Almanya, Yunanistan ve Finlandiya'ya İsrail Eleştirisi! Gazze Sürerken Askerî İş Birliği Tartışılıyor

Almanya, Yunanistan ve Finlandiya'ya İsrail Eleştirisi! Gazze Sürerken Askerî İş Birliği Tartışılıyor

Gazze'deki saldırılar devam ederken Almanya, Yunanistan ve Finlandiya'nın İsrail ile sürdürdüğü askerî ilişkiler insan hakları uzmanlarının eleştirilerinin odağına yerleşti.

Gazze'deki saldırılar devam ederken Almanya, Yunanistan ve Finlandiya'nın İsrail ile sürdürdüğü askerî ilişkiler insan hakları uzmanlarının eleştirilerinin odağına yerleşti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) Avrupa Birliği nezdindeki temsilcisi Claudio Francavilla, mevcut koşullarda askerî iş birliğinin sürdürülmesinin devletler ve bireyler açısından "suçlara ortak olma riski" doğurabileceğini savundu. Eski HRW Direktörü Kenneth Roth ise özellikle Almanya'nın İsrail politikasını tarihsel sorumluluk üzerinden eleştirdi.

Avrupa'nın İsrail ile askerî iş birliği gündemde

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları sürerken bazı Avrupa ülkelerinin Tel Aviv yönetimiyle yaptığı savunma anlaşmaları ve silah ticareti yeniden tartışılmaya başlandı.

HRW'nin AB nezdindeki temsilcisi Claudio Francavilla ile eski HRW Direktörü ve Princeton Üniversitesi Misafir Profesörü Kenneth Roth, Almanya, Yunanistan ve Finlandiya'nın İsrail ile askerî ilişkilerini değerlendirdi.

İki isim de Avrupa ülkelerinin mevcut politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulunurken, tartışmanın hukuki ve siyasi boyutlarına dikkat çekti.

Francavilla'dan "ortak olma riski" uyarısı

Claudio Francavilla, Filistinlilerin Gazze'den çıkarılmasına yönelik planlara karşı yaptırımlar, ticari tedbirler ve silah ambargosu uygulanması gerektiğini savundu.

İsrail ile devam eden askerî iş birliğini eleştiren Francavilla şu ifadeleri kullandı:

"Devam eden vahşet karşısında İsrail ile askeri işbirliğini sürdürmek yalnızca vicdan dışı olmakla kalmaz, aynı zamanda devletin ve bireylerin bu suçlara ortak olma riskini de doğurur."

Francavilla'nın değerlendirmesi, kendisinin hukuki ve siyasi görüşünü yansıtıyor. Bir devletin veya kişinin uluslararası suçlara hukuken ortak sayılıp sayılmayacağı ise somut olayın koşulları ve yetkili yargı mercilerinin değerlendirmesiyle belirlenebilecek bir konu.

Kenneth Roth'tan Almanya'ya Holokost eleştirisi

Kenneth Roth da Gazze'deki gelişmeler üzerinden Avrupa ülkelerinin İsrail'e yönelik politikasını değerlendirdi.

Filistinlilerin Gazze'den ayrılmaya zorlanmasının savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil edeceğini savunan Roth, özellikle Almanya'nın tarihsel geçmişine dikkat çekti.

Roth, Berlin yönetiminin yaklaşımını eleştirirken "Bu durum, Alman hükümetinin Holokost'tan yanlış ders çıkardığını gösteriyor." dedi.

Eski HRW Direktörü, Holokost'tan çıkarılması gereken temel dersin uluslararası insan hakları standartlarının herkes için savunulması olduğunu ifade etti.

Almanya'da 800 milyon avroluk askerî sevkiyat gündemde

Tartışmanın merkezindeki ülkelerden Almanya'nın İsrail ile askerî ilişkileri de dikkat çekiyor.

Aktarılan bilgilere göre Alman hükümeti, İsrail'e yönelik kısmi silah ihracatı kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından yaklaşık 800 milyon avro değerindeki askerî teçhizat sevkiyatına onay verdi.

Bu gelişme, Gazze'deki saldırılar devam ederken Berlin'in Tel Aviv ile savunma ilişkilerini hangi seviyede sürdüreceğine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Finlandiya ile İsrail arasındaki anlaşma 2034'e kadar uzanıyor

Eleştirilerin yöneltildiği bir diğer Avrupa ülkesi Finlandiya oldu.

Aktarılan bilgilere göre Helsinki yönetimi, İsrail ile savunma iş birliği anlaşmasını 2024 yılında kamuoyuna duyurmadan imzaladı. Anlaşmanın geçerlilik süresinin ise 2034'e kadar uzatıldığı belirtildi.

Finlandiya'nın İsrail ile savunma ilişkileri de insan hakları uzmanlarının Avrupa ülkelerine yönelik eleştirilerinin başlıklarından biri hâline geldi.

Yunanistan ile 3 milyar avroluk "Aşil Kalkanı" anlaşması

İsrail'in Avrupa'daki askerî iş birlikleri arasında Yunanistan ile yapılan anlaşma da öne çıkıyor.

İki ülkenin savunma bakanlıkları arasında Tel Aviv'de imzalandığı belirtilen "Aşil Kalkanı" hava savunma anlaşmasının yaklaşık 3 milyar avro değerinde olduğu aktarıldı.

Söz konusu anlaşma, Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma ilişkilerinin ekonomik büyüklüğünü de yeniden gündeme taşıdı.

Gazze'deki bilanço ağırlaşıyor

Avrupa ülkelerinin İsrail ile askerî ilişkilerine yönelik tartışmalar sürerken Gazze'deki can kayıplarına ilişkin yeni veriler de açıklanıyor.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında 1334 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 400'den fazla kişi yaralandı.

Aynı kurumun açıkladığı verilere göre Ekim 2023'ten bu yana Gazze'deki saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 73 bin 470'e, yaralı sayısı ise 174 bin 500'ün üzerine çıktı.

Bu rakamlar Gazze'deki Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere dayanıyor.

Tartışmanın hukuki boyutu da öne çıkıyor

Francavilla ve Roth'un açıklamaları, Avrupa ülkelerinin İsrail ile yürüttüğü askerî ilişkilerin yalnızca dış politika ve savunma alanında değil, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından da tartışılmasına yol açtı.

Özellikle silah satışı ve savunma iş birliğinin Gazze'deki operasyonlarla bağlantısı konusunda farklı hukuki ve siyasi değerlendirmeler bulunuyor.

İnsan hakları uzmanları daha sert tedbirler alınması gerektiğini savunurken, Almanya, Yunanistan ve Finlandiya'nın İsrail ile devam eden askerî ilişkileri Avrupa'daki Gazze tartışmasının önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.