği öne sürüldü.

İsrailli yetkililer, ABD'nin mutabakat sonrasında Tel Aviv üzerindeki diplomatik baskısını artırması halinde iki ülke arasında yeni bir gerilim yaşanabileceğine dikkat çekiyor.

Güvenlik Kabinesi Netanyahu'nun Arkasında

İsrail'de yapılan son güvenlik kabinesi toplantısında da Lübnan başlığının masaya yatırıldığı bildirildi.

Yerel basında yer alan haberlere göre toplantıya katılan bakanların büyük bölümü Netanyahu'nun tutumuna destek verdi. Kabine üyelerinin önemli kısmının Lübnan'daki mevcut askeri pozisyonların korunması gerektiği görüşünü savunduğu aktarıldı.

Bu durum, İsrail hükümetinin söz konusu konuda ortak bir duruş sergilediği şeklinde yorumlandı.

Savunma Bakanı Katz'tan Sert Açıklamalar

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın açıklamaları ise tartışmaları daha da büyüttü.

Katz, ABD ile İran arasında varıldığı belirtilen mutabakatın İsrail'in güvenlik politikalarını değiştirmeyeceğini savunarak, İsrail ordusunun yalnızca Lübnan'ın güneyinde değil, Gazze ve Suriye'deki mevcut pozisyonlarını da koruyacağını söyledi.

Yaptığı açıklamada, "Mevcut ve gelecekte oluşabilecek tüm baskılara rağmen İsrail ordusunun Lübnan'dan geri çekilmesine karşı çıkıyoruz" ifadelerini kullanan Katz, bu görüşün ABD'li yetkililere de iletildiğini öne sürdü.

Savunma Bakanı ayrıca İsrail'in güvenlik çıkarlarından taviz vermeyeceğini belirterek, olası tehditlere karşı sert yanıt verileceği mesajını verdi.

Ben-Gvir'den Washington'a Tepki

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de mutabakata tepki gösteren isimler arasında yer aldı.

Ben-Gvir, ABD ile İran arasında varıldığı açıklanan anlaşmanın İsrail'i bağlamadığını savunarak, ülkesinin kendi güvenlik politikalarını bağımsız şekilde belirleyeceğini ifade etti.

Sert açıklamalarıyla bilinen Ben-Gvir'in sözleri, İsrail siyasetinde mutabakata yönelik rahatsızlığın yalnızca hükümetin belirli kesimleriyle sınırlı olmadığını ortaya koydu.

Bölgede Yeni Bir Dönem Mi Başlıyor?

ABD ve İran arasında sağlandığı belirtilen mutabakatın resmiyet kazanması halinde Orta Doğu'daki dengelerin yeniden şekillenebileceği değerlendiriliyor.

Ancak özellikle Lübnan başlığı nedeniyle Washington ve Tel Aviv arasında görüş ayrılıklarının belirginleşmesi, sürecin önündeki en önemli sınavlardan biri olarak görülüyor.