Alihan Kuriş Soruşturmasında Dikkat Çeken FETÖ İddiaları! 5 Tanığın İfadesinde Arif Ahmet Denizolgun Detayı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmasında alınan tanık ifadelerinde dikkat çeken iddialar yer aldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmasında alınan tanık ifadelerinde dikkat çeken iddialar yer aldı. Farklı tarihlerde ifade veren 5 tanık, FETÖ'nün yapılanmayla temas kurduğu iddialarından Denizolgun'un tavrına, Alihan Kuriş'in liderliğe geliş sürecinden yurt dışındaki para trafiği iddialarına kadar çeşitli konularda beyanda bulundu.
Alihan Kuriş Soruşturmasında FETÖ İddiaları
İki ayrı başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmalarda alınan ifadeler, Alihan Kuriş, Arif Ahmet Denizolgun ve FETÖ başlıklarını aynı dosya sürecinde gündeme taşıdı.
Tanıkların anlatımları soruşturma kapsamında beyan niteliği taşırken, ifadelerde yer alan iddiaların doğruluğuna ilişkin adli süreç devam ediyor. Bazı tanıklar doğrudan gözlem ve yaşadıklarını aktarırken, bazı bölümlerde kişisel kanaatlerini savcılığa bildirdi.
17-25 Aralık Öncesi Mektup İddiası
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ifade veren Mahmut Kösemusul, 17-25 Aralık 2013 sürecinden kısa süre önce yaşandığını söylediği bir görüşmeyi anlattı.
Kösemusul, Arif Ahmet Denizolgun ve iş insanı Recep Aşoğlu ile birlikte bulunduğu sırada Denizolgun'un kendilerine Fethullah Gülen'den bir mektup geldiğini anlattığını öne sürdü.
Tanığın beyanına göre Denizolgun, Gülen'in ilerleyen dönemde birlikte hareket etmek istediğini aktardı ancak kendisinin buna karşı çıkacağını belirterek “Biz devletimizin yanında dururuz” dedi.
Kösemusul, daha sonra yaşanan 17-25 Aralık sürecinin ardından söz konusu teklifin devlet ve hükümete karşı bir iş birliği arayışı olduğu yönünde kanaate vardığını anlattı.
FETÖ'den Temas Girişimi İddiası
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyada ifade veren Ahmet Köse ise Kartaltepe'deki yurtta idarecilik yaptığı döneme ilişkin bir temas iddiasında bulundu.
Köse, yanına gelen iki kişinin FETÖ mensubu olduğunu ve kendilerinden “mevcut idareye karşı mücadeleye yardımcı olmalarını” istediğini söyledi.
Kendisine getirilen kitap ve hediyeleri kabul etmediğini, görüşme teklifini de geri çevirdiğini belirten Köse; Alihan Kuriş'in FETÖ tarafından yönetilip yönetilmediği veya Denizolgun'un ölümünde FETÖ'nün etkisi bulunup bulunmadığı konusunda bilgisi olmadığını ifade etti.
"Alihan Doğrudan FETÖ Tarafından Yönetilmekteydi"
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici iddialardan biri Rüstem Şahin'in tanık olarak verdiği ifadede yer aldı.
Şahin, “Alihan doğrudan FETÖ tarafından yönetilmekteydi” şeklinde beyanda bulundu.
Şahin'in anlatımına göre FETÖ, devlet ve hükümetin yanında yer almak istediği gerekçesiyle Arif Ahmet Denizolgun'un yapılanmanın başında kalmasını istemiyordu. Tanık, Denizolgun'un yerine Alihan Kuriş'in geçmesinin uygun görüldüğünü iddia etti.
Denizolgun'un Ölümü Öncesine İlişkin İddialar
Rüstem Şahin ayrıca Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne yakın dönemde Alihan Kuriş'in FETÖ çevreleriyle yoğun temas içinde olduğunu ileri sürdü.
FETÖ bağlantılı olduğunu söylediği bazı kişilerin Ümraniye'deki merkezde Kuriş'in yanında bulunduğunu öne süren Şahin, söz konusu kişilerin kimliklerini bilmediğini de ifadesine ekledi.
Şahin, Denizolgun'un ölümünden kısa süre önce hükümetle temas hâlinde olduğunu; FETÖ'nün bu süreci engellemek istediği ve Alihan Kuriş'in de içerisinde bulunduğu bir plan kurulduğu yönündeki kişisel kanaatini savcılığa aktardı.
Denizolgun Defnedilmeden Lider İlan Edildiği İddiası
Tanık ifadelerinde öne çıkan diğer başlık, Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün hemen ardından yaşandığı ileri sürülen liderlik değişimi oldu.
Yunus Koz, 8 Eylül 2016 sabahında Ümraniye'deki merkeze gittiğinde, Denizolgun henüz defnedilmeden Alihan Kuriş'in lider ilan edildiğini anlattı.
Koz'un ifadesine göre merkezde bulunanlardan Kuriş'e biat etmeleri istendi. Kuriş'in Denizolgun'un makam odasına geçerek “üst düzey kişilerle” görüşmeler yaptığını söyleyen Koz, kendisinin biat etmeyi reddettiğini ve daha sonra yapılanmayla ilişkisinin kesildiğini belirtti.
Hüseyin Yılmaz da Liderlik Değişimini Anlattı
Hüseyin Yılmaz'ın savcılık ifadesinde de liderliğin kısa sürede el değiştirdiği yönünde bir anlatım yer aldı.
Yılmaz, cenaze günü Recep Okumuşlar'ın Ümraniye'deki merkeze gelerek Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'in selamını ilettiğini ve bundan sonra Alihan Kuriş'e biat edilmesi gerektiğini söylediğini aktardı.
Alihan Kuriş'in yapılanma içerisinde önemli bir sorumluluğu ve tecrübesi bulunmamasına rağmen aynı gün başa geçtiğini öğrendiklerini belirten Yılmaz, bunun kendilerinde şaşkınlık yarattığını ifade etti.
"FETÖ'nün Alihan Üzerinde Etkisi Olduğunu Düşünüyorum"
Yunus Koz'un ifadesinde FETÖ ile ilgili iddialara da yer verildi. Koz, Denizolgun'un ölümüne yakın dönemde FETÖ'ye tabi olmayacağı yönünde tavır gösterdiğini anlattı.
Koz, savcılık ifadesinde “Arif Ahmet Denizolgun’un öldürülmesinde FETÖ’nün Alihan üzerinde etkisi olduğunu düşünüyorum” şeklinde beyanda bulundu.
Bu ifade, tanığın kendi değerlendirmesi olarak soruşturma dosyasına yansıdı; ölümde FETÖ veya Kuriş'in rolü bulunduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı olarak sunulmadı.
Alihan Kuriş'in Sessiz Kaldığı İddiası
Hüseyin Yılmaz'a da Rüstem Şahin'in Alihan Kuriş hakkındaki FETÖ iddiasının sorulduğu belirtildi.
Yılmaz, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ'nün devlete ve millete verdiği zararları anlattığı uzun bir konuşma sırasında Alihan Kuriş'in sessiz kaldığını söyledi.
Bu anlatım da Yılmaz'ın tanık beyanı kapsamında soruşturma evrakında yer aldı.
Almanya ve Hollanda'ya Para Trafiği İddiası
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında 15 Ağustos 2026 tarihinde Rüstem Şahin'den alınan bilgi alma tutanağında, yapılanmanın mali yapısına ilişkin de çeşitli iddialar bulunuyor.
Şahin, fitre, zekât ve kurban derisi gibi kaynaklardan toplandığını söylediği paraların kayıt dışı bir havuzda biriktirildiğini, ardından Almanya ve Hollanda başta olmak üzere yurt dışına çıkarıldığını öne sürdü.
FETÖ Firarileriyle İlgili Almanya İddiası
Şahin ayrıca Almanya'da oluşturulduğunu söylediği büyük bir merkezin, FETÖ mensuplarının Türkiye'ye iade edilmeden faaliyetlerini sürdürebilmelerine imkân sağladığını iddia etti.
Söz konusu merkezin finansmanının yapılanma adına toplandığını öne sürdüğü paralarla karşılandığını söyleyen Şahin, yurt dışındaki para trafiğinin de Alihan Kuriş'e yakın isimler üzerinden yürütüldüğünü ileri sürdü.
Tanıkların iki ayrı soruşturma kapsamında aktardığı bu iddialara ilişkin adli incelemeler devam ederken, beyanlarda yer alan FETÖ bağlantısı, liderlik değişimi ve para trafiği iddiaları henüz soruşturma aşamasındaki anlatımlar olarak dosyalarda bulunuyor.