Arınç’tan 800 milyar TL ve 8 milyar TL karşılaştırması: “Sorumlusu kim?”
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, yeni yasama yılı dolayısıyla TBMM’de düzenlenen resepsiyonda fon krizine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, yeni yasama yılı dolayısıyla TBMM’de düzenlenen resepsiyonda fon krizine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “800 milyarlık bir kayıptan bahsediliyor” diyen Arınç, toplanabilecek paranın 8 milyar lirayı dahi bulmadığını belirterek sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerine güvendiğini söyleyen Arınç, sürecin sonuçlandırılmaması halinde seçimlerin kaybedilebileceğini ifade etti.
Arınç’tan fon krizi için 800 milyar TL çıkışı
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Arınç’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri fon krizi oldu. Yaşanan sürecin sonuna kadar götürülmesi gerektiğini söyleyen Arınç, kamuoyunda konuşulan kayıp miktarı ile geri alınabilecek para arasında büyük fark bulunduğunu ifade etti.
Arınç, sorumluların belirlenmesini ve kamuoyuna açıklanmasını isterken şu ifadeleri kullandı:
“Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım. 800 milyarlık bir kayıptan bahsediliyor. Sağdan soldan toplanacak paralar 8 milyar bile değil. Geri kalanını kim ödeyecek, kim bunun sorumlusu? Hepsinin teşhir edilmesi lazım”
Arınç’ın sözünü ettiği 800 milyar liralık tutar, açıklamasında “bahsedilen” kayıp olarak yer alırken bu rakama ilişkin ayrıca bir veri paylaşılmadı.
“Türkiye bunları hak etmiyor”
Fon krizinin Türkiye’nin tek meselesi olmadığını belirten Arınç, yaşanan gelişmelerden üzüntü duyduğunu söyledi.
Türkiye’nin geçmiş ekonomik krizlerine değinen Arınç, AK Parti’nin iktidara geldiği dönemi hatırlatarak son yıllarda fon krizi ve benzeri olayların kendisini üzdüğünü ifade etti.
Arınç şunları söyledi:
“Türkiye'nin tek meselesi fon krizi değil. Bu olayları anlatırken, yaşarken aslında utanıyorum, üzülüyorum, sıkılıyorum. Türkiye bunları hak etmiyor. Biz böyle bir hikaye yazmamıştık, böyle günleri yaşayacağımızı hiç düşünmemiştik. Hatırlarsanız üçlü hükümet vardı AK Parti kurulduğunda, DSP, ANAP ve MHP hükümetleri. Onların döneminde 2000 ve 2001 ekonomik krizleri yaşandı. Bunun üzerine Kemal Derviş gelip bakan oldu. Biz AK Parti olarak enkaz üzerinde tek başımıza iktidara geldik. Öyle bir krizin bir daha yaşanmaması için hep beraber çalıştık, başımızda da başbakanımız vardı. Hamdolsun Türkiye'de işler düzelmişti ama son yıllarda fon krizi veya buna benzer birtakım yanlış işler bizi gerçekten üzüyor.”
Toplumsal ve ahlaki değerler vurgusu
Bülent Arınç, fon krizi hakkındaki değerlendirmelerini yalnızca ekonomik boyutla sınırlı tutmadı. Siyaset kurumu ile toplumsal ve ahlaki değerler konusunda da açıklamalarda bulundu.
Arınç şöyle devam etti:
“Türkiye'nin sorunu sadece ekonomik kaynaklı sorunlar değil, bir toplumsal çürüme yaşıyoruz. Halk bunun farkında, en azından bizler farkındayız. Siyaset kurumu büyük sıkıntı geçiriyor. Ahlaki değerlerde büyük bir erozyon var, etik değerler unutulmuş durumda. Bütün bunların yanında elbette utanmayı unutan insanlar yanlış işler de yapacaklar. Kanunlardan, Allah'tan korkmayan insanlar bu tür yanlış işler yapacaklar.”
Arınç, yaşanan sorunların ekonomik sonuçlarının yanı sıra toplumdaki değerler açısından da ele alınması gerektiğini savundu.
“Şeffaflık ve hesap verebilirlik” mesajı
Açıklamasında İslam, ahlak ve hesap verebilirlik üzerine değerlendirmelerde de bulunan Arınç, şeffaflık ve istişare kavramlarına vurgu yaptı.
Arınç konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“İslam bir devlet modeli öngörmüyor. İslam önce istişareye değer verilmesini istiyor, ikincisi şeffaflık, üçüncüsü hesap verebilirlik istiyor. Seküler ahlaka sahip insanlar için de kanunlar, belli düzenler var. Kendini dindar bilen insanlar için de bir hesap günü var. Eğer insanlar bunu tamamen unutmuşsa bütün kötülükler gelebilir. İnsanlar utanma hissini kaybetmişse her şeyi yapabilir.”
“İslami değerlere çok büyük zarar veriyor”
Bülent Arınç, yanlış işlerle ilişkilendirilen kişilerin dış görünüşleri üzerinden dindar kimlikle özdeşleştirilmesinin sonuçlarına ilişkin de konuştu.
Arınç şu ifadeleri kullandı:
“Bu işleri yapan insanların saçlı sakallı, başlarının örtülü olması, aynı zamanda İslami değerlere çok büyük zarar veriyor. Biz yeni yetişen gençlerimize örnek bir model takdim etmekten uzak kalıyoruz ve maalesef bu kötü örnekler insanları inançtan da soğutuyor.”
Erdoğan’ın Meclis konuşmasına değindi
Arınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de yaptığı yeni yasama yılı konuşmasını da değerlendirdi.
Erdoğan ile uzun yıllara dayanan siyasi birlikteliğini hatırlatan Arınç, Cumhurbaşkanı’nın savunduğu değerlere kendisinin de inandığını söyledi.
Ancak bu değerlerin uygulamada ve bürokraside de karşılık bulması gerektiğini ifade etti.
Arınç şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a 78'den beri dava arkadaşlığı yapıyorum. Onun inandığı değerlere ben de inanıyorum ama geldiğimiz noktada, bugün Meclisimiz'de yaptığı konuşmaya da baktığımız zaman, onun bu değerlere sahip çıktığı kadar sahada böyle olmadığını görüyorum. Bütün sahayı da bürokrasi alanını da siyaseti de bu yeni değerler üzerine inşa etmemiz lazım.”
“Geri kalanını kim ödeyecek?”
Arınç daha sonra yeniden fon krizine dönerek soruşturmanın sonuna kadar götürülmesini istedi.
Sorumluluğu bulunan kişilerin ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Arınç, kamuoyunda konuşulduğunu belirttiği 800 milyar liralık kayıp ile toplanabileceğini ifade ettiği miktar arasındaki farka dikkat çekti.
Arınç:
“Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım. 800 milyarlık bir kayıptan bahsediliyor. Sağdan soldan toplanacak paralar 8 milyar bile değil. Geri kalanını kim ödeyecek, kim bunun sorumlusu? Hepsinin teşhir edilmesi lazım.”
ifadelerini kullandı.
“Cumhurbaşkanımızın sözlerine güveniyorum”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon piyasasına ilişkin yaptığı açıklamalara da değinen Arınç, Erdoğan’ın sözlerine güvendiğini söyledi.
Arınç, sorumluların ortaya çıkarılması ve yaşananların aydınlatılması yönündeki beklentisini dile getirdi.
“Ben Cumhurbaşkanımızın sözlerine güveniyorum, bunun gerçekleşmesini diliyorum.”
diyen Arınç, sürecin siyasi sonuçlarının da olabileceğini ifade etti.
“Bunlar gerçekleşmezse seçimler kaybedilir”
Bülent Arınç’ın açıklamalarında en dikkat çeken siyasi mesajlardan biri seçimlere ilişkin sözleri oldu.
Fon krizinde sorumluların ortaya çıkarılması, hesap sorulması ve sürecin sonuçlandırılması gerektiğini savunan Arınç, bunların gerçekleşmemesi halinde seçimlerin kaybedilebileceği uyarısında bulundu.
Arınç sözlerini şöyle tamamladı:
“Eğer bunlar gerçekleşmese seçimler kaybedilir ama en kötüsü insanlar inanca, bize karşı duydukları tüm hisleri kaybederler. Böyle olsun istemiyorum.”