Abdulkadir Selvi’den Dikkat Çeken Seçim Kulisi! Erdoğan’ın Adaylığı ve Muhalefetteki Kritik Denklem
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, “Seçimin Ucu Gözüktü” başlıklı yazısında seçimlerin Kasım 2027 veya Mart 2028’de yapılmasının konuşulduğunu aktardı.
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, “Seçimin Ucu Gözüktü” başlıklı yazısında seçimlerin Kasım 2027 veya Mart 2028’de yapılmasının konuşulduğunu aktardı. Mevcut sistemle seçime gidileceğini düşündüğünü belirten Selvi, yüzde 50+1 kuralını eleştirirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığı konusunda iktidar kanadında tartışma bulunmadığını, seçim denkleminde ise CHP, Yeni Parti ve DEM Parti’nin tutumlarının önemli olacağını savundu.
Abdulkadir Selvi Seçim İçin İki Tarihi Yazdı
Erken seçim ve seçim takvimine yönelik tartışmalar devam ederken Abdulkadir Selvi’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Selvi, Hürriyet’te yayımlanan “Seçimin Ucu Gözüktü” başlıklı yazısında siyasi kulislerde Kasım 2027 ile Mart 2028 tarihlerinin konuşulduğunu aktardı.
Bu tarihler resmî olarak açıklanmış bir seçim takvimi değil. Selvi’nin yazısında aktardığı olası tarihler ve değerlendirmeler olarak gündeme geldi.
“Seçime Mevcut Sistemle Gidilecek”
Abdulkadir Selvi, olası seçim tarihi kadar seçim sisteminde değişiklik yapılıp yapılmayacağı üzerinde de durdu.
Seçim yasasında yapılacak değişikliklerin uygulanmasına ilişkin zaman sınırlamasına dikkat çeken Selvi, şu ifadeleri kullandı:
“Seçimlerin 2027 yılının kasım ayında ya da 2028’in mart ayında yapılması konuşuluyor. Seçimlerden 1 yıl önce seçim yasasında yapılan değişikliklerin seçimlerde geçerli olmuyor. Bu dikkate alınırsa 2027 için en geç ekim ayında ya da 2028 mart ayı esas alınırsa en geç şubat ayında seçim yasasında bir değişiklik yapılmazsa sandığa mevcut sistemle gideceğiz demektir. Ben seçimlere mevcut sistemle gidileceğini düşünüyorum.”
Selvi böylece seçim sisteminin değiştirilmemesi hâlinde mevcut kurallarla sandığa gidileceği yönündeki görüşünü paylaştı.
Yüzde 50+1 İçin Dikkat Çeken Çıkış
Selvi’nin yazısındaki en dikkat çekici bölümlerden biri yüzde 50+1 sistemi ve siyasi ittifaklara ilişkin değerlendirmesi oldu.
Mevcut yapının siyasi partiler arasındaki ilişkileri ve seçim öncesindeki pazarlıkları değiştirdiğini savunan Selvi, eleştirisini şu sözlerle dile getirdi:
“Yüzde 50 artı 1 sistemi ve ittifaklar, Türk siyasetinin DNA’sını bozdu. Yüzde 50 alacak partileri yüzde 1’e mahkum etti. 80 öncesinin koalisyon pazarlıklarını gündeme getirdi. Bir fark var: O zaman seçimden sonra koalisyon pazarlıkları yapılıyordu, şimdi seçimlerden önce. Seçim yaklaştıkça ne pazarlıklar dönecek, hayret ederek izleyeceğiz.”
Erdoğan’ın Adaylığı İçin Ne Yazdı?
Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olası adaylığına da yazısında yer verdi.
Selvi’ye göre iktidar kanadında ve siyasi kulislerde Erdoğan’ın adaylığı konusunda bir tartışma bulunmuyor.
Muhalefet cephesinde ise adaylık ve partiler arasındaki siyasi pozisyonlara ilişkin belirsizliğin sürdüğünü belirten Selvi, seçim sonucunda etkili olabileceğini düşündüğü farklı faktörlere dikkat çekti.
CHP ile Yeni Parti Rekabetine Dikkat Çekti
Selvi, seçim sürecinin önemli başlıklarından birinin CHP ile Yeni Parti arasındaki rekabet olacağını savundu.
Yazısında seçim sonucunun şekillenmesinde iki parti arasındaki mücadelenin önemli rol oynayacağı görüşünü dile getirdi.
Bununla birlikte bu değerlendirme, Selvi’nin seçimlere ilişkin siyasi öngörüsünü yansıtıyor; henüz kesinleşmiş adaylıklar ve resmî seçim takvimi üzerinden oluşmuş bir tablo bulunmuyor.
DEM Parti’nin Kararı da Denklemde
Selvi’nin dikkat çektiği bir diğer konu DEM Parti’nin cumhurbaşkanlığı seçimindeki tutumu oldu.
DEM Parti’nin kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarıp çıkarmamasının seçim dengeleri açısından önemli olabileceğini savunan Selvi, partinin vereceği kararın siyasi hesapları etkileyebileceğini yazdı.
Seçim takvimi ve adaylık süreçleri netleşmediği için bu başlık da şu aşamada olası senaryolar arasında bulunuyor.
Kılıçdaroğlu İçin Dikkat Çeken İddia
Abdulkadir Selvi, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim sürecindeki olası tutumuna ilişkin de bir iddia gündeme getirdi.
Selvi, belli çevrelerin Yeni Parti’nin adayını desteklemesi amacıyla Kılıçdaroğlu üzerinde baskı kuracağını öne sürdü.
Kılıçdaroğlu’nun vereceği kararın seçim sonucuna doğrudan etki edebileceğini savunan Selvi’nin bu ifadeleri de siyasi değerlendirme ve öngörü niteliği taşıyor.
Muhalefette Mansur Yavaş ve Özgür Özel İsimleri
Muhalefetin cumhurbaşkanı adayının kim olacağına ilişkin tartışmalarda ise Mansur Yavaş ve Özgür Özel isimleri öne çıktı.
Selvi’nin aktardığı siyasi tabloda bu iki isim muhalefet cephesindeki adaylık değerlendirmelerinde dikkat çeken isimler arasında gösterildi.
Ancak adaylık süreci henüz kesinleşmediği için bu isimler üzerinden yapılan değerlendirmeler de mevcut siyasi kulis ve senaryolar çerçevesinde ele alınıyor.
Kasım 2027 mi, Mart 2028 mi?
Selvi’nin yazısıyla birlikte seçim tarihi tartışmalarında Kasım 2027 ve Mart 2028 seçenekleri yeniden gündeme taşındı.
Bununla birlikte söz konusu tarihler açıklanmış resmî seçim tarihleri değil. Selvi, bunları “konuşulan” tarihler olarak aktardı ve kendi değerlendirmesinde seçime mevcut sistemle gidileceğini düşündüğünü belirtti.