Alihan Kuriş’e Telefonundan Mal Varlığına Kadar Soruldu! Altınların Kaynağı İçin Ne Dediği Ortaya Çıktı
Kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik yürütüldüğü belirtilen soruşturmada tutuklanan Alihan Kuriş’in savunmasına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı.
Kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik yürütüldüğü belirtilen soruşturmada tutuklanan Alihan Kuriş’in savunmasına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı. Alihan Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı! Aylık gelirini ve altınların kaynağını böyle açıkladı. Kuriş’in aylık gelirini 380 bin TL olarak beyan ettiği, ikametinde bulunduğu belirtilen altın ve ziynet eşyalarının ise “düğün takıları ve aile birikiminden” geldiğini söylediği aktarıldı. Kuriş, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
Suç örgütü kurma ve yönetme, kara para aklama ve dolandırıcılık iddialarının bulunduğu soruşturma kapsamında tutuklanan Alihan Kuriş’in ifadesinin ayrıntıları gündeme geldi. A Haber’de yer alan habere göre Kuriş’e iletişim yöntemlerinden mal varlığına, soruşturma dosyasında adı geçen kişilerle ilişkilerinden evinde bulunduğu belirtilen ziynet eşyalarına kadar çok sayıda konuda soru yöneltildi.
Kuriş, soruşturma kapsamındaki iddiaları reddederken herhangi bir kişiye emir veya talimat vermediğini savundu.
Alihan Kuriş’in İfadesi Ortaya Çıktı
Alihan Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı! Aylık gelirini ve altınların kaynağını böyle açıkladı başlığıyla gündeme gelen ayrıntılardan biri, Kuriş’in cep telefonu kullanımına ilişkin açıklaması oldu.
Habere göre Kuriş, kendi adına kayıtlı herhangi bir GSM hattının bulunmadığını söyledi. İletişim ihtiyacını aile üyelerinin telefonları veya ofis hattı üzerinden karşıladığını belirten Kuriş’in, kullandığı ofis numarasını ise o anda hatırlamadığını ifade ettiği aktarıldı.
Kuriş’in ifadesinde, “Benim adıma kayıtlı herhangi bir GSM hattı yoktur. Ulaşım için genellikle ofis hattını kullanırım ancak onu da şu an net hatırlamıyorum” dediği belirtildi.
Aylık Gelirini 380 Bin TL Olarak Açıkladı
Soruşturma kapsamında Kuriş’in mali durumuna ilişkin sorular da yöneltildiği aktarıldı.
Kuriş’in aylık gelirini 380 bin TL olarak beyan ettiği belirtildi. İkametinde gerçekleştirilen aramada bulunduğu aktarılan altın ve çeşitli ziynet eşyalarının kaynağı da kendisine soruldu.
Kuriş, söz konusu değerli eşyaların kaynağını “düğün takısı ve aile birikimi” şeklinde açıkladı.
Bu beyanların soruşturma kapsamında mali kayıtlar ve diğer delillerle birlikte değerlendirileceği belirtiliyor.
Mehmet Akbacakoğlu Hakkında Ne Söyledi?
Alihan Kuriş’e soruşturma dosyasında adı geçen bazı kişilerle arasındaki ilişkinin niteliğine yönelik sorular da yöneltildi.
Bunlardan biri Ayakkabı Dünyası’nın sahibi Mehmet Akbacakoğlu oldu. Kuriş, Akbacakoğlu ile ticari bir ilişkisinin bulunmadığını savunarak kendisini yüzeysel şekilde tanıdığını ifade etti.
Kuriş’in, “Kendisinin ayakkabı dükkânından iki kez ayakkabı aldım, oradan tanırım. Bunun dışında hiçbir ticari ilişkim yoktur” şeklinde ifade verdiği aktarıldı.
Diğer İsimler İçin “Ticari İlişkim Yok” Savunması
İfade sırasında Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöze gibi soruşturma kapsamında adı geçen isimler de gündeme geldi.
Kuriş, bu kişilerle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını savundu. Nezih Murat Büyükgöze hakkında ise “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” dediği aktarıldı.
Böylece Kuriş, soruşturma kapsamında kendisine sorulan kişilerle ilişkilerinin ticari veya örgütsel nitelikte olduğu iddialarını kabul etmedi.
“Kimseye Emir ve Talimat Vermedim”
Kuriş’in savunmasında öne çıkan noktalardan biri de yapının yönetimi ve kendisine atfedilen liderlik rolüne ilişkin sözleri oldu.
Kuriş’in ifadesinde, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” dediği aktarıldı.
Kuriş böylece soruşturma makamlarının kendisine yönelttiği suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını reddetti.
Soruşturmanın devam ediyor olması nedeniyle Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor.
Soruşturmanın Merkezindeki İddialar
Alihan Kuriş’in ifadesinin ortaya çıkmasıyla birlikte soruşturmanın kapsamına ilişkin iddialar da yeniden gündeme geldi.
Paylaşılan bilgilere göre soruşturma, yapının mali hareketleri, şirket bağlantıları, para transferleri, yönetim hiyerarşisi ve iletişim yöntemleri üzerinde yoğunlaşıyor.
Soruşturma makamlarının özellikle para hareketlerinin kaynağı ve kullanım biçimi ile şirketler ve şüpheliler arasındaki bağlantıları araştırdığı aktarılıyor.
Dosyadaki iddiaların önemli bir bölümünün MASAK incelemeleri ve operasyonlarda elde edildiği belirtilen materyaller üzerinden araştırıldığı ifade ediliyor.
Gizli Haberleşme Yazılımı İddiası
Soruşturmaya ilişkin kamuoyuna yansıyan en dikkat çekici iddialardan biri de yöneticilerin kendi aralarında özel bir iletişim sistemi kullandığı iddiası oldu.
Aktarılan bilgilere göre yetkililer, üst yönetim seviyesinde “Glooper” adı verilen bir yazılımın kullanıldığını ileri sürdü.
Uygulamaya erişimin üç aşamalı bir güvenlik sistemi üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilirken, yazılım üzerinden yapıldığı öne sürülen iletişimlerin soruşturmadaki öneminin adli incelemeler sonucunda netleşmesi bekleniyor.
Almanya’daki 70 Milyon Avroluk Merkez İddiası
Dosyada yurt dışındaki faaliyetlere ilişkin iddialar da bulunuyor. Paylaşılan bilgilere göre Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon avro değerinde bir genel merkez inşa edildiği ileri sürüldü.
Söz konusu tesis tamamlandıktan sonra bazı faaliyetlerin Almanya’ya taşınmasının planlandığı iddiası da soruşturmayla ilgili açıklamalara yansıdı.
Bu iddiaların mali ve hukuki boyutlarının soruşturma kapsamında incelendiği belirtiliyor.
100 Milyar TL’yi Aşan Para Trafiği İddiası
Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından birini ise yurt dışına gerçekleştirildiği ileri sürülen para transferleri oluşturuyor.
Dosyaya ilişkin aktarılan bilgilere göre MASAK tarafından yapılan incelemelerde, yapıyla bağlantılı olduğu iddia edilen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’nin üzerinde para hareketi tespit edildiği öne sürüldü.
Söz konusu para hareketlerinin tamamının suç geliri olduğu henüz kesinleşmiş değil. Transferlerin kaynağı, tarafları ve hukuki niteliğinin soruşturma ve yargılama sürecinde ortaya konulması bekleniyor.
Ayrıca para trafiği içerisinde İsrail bağlantılı bazı hareketlerin bulunduğu iddiasının da araştırıldığı aktarıldı.
17 İlde Operasyon Düzenlendi
Soruşturma kapsamında güvenlik güçleri tarafından Ankara merkezli 17 ilde 123 adrese operasyon düzenlendiği belirtildi.
Arama yapılan adreslerden 80’inin 33 farklı şirketle bağlantılı olduğu bilgisi paylaşıldı. Operasyonlarda şirket kayıtları, mali belgeler, dijital materyaller ve çeşitli varlıkların incelemeye alındığı aktarıldı.
Dosyanın önemli bir bölümünü bu şirketlerle şüpheliler arasındaki mali bağlantıların oluşturduğu belirtiliyor.
200 Kilogram Külçe Altın İddiası
Operasyonların en dikkat çekici ayrıntılarından biri, firari olduğu belirtilen Hilmi Tuna Kuriş ile bağlantılı bir adreste gerçekleştirilen arama oldu.
Söz konusu aramada yaklaşık 200 kilogram külçe altın ele geçirildiği ve altınların piyasa değerinin yaklaşık 1,34 milyar TL olduğu ileri sürüldü.
Altınların kaynağının belirsiz olduğu iddiasının soruşturulduğu aktarılırken, bunların suçla bağlantılı olup olmadığı yapılacak mali ve adli incelemeler sonucunda belirlenecek.
Diğer adreslerde gerçekleştirilen aramalarda ise yüksek miktarda döviz ve ruhsatsız silahlar ele geçirildiği bilgisi paylaşıldı.
32 Şüpheli Tutuklandı
Operasyon sonrasında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 38 şüpheliden 32’sinin tutuklandığı, 6 şüpheli hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildiği aktarıldı.
Tutuklananlar arasında Alihan Kuriş’in yanı sıra Fahri Candemir, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Şeref Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Metin Güer, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Muharrem Hilmi Akbulut, Mehmet Aksu, Muhammed Dağ, Mehmet Bozpınar, Mehmet Akbacakoğlu, Ahmet Şimşek, Abdulkerim Emrah, İsa Çardak, Cevat Bağcı, Zeki Altınel, Hüseyin Türker, Mehmet Kurban, Mehmet Tekin, Mustafa Gökduman, Hamza Deniz, Kazım Per, Ahmet Uğur Pakcan, Rıdvan Erdal, Zübeyr Özcan, Hayrullah Uusl ve Muhammet Karaköse’nin bulunduğu belirtildi.
Bu kişiler hakkındaki suçlamalar da yargılama sonucunda kesinlik kazanacak.
Eski HSK Üyesi Hakkında Ev Hapsi
Soruşturmanın dikkat çeken bir başka ayrıntısı ise eski Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyesi Ahmet Gökcen hakkında verilen karar oldu.
Aktarılan bilgilere göre Gökcen’in yanı sıra Yusuf Büyükgöze, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, Selman Süleyman Keşkekçi ve İsmail Hakkı Akgün hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Böylece soruşturmada tutuklama ve adli kontrol kararlarıyla birlikte adli süreç yeni bir aşamaya geçti.
Gözler Mali İncelemelere Çevrildi
Alihan Kuriş’in ortaya çıkan ifadesinde 380 bin TL’lik aylık gelir beyanı, adına kayıtlı telefon hattının bulunmadığı yönündeki açıklaması ve ziynet eşyalarının kaynağına ilişkin savunması soruşturmanın dikkat çeken ayrıntıları arasında yer aldı.
Kuriş’in bütün suçlamaları reddetmesinin ardından gözler, dosyada yer aldığı belirtilen mali veriler ve diğer delillerin nasıl değerlendirileceğine çevrildi.
Özellikle para transferleri, şirketler arasındaki ilişkiler, ele geçirilen varlıkların kaynakları ve şüpheliler arasındaki bağlantıların soruşturmanın ilerleyen aşamalarında daha ayrıntılı şekilde incelenmesi bekleniyor.